Cumhurbaşkanına hakaret suçunda, kamu görevlisine hakaretle birlikte fikri içtima ve mahsup hükümleri gözetilmeden eksik incelemeyle verilen istinaf ret kararının Yargıtay tarafından bozulması.
Özet: Cumhurbaşkanına hakaret suçundan verilen mahkûmiyet hükmünü onayan istinaf kararının, sanığın aynı olayda görevli kamu görevlilerine hakaret suçundan da yargılanması nedeniyle, ilgili davanın akıbeti araştırılıp mümkünse birleştirilmesi, aksi halde tüm delillerin fikri içtima ve mahsup hükümleri nazara alınarak birlikte değerlendirilmesi gerekliliği göz ardı edilerek eksik inceleme yapıldığı ve hukuki durumunun tayin edilmediği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Ceza Dairesi         2023/14695 E.  ,  2026/162 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/185 E. 2023/877 K.
SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın atılı suçu işlemediğine, kolluk tarafından bu yönde düzenlenen tutanağın oluşa ve gerçeğe aykırı olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık müdafiinin belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi ceza hukukuna ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Cumhurbaşkanına hakaret ile kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunun birlikte işlenmesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 299. ve 125. maddelerinin ihlal edilmesine karşın, eylemin tek olması nedeniyle, aynı Kanun'un 44. maddesi gereğince daha ağır hüküm içeren 5237 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca hüküm kurulmasının gerekmesi ve dosya kapsamından, aynı olayda görevli polis memurlarına yönelik söylediği sözler nedeniyle sanık hakkında kamu görevlisine hakaret suçundan da dava açıldığının anlaşılması karşısında, bahse konu dosyanın akıbeti araştırılarak mümkün olması halinde birleştirilmesi, aksi halde usulüne uygun şekilde dava dosyasının incelenmesi ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek, fikri içtima ve mahsup hükümleri de nazara alınıp sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma sonucunda yazılı şekilde hüküm verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.01.2026 tarihinde karar verildi.