Yargıtay 8. Ceza Dairesinden iftira yargılamasında hakim reddi talebinde verilen "karar verilmesine yer olmadığı" kararına kanun yararına bozma.
Özet: Sanığın iftira suçundan aldığı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresinde yeni suç işlemesi üzerine açıklanmasının ardından, istinaf mahkemelerince usul eksiklikleri ve sanığın mahkeme heyetine yönelik yeni iftira iddiaları gerekçesiyle iki kez bozulduğu, bu karmaşık yargılama sürecinde sanığın heyet hakkında reddi hakim talebinde bulunması, talebin reddedilmesi ve bu ret kararına yapılan itiraz hakkında "karar verilmesine yer olmadığına" hükmedilmesi üzerine, bu son kararın usul ve yasaya aykırılığı nedeniyle kanun yararına bozulması talep edilmektedir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2025/27 D.İşSUÇ : İftiraİNCELEME KONUSU KARAR : Karar verilmesine yer olmadığıKANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulmasıBoğazlıyan Cumhuriyet Başsavcılığının 08.11.2012 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267/1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.09.2013 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 267/1, 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.02.2019 tarihli kararı ile açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasına karar verildiği, sanığın istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin 17.01.2023 tarihli kararı ile söz konusu hükmün, ceza infaz kurumunda bulunan sanığın son oturumda hazır bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 196. maddesine aykırı davranılması, uygulamaya göre de, temyiz dilekçesinin onaylı suretinin dosyaya konulmaması ve sanığın, temyiz dilekçesinde Kayseri 1. İdare Mahkemesinin, ilgili duruşmayı yapan heyetine "gerçeğe aykırı duruşma tutanağı" düzenlemek şeklinde fiil isnadında bulunduğu ancak iddianamede bu fiil yönünden bir iddianın bulunmadığı görüldüğü, re'sen takibi gereken iftira suçu yönünden suç duyurusunda bulunulup, kamu davasının açılması durumunda, aralarındaki fiili ve hukuki bağlantı nedeniyle davaların birlikte görülmesi lüzumunun gözetilmemesi nedenleriyle bozulmasına karar verildiği, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 18.09.2023 tarihli fezlekesi ile sanığın, yargılama sonucu verilen karara karşı sunmuş olduğu 06.12.2020 tarihli temyiz dilekçesinde mahkeme heyetine gerçeğe aykırı olarak duruşma tutanağı düzenlediğinden bahisle dilekçe vermek suretiyle iftirada bulunduğu, ancak 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi kapsamında atılı suçun dava zamanaşımı süresinin dolduğu, soruşturma izni verilmemesi gerektiği kanaatiyle Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilmesini müteakip Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.03.2024 tarihli kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 267/1, 62... . maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin 01.10.2024 tarihli kararı ile sanığın istinaf başvurusu üzerine söz konusu hükmün, sanığın mahkeme heyetine yönelik fiilinden dolayı suç duyurusunda bulunulduğu, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca 18.09.2023 tarihli kararı ile fezleke tanzim edildiği, fezleke akıbetinin beklenmeden hüküm kurulduğundan bahisle bozulmasına karar verildiği, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 12.02.2024 tarihli kararı ile Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün sanık hakkında soruşturma izni verilmesine dair kararı üzerine sanık hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59/1. maddesi uyarınca kovuşturma izni verilmesine karar verildiği, sanığın Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesince 2024/416 Esas nolu dosyasında devam eden yargılamada, Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin başkan ve üyeleri hakkında reddi hakim talebinde bulunduğu, Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.01.2025 tarihli kararı ile mahkeme heyetinin duruşma tutanaklarına yansıyan ya da dosya kapsamında tarafsızlığını şüpheye düşürecek herhangi bir davranışı bulunmadığından reddi hakim talebinin yerinde görülmediği belirtilerek reddi hakim talebinin reddine karar verildiği, sanığın bu karara karşı itirazı üzerine Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.01.2025 tarihli kararı ile Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.01.2025 tarihli kararına yönelik 5271 sayılı Kanun'un 28. maddesi gereğince bu hususta karar verilmesini gerektirecek bir durum bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına kesin olmak üzere karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 20.05.2025 tarihli ve 2025/15723 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2025 tarihli ve KYB-2025/65023 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;“5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 27. maddesinde yer alan “Hâkimin reddi istemine mensup olduğu mahkemece karar verilir. Ancak, reddi istenen hâkim müzakereye katılamaz. Bu nedenle mahkeme teşekkül edemezse bu hususta karar verilmesi; a) Reddi istenen hâkim asliye ceza mahkemesine mensup ise bu mahkemenin yargı çevresi içerisinde bulunan ağır ceza mahkemesine, b) Reddi istenen hâkim ağır ceza mahkemesine mensup ise o yerde ağır ceza mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için (1) numaralı daireye; o yerde ağır ceza mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde ise, en yakın ağır ceza mahkemesine aittir” ve aynı Kanunun 28. maddesinde yer alan “Ret isteminin kabulüne ilişkin kararlar kesindir; kabul edilmemesine ilişkin kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilir. İtiraz üzerine verilen ret kararı hükümle birlikte incelenir.” şeklindeki düzenlenmeler nazara alındığında, Somut olayda, her ne kadar Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.01.2025 tarihli kararına karşı yapılan itiraz üzerine merciince karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmış ise de, mahkemece reddi hakim talebinin reddine ilişkin verilen anılan kararın itiraza tabi olması karşısında, merciince işin esasına girmek suretiyle itiraz hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE5271 sayılı Kanun'un "Ret istemi üzerine verilecek kararlar ve başvurulacak kanun yolları" başlıklı 28. maddesinin, inceleme konusu ilgili olan birinci fıkrasında yer alan "Ret isteminin kabulüne ilişkin kararlar kesindir; kabul edilmemesine ilişkin kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilir. İtiraz üzerine verilen ret kararı hükümle birlikte incelenir." şeklinde düzenleme uyarınca reddi hakim talebinin reddine dair Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.01.2025 tarihli ve 2024/1080 Değişik İş sayılı kararına karşı merciince işin esasına girmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2. Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.01.2025 tarihli ve 2025/27 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2025 tarihinde karar verildi.