Gürcistanda çalışan işçinin ihbar tazminatı, fazla çalışma ve hafta tatili alacakları davasında, uluslararası özel hukuk kapsamında uygulanacak hukukun tespiti ve zamanaşımı definin değerlendirilmesi üzerine verilen Yargıtay kararı.
Özet: Yurtdışı bir projede çalışan işçinin haksız fesih iddiasıyla açtığı ihbar ve işçilik alacakları davasında, ilk derece mahkemesinin Türk hukukunu uygulayarak talepleri kısmen kabul etmesine rağmen, Bölge Adliye Mahkemesi, iş sözleşmesindeki açık atıflar ve işçinin mutad işyerinin Gürcistan olması nedeniyle uyuşmazlığa Gürcistan hukukunun uygulanması gerektiğine, bu hukuk uyarınca üç yıllık zamanaşımı süresi dolduğu için işçilik alacaklarının zamanaşımına uğradığına hükmederek, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermiştir.

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/3806 E., 2025/801 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 48. İş MahkemesiSAYISI: 2021/1170 E., 2023/209 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkete ait Gürcistan'da bulunan projede çalıştığını, aylık net 1.650,00 USD ücret aldığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız ve kötüniyetli olarak feshedildiğini, haftanın 7 günü 15 günde bir değişen iki vardiya hâlinde 07.00-19. 00... .00-07.00 saatleri arasında çalıştığını, hafta tatili kullanmadığını ileri sürerek ihbar tazminatı, fazla çalışma ile hafta tatili alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirkette çalışmasının bulunmadığını, dava dışı ... isimli Şirketin Gürcistan kanunlarına göre kurulmuş ayrı bir bağımsız şirket olduğunu ve işbu davada Gürcistan hukukunun uygulanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte zamanaşımı def'inde bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya sunulan "Gürcistan ... Projesi Kapsamında Çalışacak Personel Deneme Süreli İş Sözleşmesi" içeriğinde hukuk seçimine dair hüküm bulunmadığı, ihtilafın çalışan ile işveren arasında anlaşılacak prosedüre göre iş mevzuatı ile belirtilen kurallar korunarak halledileceğinin düzenlendiğinin görüldüğü, bu nedenle uyuşmazlıkta Türk hukuku uygulanması gerektiği, iş sözleşmesinin tazminat ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona erdiğinin ispat külfetinin işverene ait olduğu, somut uyuşmazlıkta davalı işveren tarafından bu yükümlülüğün yerine getirilmediğinin anlaşılmasına göre davacının ihbar tazminatına hak kazanacağı, davacının fazla çalışma yaptığı ve hafta tatilinde çalıştığına ilişkin iddiasının ispatı için tanık deliline dayandığı, beyanlarına başvurulan tanıkların anlatımları ile bu iddiaların ispatlandığı ancak karşılıkları ücretin ödendiğinin davalı işveren tarafından ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafın süresi içinde verdiği cevap dilekçesi ve uyuşmazlığa uygulanacak hukuk konusundaki itiraz ile zamanaşımı def'inin süresinde ileri sürüldüğünün anlaşıldığı, taraflar arasında imzalanan yurt dışı iş sözleşmesinde tarafların iş ilişkisindeki hak ve yükümlüklerine ilişkin düzenlemelerin yer aldığı, sözleşmenin "Sözleşme fesih dayanakları" başlıklı 9. maddesinde "Gürcistan mevzuatı ve iş bu sözleşmesiyle belirtilen diğer durumlarda" ibaresinin yazılı olduğu, sözleşme içerisinde mevzuata yapılan atıfların Gürcistan mevzuatına yönelik olduğunun açık olduğu ve bu suretle tarafların bir hukuk seçimi anlaşması yaptıklarının görüldüğü, davacının talep konusu yapılan alacaklara ilişkin olduğu çalışma döneminde, iş sözleşmesi kapsamında sadece davalının Gürcistan’da bulunan işyerinde çalışmış olup bu durumda mutad işyerinin de işçinin işini fiilen yaptığı yer olan Gürcistan olduğunun sabit olduğu, tüm bu hususlar dikkate alındığında 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 27/2 hükmü kapsamında uyuşmazlık hakkında Gürcistan hukukunun uygulanması gerektiği, İlk Derece Mahkemesince somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasının yerinde olmadığı, davacının davalı bünyesinde 13.07.2016-30.03.2017 tarihleri arasında çalıştığı, iş sözleşmesinin 30.03.2017 tarihinde son bulduğu, işbu davanın ise 24.02.2021 tarihinde açıldığı, davacı tarafça Gürcistan İş Kanunu'nun 1/2 hükmü yollaması ile Gürcistan Medeni Kanunu'nun 129/1 hükmi uyarınca 3 yıl içerisinde işçilik alacaklarının talep edilmediği, sonuç itibarıyla talep edilen işçilik alacaklarının zamanaşımına uğradığı, davalı tarafın cevap dilekçesi ile zamanaşımı def'inde bulunulduğu hususu dikkate alındığında, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğinin gözetilmemesinin hatalı olduğu, dava tarihi itibarıyla yapılan değerlendirmede davacı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretinin yansıtılması gerektiği gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Anayasa Mahkemesinin 5718 sayılı Kanun'un 27 /1 hükmünü iptal ettiğini, bu iptal kararına göre mutad işyeri hukuku ile sıkı ilişkili hukuk arasında işçi lehine olan hukukun belirlenmesi gerektiğini, dava konusu uyuşmazlıkta sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olduğunu, 2. Davacının alacaklarının Gürcistan hukukuna göre de zamanaşımına uğramadığını, yabancı hukuk uygulansa bile zamanaşımı bakımından Türk hukukunun uygulanması gerektiğini,3. Reddedilen tutarlar yönünden davalı taraf lehine yargılama giderine hükmedilemeyeceğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu uyuşmazlığa uygulanacak hukuk, zamanaşımı defi, davanın süresinde açılıp açılmadığı ve vekâlet ücreti ile yargılama giderine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.