Sanığa, 7 günlük ek temyiz dilekçesi süresi ihtarlı gerekçeli kararın Tebligat Kanununa aykırı tebliği nedeniyle dosyanın iadesine ilişkin Yargıtay kararı.
Özet: Bu hukuki evrakta, hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından yargılanan sanığa, bölge adliye mahkemesinin gerekçeli kararının tebliğat kanunundaki iki aşamalı usule uyulmaksızın yanlış adrese yapıldığı ve ek temyiz dilekçesi sunma süresi ihtaratının eksik bırakıldığı tespit edilmiştir; bu nedenle dosya, kararın sanığa cezaevinde, yoksa son bilinen adresine, o da yapılamazsa mernis adresine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi ve gerekli ihtaratın yapılması, ardından varsa ek temyiz dilekçesinin eklenerek yeniden incelenmek üzere temyiz mahkemesine gönderilmesi için bölge adliye mahkemesine iade edilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/160 E. 2018/606 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak beraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, ret, bozma İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 24.04.2018 tarihli ve 2018/160 Esas, 2018/606 Karar sayılı kararının sanık ... ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinin, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, bu adrese tebliğ yapılması gerekirken, sanık ...'a, Dairemizin 06.06.2024 tarihli tevdii kararıyla, "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 293/2. maddesinde yer alan "Hüküm, temyiz eden Cumhuriyet savcısına veya ilgililere gerekçesiyle birlikte açıklanmamışsa; hükmün temyiz edildiğinin Bölge Adliye Mahkemesince öğrenilmesinden itibaren gerekçe, yedi gün içinde tebliğ edilir." şeklindeki düzenleme karşısında, hüküm yokluğunda verilen sanığa Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli kararının, 5271 sayılı Kanun'un 295/1. maddesi uyarınca "7 günlük yasal süre içinde ek gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmadığı takdirde temyiz talebinin reddedileceğine ilişkin" ihtarat ile tebliğ edilmesi zorunluluğuna uyulmaması nedeniyle, gerekçeli kararın sanık ...'e usûlüne uygun şekilde" tebliğinin yapılması gerektiği belirtilmesine rağmen, sanığın yokluğunda verilen kararın, sanığın son beyanında belirttiği adres olan "...AYDIN" adresinden farklı olarak ".../AYDIN" adresine Tebligat Kanunu'nu 21/2. maddesine göre yapılan tebligat işleminin geçersiz olduğu anlaşıldığından; Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli kararının, 5271 sayılı Kanun'un 295/1. maddesi uyarınca "7 günlük yasal süre içinde ek gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmadığı takdirde temyiz talebinin reddedileceğine ilişkin" ihtarat ile tebliğ edilmesi zorunluluğuna uyulmaması nedeniyle, sanık ...'e usûlüne uygun şekilde (sanığın cezaevinde olması hâlinde cezaevinde tebliği, aksi hâlde son ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması hâlinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliğ edilerek, tebliğ belgesi ile birlikte verilmesi hâlinde temyiz dilekçesi de eklendikten ve ek Tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dava dosyasının İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.