BOTAŞ bünyesinde proje bazlı çalışan avukatın iş sözleşmesinden kaynaklanan kapsam dışı personel yönetmeliği hakları ve işçilik alacakları davasında Yargıtay emsal kararları ışığında verilen istinaf kararı.
Özet: BOTAŞta proje bazlı avukat olarak görev yapan davacının, kapsam dışı personel yönetmeliği hükümleri uyarınca ilave tediye, akdi ikramiye, makam ve sorumluluk tazminatı, saha tazminatı, meslek tazminatı gibi alacaklar talebiyle açtığı davada ilk derece mahkemesi talepleri kısmen kabul etse de, Bölge Adliye Mahkemesi, Yargıtay içtihatlarına atıfla, projeye bağlı çalışanların kapsam içi veya dışı personel olarak nitelendirilemeyeceğini ve ilgili yönetmelik haklarından ilave tediye haricinde yararlanamayacağını belirterek, ilk derece mahkemesinin birçok alacak kalemini kabul yönündeki hükmünü hatalı bulup kaldırmıştır.
9. Hukuk Dairesi         2025/7641 E.  ,  2025/8804 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/2609 E., 2025/1704 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 42. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/1006 E., 2024/280 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 15 Haziran 2015 tarihli sözleşmede belirtildiği üzere; 27.05.2013 tarihli ve 4882 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına göre Arazi Hakları Kuruluşu olarak atanan ... Boru Hatları ile ... AŞ (...) Genel Müdürlüğü Şirketi ile imzalanan sözleşme gereği avukat olarak çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin 29.01.2021 tarihinde davalı işveren tarafından sonlandırıldığını, Kapsam Dışı Personel Yönetmeliği'ne tâbi olmasına rağmen davalı tarafça ilgili Yönetmelik hükümlerinin müvekkili için uygulanmadığını ve burada yer alan hak ve alacaklardan faydalandırılmadığını ileri sürerek ilave tediye alacağı, akdi ikramiye alacağı, makam ve sorumluluk tazminatı, saha tazminatı, meslek tazminatı, sosyal yardım alacağı, kıdeme teşvik primi, yıllık ücretli izin alacağı, fark ücret alacakları ile prim alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacıya hak ettiği tüm alacakların eksiksiz ödendiğini, davacının müvekkili Kuruluş kapsamında değil proje kapsamında ... Boru Hattı (...) Direktörlüğünde istihdam edildiğinden müvekkili Kuruluşun personeli ile aynı haklara sahip olmadığını, ...'ın özel hukuk hükümlerine bağlı olarak kurulmuş 4857 sayılı İş Kanunu'na (4857 sayılı Kanun) tâbi olan bir kuruluş olduğunu, davacı ile imzalanan sözleşmenin 6.2. maddesinde davacının kapsam içi veya kapsam dışı personel olmadığının belirtildiğini, belirli süreli iş sözleşmesinin baskı altında ve geçersiz olduğu yönündeki iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının kapsam dışı personel olduğu iddiasının doğru olmadığını, davacıya iş sözleşmesine göre yapılan ödemelerin kapsam içi veya kapsam dışı personel olması ile ilgili olmadığını, davacıyla aynı konumda çalışan işçiler tarafından açılan davalarda ret kararları verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre davacının davalı nezdinde avukat olarak istihdam edildiği, ... Boru Hatları İl Kapsam Dışı Personel Yönetmeliği'nin 2. maddesinde kapsam ve dayanağın açıklandığı ve davacının madde metninde yer alan ve“yukarıda belirtilenler dışında” diye tabir edilen, 2013/4882 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı gereğince özel hukuk hükümlerine göre istihdam edilen grupta olduğu, davacı ile davalı arasında işçi işveren ilişkisinin bulunduğu ve davacının kapsam dışı personel yönetmeliğine tâbi çalışma yaptığı, yıllık ücretli izin alacağı bakımından açılan dava erken açılan dava mahiyetinde olduğundan usulden reddi gerektiği, zamanaşımı def'i gözetilerek Kapsam Dışı Personel Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde hesaplama yapılan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalar doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştır.