8. Ceza Dairesi, kumar oynanması yer ve imkan sağlama suçunda zincirleme suç ve adli para cezası hesaplama hatalarını içeren kanun yararına bozma talebini inceliyor.
Özet: Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi, kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan verilen mahkumiyet kararında zincirleme suç hükümleri uygulanırken yapılan hesaplama hatasıyla sanığa aslında verilmemesi gereken fazla hapis cezası tayin edilmesi ve önceki kesinleşen cezanın mahsubu sonrası ek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken hatalı hüküm kurulması, ayrıca adli para cezasının da yanlış hesaplanarak eksik belirlenmesi gerekçeleriyle kararın bozulmasını talep etmektedir.
8. Ceza Dairesi         2025/1941 E.  ,  2025/9047 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2018/741 E., 2021/1106 K.
SUÇ : Kumar oynanması yer ve imkan sağlama
İNCELEME KONUSU
KARAR : Mahkumiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.06.2018 tarihli iddianamesiyle hükümlü hakkında kumar oynanması yer ve imkan sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 228/1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Küçükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2021 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 228/1, 43/1 ve 52/2, 53... . maddeleri gereğince 2 yıl 3 ay hapis ve 250 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2018 tarihli ve 2018/501 Esas, 2018/544 Karar sayılı kararı ile hükmolunan 2 yıl hapis ve 300 gün adlî para cezalarının mahsubu ile 3 ay hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, söz konusu kararın, istinaf edilmeksizin 10.03.2022 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 27.01.2025 tarihli ve KYB-2022/24053 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.02.2025 tarihli ve KYB-2025/14613 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre;
1-Mahkemesince, Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/12/2018 tarihli ve 2018/501 esas, 2018/544 karar sayılı dosyası ile inceleme konusu dosyanın zincirleme suç kapsamında kaldığının tespit edildiği ancak anılan kararın evvelce kesinleşmiş olduğu cihetle, anılan dosya ile birleştirme yapılmayıp yargılamaya devamla verilen cezanın 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca artırılarak 2 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedildiği ve bahse konu karar ile verilen 2 yıl hapis hapis cezasının hükmedilen cezadan mahsubuna karar verildiği anlaşılmış ise de,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30/06/2020 tarihli ve 2018/19-142 esas, 2020/329 karar sayılı ilâmında, "Zincirleme suça dâhil olan bir suçtan bu durum gözetilmeksizin mahkûmiyet kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiş ise zincirleme suça konu ikinci suçla ilgili olarak mahkemece; kesinleşen hükme konu eylem de göz önüne alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle hüküm kurulmalı, kesinleşen hükümdeki ceza sonuç cezadan mahsubuna karar verilmeli, böylece yargılaması devam eden suça ilişkin ceza belirlenmelidir." şeklinde ve Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 25/06/2020 tarihli ve 2018/2760 esas, 2020/3515 karar sayılı ilâmında, "...zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle hüküm kurulduktan sonra belirlenen ceza kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan fazla ise kesinleşen hükümdeki cezaların mahsubu ile netice cezayı belirlemeli, aksi halde ek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği " şeklindeki ilâmlar nazara alındığında,
Somut olayda, Mahkemesince sanık hakkında hüküm kurulurken temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 228/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 200 gün adli para cezası olarak belirlenmesini müteakip, anılan Kanun'un 43. maddesi uyarınca 1/4 oranında arttırım yapıldığında 1 yıl 3 ay hapis cezası yerine, hesap hatası yapılarak sanığa fazla ceza tayini olacak şekilde 2 yıl 3 ay hapis ve 250 gün adli para cezaları ile cezalandırılmasına karar verildiği, ancak sanığın mahkûmiyetine konu hapis cezası doğru hesap edildiğinde sonuç olarak 1 yıl 3 ay hapis ve 250 gün adli para cezaları olacağı, kesinleşen hükümdeki mahsup edilen sonuç cezanın ise 2 yıl hapis ve 300 gün adli para cezası olduğu nazara alındığında, Mahkemesince ceza (hapis ve adli para cezası) verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında,
2-Yine Mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 228/1. maddesi uyarınca tayin edilen 50 gün adlî para cezasından, aynı Kanun'un 52/2. maddesi uyarınca günlüğü 20,00 Türk lirası üzerinden hesaplama yapılırken hesap hatası yapılarak 1.000,00 Türk lirası adlî para cezası yerine, 100,00 Türk
lirası adlî para cezasına karar verilmek suretiyle eksik ceza tayin edilmesinde, isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
1. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.06.2018 tarihli iddianamesiyle hükümlü hakkında kumar oynanması yer ve imkan sağlama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 228/1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Küçükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2021 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 228/1, 43/1 ve 52/2, 53... . maddeleri gereğince 2 yıl 3 ay hapis ve 250 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2018 tarihli ve 2018/501 Esas, 2018/544 Karar sayılı kararı ile hükmolunan 2 yıl hapis ve 300 gün adlî para cezasının mahsubu ile 3 ay hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, söz konusu kararın, istinaf edilmeksizin 10.03.2022 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir.
2. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.07.2018 tarihli iddianamesiyle hükümlü hakkında kumar oynanması yer ve imkan sağlama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 228/1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2018 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 228/1, 52/1 ve 53. maddeleri gereğince 2 yıl hapis ve 6.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın, istinaf edilmeksizin 05.03.2019 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir.
3. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.06.2020 tarihli ve 2018/19-142 Esas, 2020/329 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; "Zincirleme suça dâhil olan bir suçtan bu durum gözetilmeksizin mahkûmiyet kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiş ise zincirleme suça konu ikinci suçla ilgili olarak mahkemece; kesinleşen hükme konu eylem de göz önüne alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle hüküm kurulmalı, kesinleşen hükümdeki ceza sonuç cezadan mahsubuna karar verilmeli, böylece yargılaması devam eden suça ilişkin ceza belirlenmelidir."
4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde;
a) Hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 228/1. maddesi uyarınca belirlenen 1 yıl hapis ve 200 gün adli para cezasından, aynı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca (1/4) oranında artırım yapılması ile hapis cezasının "1 yıl 3 ay" yerine hesap hatası sonucu "2 yıl 3 ay" olarak belirlenmesi ve bunun yanında "250 gün" olarak tayin olunan adli para cezasından, daha önceden kesinleşmesi nedeniyle birleştirme yapılamayan Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2018 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 228/1. maddesi uyarınca hükmolunan 2 yıl hapis ve 300 gün adli para cezasının mahsup edilmesi ile hükümlünün sonuç olarak hapis ve adli para cezası yönünden ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, ayrıca 50 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına da karar verilmesi,
b) Uygulamaya göre de, hesap hatası sonucu belirlenen 50 gün adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi gereği 20,00 TL üzerinden paraya çevrilmesi sırasında yine hesap hatası sonucu "1.000 TL" yerine "100,00 TL" olarak eksik ceza tayini, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Küçükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.10.2021 tarihli ve 2018/741 Esas, 2021/1106 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2025 tarihinde karar verildi.