Yargıtayın, sosyal medyada gerçekleşen hakaret suçunda onur ve şerefi rencide eden sözler nedeniyle verilen beraat kararını usul ve esastan bozması.
Özet: Yüksek Mahkeme, hakaret suçundan sanık hakkında verilen beraat kararını incelemiş, sanığın sosyal medyada yaptığı paylaşımlardaki sözlerin muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici nitelikte olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluştuğu kabul edilmiştir. İlk derece mahkemesinin beraat hükmünün kanuni olmayan gerekçelerle verildiği ve hatta kabule göre dahi beraat kararının dayanağını oluşturan uygulama maddesinin gösterilmemesinin hukuka aykırı olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenlerle, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddi kararı bozulmuş ve dava dosyasının yeniden değerlendirilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/857 E. 2023/343 K.SUÇ : HakaretHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİBölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin;hakaret suçunun unsurları itibariyle oluştuğuna, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesine, sanığın beraatine karar verilirken uygulama maddesinin gösterilmediğine yöneliktir.Katılan vekilinin temyiz isteminin; suçun unsurlarının oluştuğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine, kararın bozulmasına yöneliktir. III. GEREKÇEYapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, yapılan incelemede diğer temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.Ancak; 1. Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu somut olayda; sanığın, katılana hitaben sosyal medyada paylaştığı kabul edilen sözlerin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olup, hakaret suçunun unsurları itibariyle oluştuğu gözetilmeden, kanuni olmayan gerekçeyle, sanığın beraatine karar verilmesi,2. Kabule göre de; Beraat kararının dayanağını oluşturan uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine aykırı davranılması,Nedenleriyle karar hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Ankara 43. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,23.10.2025 tarihinde karar verildi.