Müdafiin süresinde temyiz etmemesi durumunda dahi sanığın yokluğunda verilen kararın kanun yollarına başvuru hakkını koruyacak şekilde kendisine usulünce tebliğ zorunluluğu.
Özet: Mahkeme, sanığın yokluğunda verilen kararın müdafiine tebliğ edilmesine rağmen yasal süreden sonra temyiz dilekçesi sunulduğu ve sanığın kendisine tebligat yapılmadığı anlaşıldığından, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yerleşik içtihadı uyarınca kamu davasının tarafı olan sanığa da kararın ayrıca tebliğ edilmesi gerektiğine hükmederek, sanığa ceza infaz kurumunda veya son bilinen adresinde, kararın içeriği okunup temyiz hakları ve 15 günlük yasal süre içinde gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ihtarı ile usulüne uygun bir tebligat yapılmasını, tebliğ belgeleri ile varsa temyiz dilekçesinin dosyaya eklenerek mahalline iadesini sağlamak üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar vermiştir.
2. Ceza Dairesi         2023/15217 E.  ,  2025/20595 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/2487 E., 2022/1955 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca vekil ile takip edilen işlerde tebligatların vekile yapılması gerektiği gözetilerek, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 22.04.2022 tarihli kararının sanık ...'nın yokluğunda verildiği, sanık müdafiine ise tebliğ edildiği; ancak sanık müdafii tarafından gerekçeli temyiz dilekçesinin 15 günlük yasal temyiz süresinden sonra verildiği ve sanığa da hiç tebligat yapılmadığının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 24.02.2022 tarihli ve 2019/16-573 Esas, 2022/119 Karar sayılı kararında "...sanığın ve müdafisinin yokluğunda verilen hükmün müdafiden başka, kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerekmektedir. Burada yapılan tebliğin, kararın içeriği hakkında bilgi sahibi olmayı ve müdafinin kusurlu davranışı ile kanun yolu başvuru süresini geçirmiş olması hâlinde eski hâle getirme imkânının bulunup bulunmadığının incelenerek koşullarının bulunması hâlinde eski hâle getirme talebinde bulunma imkânı amacı taşıdığından kanun yollarına başvurma süresinin müdafiye yapılan tebligat ile başladığı kabul edilmelidir." şeklinde yer alan kabul dikkate alındığında, sanık ...'nın yokluğunda verilen kararın usulüne uygun şekilde sanığa (Ceza infaz kurumunda olması hâlinde cezaevinde karar içeriği kendisine okunup/anlatılmak ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 263. maddesine göre bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceği belirtilmek suretiyle tebliği, aksi hâlde son ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması hâlinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) “tebliğden itibaren 15 gün içinde gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulması, aksi takdirde temyiz isteminin reddolunacağı" temyiz edilmediği takdirde hükmün kesinleşeceği ihtarı ile birlikte tebliği, tebliğ belgesi ve sanık tarafından sunulması hâlinde temyiz dilekçesi de eklenerek ve bu hususta ek Tebliğname de düzenlenerek incelenmek üzere iadesinin mahallince sağlanması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.