5. Hukuk Dairesi, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin kamulaştırma bedeli tespiti ve tescili davasında, emsal taşınmaz değerinden açıklamasız sapılması nedeniyle ikinci kez bozma kararı vermiştir.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti davasında, Bölge Adliye Mahkemesinin kamulaştırılan taşınmazın, özellikle kavaklık vasfındaki kısmının değerlemesine ilişkin kararı, Yargıtay tarafından iki kez bozulmuştur; zira Bölge Adliye Mahkemesi, aynı kamulaştırma kapsamında emsal teşkil eden ve Yargıtay denetiminden geçerek onanmış benzer nitelikteki kavaklık taşınmazlara uygulanan metrekare birim değerinden sapma nedenlerini yeterince açıklayamamış, ilgili Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerini dikkate almadan ve ihtimalli hesaplamalarla yetinerek önceki değerde ısrar etmesi nedeniyle, Yargıtayın değerleme konusunda emsal kararlarla tutarlılık ve gerekçelendirme beklentisini karşılamayan bir karar vermiştir.

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1670 Esas, 2024/2326 KararKARAR : KabulTaraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın göl alanı olarak terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir.Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18.11.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.Duruşma günü davacı idare vekili Avukat ...ve davalı vekili Avukat ... gelmişlerdir.Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Adıyaman ili, ..., ... köyü 1 10... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; gerçek değerin tespitini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 09.04.2019 tarihli ve 2018/306 Esas, 2019/61 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin 29.09.2021 tarihli ve 2019/2551 Esas, 2021/2282 Karar sayılı kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine, resen İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak vekâlet ücreti yönünden hüküm düzeltilerek esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; aynı kamulaştırma kapsamında ... (...) 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/362 Esas, 2019/89 Karar sayılı dosyasında dava konusu taşınmaza yakın konumdaki 1 10... parsel sayılı taşınmaza 18.10.2016 değerlendirme tarihi itibarıyla 91,76 TL/m² değer biçildiği ve bu bedelin Dairemiz denetiminden geçerek onandığı gözetildiğinde, bu bedelden ayrılma nedenleri konusunda ek rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen KararBölge Adliye Mahkemesinin 29.09.2021 tarihli ve 2022/1631 Esas, 2023/1520 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan inceleme sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma kararı1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 16.05.2022 tarihli ve 2022/262 Esas ve 2022/8573 Karar sayılı Dairemiz kararında aynı kamulaştırma kapsamında ... (Adıyaman) 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/362 Esas, 2019/89 Karar sayılı dosyasında dava konusu taşınmaza yakın konumdaki 1 10... parsel sayılı taşınmaza aynı değerlendirme tarihi itibarıyla 91,76 TL/m² değer biçildiği ve bu bedelin Dairemiz denetiminden geçerek onandığı gözetildiğinde, bu bedelden ayrılma nedenleri konusunda ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtildiği halde, Dairemiz kararında emsal gösterilen dosyadaki taşınmazın sadece kapama kavaklık niteliğinde olduğu ve o dosyada ... İlçe ... ve ... Müdürlüğü verileri kullanılarak belirlenen meterekare değerine ulaşıldığı, yine aynı kamulaştırma kapsamında kamulaştırılan ve 2016 değerlendirme yılı için yakın mesafedeki komşu ... köyünde de kavaklık niteliğindeki taşınmazlara 91,76 TL/m² değer biçildiği ve bu birim değerin Dairemiz denetiminden geçtiği hâlde hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda kavaklık açısından gerek ... İlçe ... ve ... Müdürlüğü verileri, gerekse ... İlçe .... ve ... Müdürlüğü verileri kullanılarak ihtimalli hesaplama yapıldığı gözetilmeksizin gerekçesi açıklanmadan yine bozma kararı öncesinde belirlenen kavaklık bedeline hükmedilmesi nedeniyle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.D. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Son KararBölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan inceleme sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararına aykırı hüküm kurulduğunu, bilirkişi kurulu raporunun hüküm kuraya elverişli olmadığıın, objektif değer artışını kabul etmediklerini, lehe vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin hüküm altına alınması gerektiğini, kamulaştırma bedelinin enflasyon karşısında eridiğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, enkaz bedelinin düşülmesinin yanlış olduğunu, verilere aykırı davaranıldığını, objektif değer artışının düşük olduğunu ileri sürmüştür.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; "İptal kararları geriye yürümez" hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; "Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…" gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; "Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır" genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararı nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması doğrudur.3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.4. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.