Yoğun bakım hemşiresinin eksik ücret, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil alacakları ile işyerindeki olumsuz koşullar sebebiyle iş sözleşmesini haklı feshettiği iddiasıyla açtığı davada, bölge adliye mahkemesinin fazla çalışma alacağı hesaplamasındaki indirimi düzelten kararının temyiz incelemesi.
Özet: Bir hemşire, ücretlerinin eksik ödenmesi, fazla mesai ve tatil çalışmaları gibi nedenlerle iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı ve diğer alacakları talep etmiş, işveren ise iş sözleşmesinin devamsızlık nedeniyle kendisi tarafından haklı olarak feshedildiğini savunmuş, ilk derece mahkemesi davacının fazla mesai ve tatil çalışmalarını ispatladığına ve sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğine hükmederek kıdem tazminatına hak kazandığını belirtmiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise fazla mesai alacağı hesaplama yönteminde hata tespit ederek, bilirkişi raporuna göre yapılan ödemeler düşülmeden önce indirim uygulanması gerektiğini belirtmiş ve davacının net fazla mesai alacağını yeniden belirlemiş, bunun üzerine işveren, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ve kendi haklı feshinin göz ardı edildiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/1719 E., 2025/1316 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 24. İş MahkemesiSAYISI: 2020/93 E., 2023/133 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 19.04.2010-10.01.2020 tarihleri arasında davalı bünyesinde yoğun bakım hemşiresi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin müvekkili tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu primlerinin ücretine uygun şekilde yatırılmaması, ücretinin ödenmemesi ve/veya eksik ödenmesi, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalışmasına karşılık ücretlerinin ödenmemesi, işyerinde hakaret, tehdit ve aşağılamalara maruz kalması, yol ücretlerinin ödenemesi, görev tanımına girmeyen işlerin yaptırılması, kişisel verilerinin hukuka aykırı olarak işlenmesi, aktarılması, kullanılması gerekçeleriyle haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek ücret, kıdem tazminatı, asgari geçim indirimi, yıllık ücretli izin, yol ücreti, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; iş sözleşmesinin müvekkili Şirket tarafından davacının devamsızlığı nedeniyle haklı olarak 12.01.2020 tarihinde feshedildiğini, davacının iddialarının haksız ve yersiz olduğunu, davacının iddia ettiği çalışma saatlerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı ve beyanlarına başvurulan tanık anlatımları uyarınca davacının fazla çalışma yaptığı, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalışmasına devam ettiğine ilişkin iddialarının ispatlandığı, bu çalışmaların karşılığı ücretin ödendiğinin ise davalı işverence ispatlanamadığı, ödenmeyen fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacakları bulunan davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği, buna göre kıdem tazminatına hak kazandığı, davacının ücret, asgari geçim indirimi, yol ücreti, yıllık ücretli izin alacaklarının bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplanan fazla çalışma alacağından davalı tarafından ödenen tutarlar düşüldükten sonra uygun indirim uygulanmak suretiyle hüküm kurulmuş ise de bu hususun hatalı olduğu, şöyle ki, hesaplanan fazla çalışma alacağına indirim uygulandıktan sonra tespit edilen tutardan davalı tarafından yapılan ödemeler mahsup edilerek fazla çalışma ücretinin belirlenmesi gerektiği, bu hâlde davalı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olduğu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli 19.12.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda hesaplanan net fazla çalışma alacağından önce %30 oranında indirim yapılarak tespit edilen net tutardan davalı tarafça yapılan ödemeler mahsup edilerek davacının net 20.338,31 TL fazla çalışma ücret alacağı bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar veirlmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, itirazlarının dikkate alınmadığını,2. İş sözleşmesinin müvekkili Şirket tarafından haklı nedenle feshedildiğini, davacının devamsızlık yaptığı sabit olmasına rağmen bu hususun dikkate alınmamasının hatalı olduğunu,3. Davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmelerin ve hesaplamaların hatalı olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedilip edilmediği ve davacının kıdem tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı noktalarındadır.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.