Yargıtay 4. Ceza Dairesinden hakaret suçunda matufiyetin tespiti ve önceki HAGB durumunun değerlendirilmemesi sebebiyle istinaf ret kararının bozulması.
Özet: Yüksek mahkeme, bir sanık hakkında hakaret suçundan verilen beraat kararını onayan bölge adliye mahkemesi hükmünü bozarak, sanığın sosyal medya üzerinden yaptığı yorumdaki ifadelerin mağdura yönelik olduğunu, böylece hakaretin matufiyet şartının gerçekleştiğini belirtmiş; ayrıca, sanık hakkında aynı mağdura karşı benzer bir suçtan daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği anlaşıldığından, bu durumun ve eylemlerin hukuki kesintiden önce veya sonra işlenip işlenmediği, mükerrer dava açılıp açılmadığı veya zincirleme suç hükümleri kapsamında kalıp kalmadığının tespit edilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
4. Ceza Dairesi         2023/10284 E.  ,  2025/16929 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/818 E. 2023/295 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; paylaşımın yapıldığı hesabın sanığın kendisine ait olduğuna ve kovuşturma aşamasında dava konusu yorumun kendisi tarafından yazıldığına ilişkin sanığın ikrarı ile buna ilişkin şikayet dilekçesine eklenen ekran görüntüsü içerikleri nazara alındığında söz konusu yorumun sanık tarafından yapıldığının sabit olduğuna, kararın bozulmasına yöneliktir.
Katılan vekilinin temyiz istemi; hakaretin katılana yönelik olduğuna, kararın bozularak sanığın müsnet suçtan cezalandırılmasına yöneliktir.
III. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, yapılan incelemede diğer temyiz sebebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Ancak;
1.5237 sayılı Kanun'un 126. maddesindeki “Hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, eğer niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa, hem ismi belirtilmiş ve hem de hakaret açıklanmış sayılır.” şeklindeki düzenleme ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak yapılan incelemede; suça konu paylaşımda sanığın altına yorum yazdığı katılana ait beyanların içeriği ile sanığın yazdığı yorumdaki ifadeler dikkate alındığında hakaret içeren sözlerin katılana yönelik olduğunun anlaşılması karşısında; matufiyet şartının gerçekleştiği, yerinde olmayan gerekçeyle sanığın mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi,
2.UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede, sanığın, aynı katılana karşı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 26/02/2021 tarih ve 2021/11699 Esas sayılı iddianamesiyle, açılan davaya ilişkin Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/394 Esas, 2021/880 Karar sayılı dosyası kapsamında yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği anlaşılmakla, bahse konu dava dosyasının onaylı bir sureti dosya içerisine alınıp, her iki dosyanın iddianame tarihleri ve suç tarihleri gözetilerek, eylemlerin hukuki kesintiden önce ya da sonra işlenip işlenmediğinin belirlenmesi ve gerektiğinde birleştirme kararı da verilip, mükerrer dava açılıp açılmadığı veya eylemlerin bütününün 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında kalıp kalmadığının tespitinden sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Nedenleriyle karar hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Ankara 58. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.10.2025 tarihinde karar verildi.