Pandemi dönemi ücret eksikliği, fazla çalışma, AGİ, UBGT ve kıdem tazminatı alacakları davasında istinaf kararının onanması.
Özet: Davacı işçi, pandemi sürecinde düşürülen ücreti, eksik ödenen hakları, fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücretlerinin ödenmemesi ile psikolojik taciz gibi nedenlerle iş sözleşmesini haklı feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı, fazla mesai, UBGT ücreti ve AGİ alacaklarını talep etmiştir; ilk derece mahkemesi ve istinaf incelemesi sonucunda, işverenin ödeme kayıtlarını sunamaması, davacının muhasebe müdürü unvanının ve haklı fesih gerekçelerinin belgelerle desteklenmesi, ayrıca işverenin devamsızlık fesih savunmasının kanıtlanamaması nedeniyle davacının alacaklara hak kazandığına hükmedilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

MAHKEMESİ: Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/748 E., 2025/1108 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Bodrum İş MahkemesiSAYISI : 2021/525 E., 2024/431 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işveren nezdinde 31.03.2012-29.09.2021 tarihleri arasında, fesih tarih itibarıyla muhasebe müdürü olarak aylık net 4.500,00 TL ücret karşılığında çalıştığını, pandemi döneminde ücretinin düşürüldüğünü, çalışma şeklinin değişmemesine ve tam zamanlı çalışmasına rağmen kısa çalışma primi ödeneğinden yaralandırılarak eksik ücret ödendiğini, davalı işyerinde fazla çalışma yapıldığını, davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalışmaya devam ettiğini, bu çalışmaları karşılığı hak ettiği ücretlerinin ve asgari geçim indirimi alacaklarının ödenmediğini, hamile olduğu dönemde kendisine normalden fazla iş verildiğini, psikolojik taciz uygulandığını, ücretinde iyileştirme yapılmadığını, iş sözleşmesini belirtilen nedenlerle haklı olarak feshettiğini beyan ederek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile asgari geçim indirimi alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının muhasebe müdürü olmadığını, muhasebe çalışanı olup iddia olunan görev ünvanı ve çalışma şeklinin gerçeği yansıtmadığını, pandemi nedeniyle alınan ekonomik önlemler kapsamında kısa çalışma ödendiğinden yararlandırıldığını ve bu dönem çalışmayan davacıya ücretinin tam ve kanuna uygun biçimde banka kanalıyla ödendiğini, çalışılan işyerinin otel işletmesi olduğu için turizm sezonundaki ücretler ile kış aylarındaki ücretler arasında fark bulunduğunu, bu hususun davacının çalışmaya başladığı tarihten bu yana aynı olup farklı ücret ödemesinin davacının da kabulünde olduğunu, davacının iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiği ile ilgili iddiaların gerçek dışı ve haksız olduğunu, kıdem tazminatı talep hakkının bulunmadığını, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının davacıya ödendiğini, asgari geçim indiriminin ücretinin içinde ödendiğini, kış aylarında aktif olmayan otelde yaz kış aynı çalışma düzeninde fazla çalışma yapıldığı iddiasının kötüniyetli olduğunu, davacının asılsız istirahat raporu alarak işe gelmediğini, görevini ihmal ettiğini, hatalı işlemler yapması sebebiyle bir çok kez uyarılmak zorunda kalındığın savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içeriğine göre davacının davalı nezdinde 31.03.2012-29.09.2021 tarihleri arasında 9 yıl 5 ay 29 gün çalıştığı, son ücretinin brüt 5.455,23 TL olduğu, ücretlerinin ödenmediği sabit olduğundan kıdem tazminatına hak kazandığı, dosya kapsamında ücretin ödendiğini gösterir imzalı ücret bordrosu veya banka kaydı bulunmadığı, ücret ve asgari geçim indirimi alacağına hak kazandığı, dosyaya puantaj kaydı ve ücret bordrosu sunulmamakla tanık beyanları doğrultusunda haftalık üç saat fazla çalışma yaptığı ve genel tatil günlerinde çalıştığının anlaşıldığı ve bilirkişi raporuyla hesaplanan bu alacakların indirim uygulanarak hüküm altına alındığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tanıkların beyanları