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalıya ait işyerinde ... bünyesinde kurulan ... Kamulaştırma Direktörlüğünde projeye bağlı olarak 5 yıl 7 ay 15 gün süreyle avukat olarak çalıştığı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin konuya ilişkin olarak verdiği 03.07.2024 tarihli ve 2024/1610 Esas, 2024/10460 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, ... bünyesinde kurulan ... Kamulaştırma Direktörlüğünde davacı gibi projeye bağlı olarak çalışan işçilerin, davalı ... personeli olmakla birlikte kapsam içi veya kapsam dışı olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, buna göre, davacının Kapsam Dışı Personel Yönetmeliği’nde öngörülen haklardan yararlanmasının söz konusu olamayacağı, yine Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 03.03.2025 tarihli ve 2024/14830 Esas, 2025/2211 Karar sayılı kararında; projeye bağlı çalışanların de ilave tediye alacağına hak kazandığı, belirtilen hususlar gözetilmeden akdi ikramiye, makam ve sorumluluk tazminatı, saha tazminatı, meslek tazminatı ve kıdeme teşvik primi taleplerinin kabulüne ve/veya kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olduğu gibi 2018 yılından itibaren ilave tediye ödendiği gözden kaçırılarak tüm dönem için hesaplama yapılmasının da hatalı olduğu gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacının Kapsam Dışı Personel Yönetmeliği'ne dayalı taleplerinin reddine, ilave tediye alacağının ise 2018 yılı sonrası için yeniden hesaplanarak hüküm altına alınmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Müvekkilinin ... nezdinde çalışmaya başlayıp bilahare ... projesi Kamulaştırma Direktörlüğü Eskişehir Kısım Şefliğinde görevlendirildiğini, işvereninin ... olduğunu, davalı ...’ın tüm işlerinde ve işyerlerinde çalıştırılmak üzere işe alındığını, davalı nezdinde görev yaptığı 5,5 yılı aşkın sürede ... projesi güzergahı kapsamında 1700’den fazla acele el koyma davası ile 1.150 adet parsele ilişkin arazilere giderek bunlara ilşkin bedel tespit ve tescil davaları açtığını,
2. Davacı ile işverenin dayatması üzerine yeni bir belirli süreli iş sözleşmesi imzalandığını ancak hizmetinin süreklilik arz ettiğini, önceki sözleşmelerin aksine işin tanımı, işverenin tanımı ve sözleşmenin niteliği değiştirilmek istenilerek esasen ... personeli olan davacının yeni bir proje kapsamında işe alınmış gibi gösterildiğini,
3. Davalı Kurum müvekkiline hak kazandığı bu ek hakları ödemek yerine, ücretinde indirim yolu ile yıllık ikramiyeler dâhil tüm haklarını temel ücreti içinde göstermek yolunu tercih ettiğini, davalı işverenin tehdit ve baskısı altında imzalanan, bu nedenle hukuka ve hakkaniyete aykırı olan sözleşmenin müvekkili aleyhine olan kısımlarının yok hükmünde kabul edilmesi gerektiğini,
4. Davalı Kurumun, müvekkilin mevcut ücretini bölerek de olsa ... Kapsam Dışı Personel Yönetmeliği'nde bulunan, makam ve sorumluluk tazminatı, meslek tazminatı, sosyal yardım, konut yardımı, saha tazminatı ve benzeri bir kısım mali hakları ödeyerek davacının kapsam dışı personel olduğunu zımnen kabul ettiğini,
5. Davacının iş sözleşmesinin istihdam edilebileceği başka birimler olmasına rağmen haksız olarak feshedildiğini, İlk Derece Mahkemesince isabetli olarak davacının kapsam dışı personel olduğu kabul edilmesine rağmen Bölge Adliye Mahkemesince yazılı gerekçelerle verilen hükmün hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,
6. Davacının istihdam edildiği iddia olunan ... projesine ve ... projesinin süresine imzalanan yeni iş sözleşmesinde yer verilmediğini, davacının istihdam şeklinden de anlaşılacağı üzere yalnızca ... projesi kapsamında çalıştırılmak üzere işe alınmadığını, davalı Şirketin ihtiyaçlarına binaen hizmetinden genel olarak faydalanılmak üzere istihdam olunduğunu, uzman olarak çalıştığı Kamulaştırma Direktörlüğünün ...’ın herhangi bir daire başkanlığından farkı olmayan birimi olduğunu ve bu nedenle kendisine uygulanacak mevzuatın da ... Kapsam Dışı Personel Yönetmeliği ve 4857 sayılı Kanun olduğunu,
7. Konuya ilişkin emsal karalarda müvekkili ile aynı konumda çalışan işçilerin kapsam dışı çalışmış olduklarının kabul edildiğini, Bölge Adliye Mahkemesinin müvekkilin kapsam dışı personel olmadığına dair tespitinin kabulünün mümkün olmadığını,
8. Kararın, müvekkilin ilave tediye alacağına ilişkin hesaplaması yönünden de hatalı olduğunu, davacının hizmet süresi boyunca ilave tediye alacağına hak kazandığını, davalı ile birden fazla yaptığı belirli süreli iş sözleşmesinin belirsiz süreli olduğunun sabit olduğunu, sonradan yapılan sözleşmelerin davacı müvekkili aleyhine sonuç doğurmayacağı, yeni sözleşmelerin işveren baskısı ile yapıldığını, ücret bordrolarında 2018 yılı içinde müvekkilinin aleyhine hukuka ve hakkaniyete aykırı olarak değişiklikler yapıldığı açık olup net ücret düşürülerek dava konusu alacakların eklenmesi ile ücretin belirlendiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının ... Kapsam Dışı Personel Yönetmeliği'ne tâbi olup olmadığı buna göre davacının ödenmeyen alacağı bulunup bulunmadığı ile ilave tediye alacağına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.