Yargıtay, sanığa gerekçeli karar tebliğ edilmemesi nedeniyle temyiz reddi kararlarını yok sayarak, temyiz ve eski hale getirme hakları için dosyayı geri gönderdi.
Özet: Bu Yargıtay kararı, müdafiye tebliğ edilmesine rağmen sanığın kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeyen hükme karşı yaptığı temyiz ve eski hale getirme taleplerinin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından reddedilmesine ilişkin ek kararların yok hükmünde olduğunu belirterek, sanığın da gerekçeli karardan haberdar olması ve kanun yollarına başvurma haklarını kullanabilmesi için kararın bizzat sanığa tebliğ edilmesi gerektiğini vurgulamış; bu nedenle dosyanın, sanığa usulüne uygun tebligat yapılarak ve sanığın temyiz hakkını kullanıp kullanmadığına göre yeniden incelenmek üzere iadesine karar vermiştir.
2. Ceza Dairesi         2023/16613 E.  ,  2025/20372 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/25 E., 2020/228 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi'nin 31.01.2020 tarihli 2020/25 Esas, 2020/228 Karar sayılı kararının sanığa tebliğ edilmemesi sebebi ile sanığın 07.10.2020 ve sonraki tarihli temyiz ve eski hale getirme istekleri hakkındaki karar verme yetkisinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 42/1. maddesi uyarınca Yargıtay'ın ilgili dairesine ait olduğu, Mahkemece temyiz talebinin reddine ilişkin 25.10.2021, 03.11.2021, 12.01.2022, 08.06.2022, 28.06.2022 tarihli ek kararların yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın yokluğunda verilen hükmün, 24.02.2020 tarihinde müdafiine tebliğ edildiği, sanık müdafiinin hükmü temyiz etmediği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 24.02.2022 tarihli ve 2019/16-573 Esas, 2022/119 Karar sayılı kararında "...Sanığın ve müdafisinin yokluğunda verilen hükmün müdafiden başka, kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerekmektedir. Burada yapılan tebliğin, kararın içeriği hakkında bilgi sahibi olmayı ve müdafinin kusurlu davranışı ile kanun yolu başvuru süresini geçirmiş olması halinde eski hâle getirme imkânının bulunup bulunmadığının incelenerek koşullarının bulunması hâlinde eski hâle getirme talebinde bulunma imkânı amacı taşıdığından kanun yollarına başvurma süresinin müdafiye yapılan tebligat ile başladığı kabul edilmelidir." şeklinde yer alan kabul dikkate alındığında, sanığa gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 295. maddesinde belirtilen 7 günlük yasal sürede gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulması, aksi takdirde temyiz isteminin reddolunacağı" ihtarını içeren gerekçeli karar tebliğinin yapılması gerektiği anlaşılmakla, sanığa gerekçeli karar tebliğ edilerek buna ilişkin evrakın dosyaya konulması, sanığın süresi içerisinde gerekçeli olarak hükmü temyiz etmesi hâlinde temyiz dilekçesi ve buna ilişkin düzenlenecek olan ek Tebliğname ile birlikte, gerekçeli temyiz isteminde bulunulmaması hâlinde ise mevcut haliyle incelenmek üzere yeniden Dairemize gönderilmesi için, dosyanın incelenmeksizin, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7 Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.