ve banka kaydının davacının ücret konusundaki iddiasını doğrular mahiyette olduğu, emsal ücret araştırması sonucu elde edilen verilerin davacı talebini aştığı, davacının yaptığı iş ve kıdemi gözetildiğinde kabul edilen aylık ücretin dosya kapsamına uygun olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen işe giriş bildirgesinde davacının meslek kodunun ''muhasebe müdürü'' olarak bildirildiği, dosyada mübrez özlük dosyası içinde bulunan eğitim belgeleri, periyodik muayene kayıtları ile yıllık izin belgelerinde davacının muhasebe müdürü olarak çalıştığının yazılı olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin bu yöndeki itirazına itibar edilmediği, davalı işveren davacının devamsızlığı nedeniyle iş sözleşmesinin sona erdirildiğini savunmuş ise de tutanak içeriklerini ispatlayamadığı gibi devamsızlık nedeniyle fesihlerde Kuruma bildirilmesi gereken kodun (48) olmasına rağmen işverence kodun (03) olarak bildirildiği, ayrıca bu hususta Kanun'da tanımlanan haklı fesih şartları oluşmadığının anlaşıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davacının eksik ödenen ücretinin varlığı nedeniyle kıdem tazminatının hüküm altına alınmasının isabetli olduğu, davacının çalışma şekline ilişkin yazılı kayıt bulunmadığından tanık beyanlarıyla sonuca gidilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, taraf tanıklarının anlatımına göre yaz kış ayrımı yapılmaksızın davacının haftanın 6 günü 09.00-18.00 saatleri arası çalıştığının kabulünün dosyanın delil durumuna ve yapılan işe uygun olduğu, asgari geçim indiriminin ödendiğini ispat yükü üzerinde olan davalı işveren bunu ispatlayamadığından talebin kabulüne karar verilmesinde hata görülmediği gerekçeleriyle davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının muhasebe müdürü olarak çalışmadığını, bu hususta gerekli yetkinliği bulunmadığı ve gerekli eğitimleri almadığı gibi iddiasını destekler herhangi bir delil de sunmadığını, bu hususu aydınlatacak herhangi bir araştırma ve incelemede bulunulmadan eksik incelemeyle karar verildiğini,2. Pandemi döneminde çalışmayan davacının kısa çalışma ödeneğinden yararlandırılarak ücretinin eksiksiz ödendiğini, ücretinin tamamının banka kanalıyla ödendiğini, ücret bordrolarında imzası bulunan davacının, ücrete ilişkin iddialarının haksız ve dayanaksız olup davacı tarafça ispat da edilemediğini, 3. Müvekkili Şirket tarafından iş sözleşmesinin davacının devamsızlığı nedeniyle haklı olarak feshedildiğini, 4. Davacının özlük dosyası, ücret bordroları ve haftalık çalışma çizelgelerinin Mahkemeye sunulduğunu, işbu belgeler ile sabit olduğu üzere ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının davacıya ödendiğini, asgari geçim indirimi alacağının ücretin içerisinde ödendiğini, otel işletmesi olan ve kış sezonunda çalışma saatleri değişen işyerinde fazla çalışma yapılmadığını, aksi yöndeki davacı iddiasının kabul edilemez olduğunu, 5. Davacının özlük dosyası içeriği ile sabit olduğu üzere davacının birden çok kez rapor alarak işe gelmediğini, müvekkili Şirketin rapor izinlerini kullandırmaması gibi bir durumun söz konusu olmadığını,6. Davacının, müvekkili davalı işyerinden hiçbir hak ve alacağını bulunmadığının yazılı belge ve banka kayıtları ile sabit olduğunu, davanın reddinin gerektiğini beyan etmiş ve inceleme sırasında resen gözetilmesi gereken diğer nedenlerle kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının işi ve ücreti, iş sözleşmesinin hangi tarafça feshedildiği ile feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, davacının fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücretine hak kazanıp kazanmadığı ile asgari geçim indirimi alacağının bulunup bulunmadığı konularına ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özelikle ileri sürülen temyiz nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davalı tarafa yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.