Hırsızlık davasında katılana Tebligat Kanunu 10/2 ve 21/2 uyarınca tebligatın bilinen son adrese öncelikle yapılmayıp doğrudan MERNİS adresine yapılmasıyla usulsüz bulunması.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmünde, katılana gerekçeli kararın tebliğ işlemlerinde 7201 sayılı Tebligat Kanununun ilgili maddelerinde öngörülen iki aşamalı usule, yani önce bilinen son adrese şerhsiz tebligat çıkarılıp, tebliğ edilememesi halinde adres kayıt sistemindeki adrese özel şerhle tebligat yapılmasına uyulmayarak doğrudan MERNİS adresine mernis şerhiyle tebligat yapıldığı için tebligatın geçersiz olduğuna hükmedilmiş olup, dosyanın katılana usulüne uygun tebligat yapılması amacıyla yerel mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2022/15808 E.  ,  2025/19439 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/554 E., 2022/65 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2021/554 Esas, 2022/65 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinin, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkânsızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, katılanın yokluğunda verilen hükmün, katılanın bilinen en son adresi yerine doğrudan MERNİS adresine, MERNİS şerhi ile yapılan tebliğ işleminin geçersiz olması karşısında; gerekçeli kararın katılana usulüne uygun olarak (Öncelikle katılanın son bilinen adresine MERNİS şerhi yazılmaksızın tebliğ yapılması, bu adrese tebligat yapılamaması hâlinde güncel MERNİS adresine MERNİS şerhi yazılarak tebliğ yapılmak suretiyle) tebliğiyle, tebligat belgesi ile birlikte verilmesi hâlinde temyiz dilekçesi de eklenerek ve ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığınaTEVDİİNE, 03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.