Tacir veya şirket yöneticileri dolandırıcılığı suçlamasıyla yargılanan sanıkların eylemlerinin basit dolandırıcılık kabul edilip zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi.
Özet: Sanıkların, mağaza açılışı ve hediye dağıtımı vaadiyle ödeme planları imzalatarak haksız menfaat temin ettikleri iddiasıyla "tacir veya şirket yöneticilerinin dolandırıcılığı" suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz incelemesinde, sanıkların tacir veya şirket yöneticisi olmadığının ve eylemlerinin basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağının tespiti üzerine, bu suç için kanunda öngörülen dava zamanaşımının mahkumiyet tarihinden temyiz incelemesine kadar geçmiş olması nedeniyle, katılan vekilinin temyiz talebi yerinde bulunarak hükümlerin bozulmasına ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu durumda, sanıklar hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı sebebiyle düşmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/103 E., 2015/66 K.SUÇ : Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığıHÜKÜMLER : MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, katılan ...'in hükmü temyiz ettikten sonra öldüğü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 243.ü maddesi uyarınca katılmanın hükümsüz kaldığı ve gerekçeli kararın kendilerine tebliğ edilmesine rağmen katılanın mirasçıları tarafından hükmün temyiz edilmediği; katılan ... vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:A. Katılan ...'in temyiz isteğinin incelenmesindeKatılan ...'ın UYAP'tan alınan güncel nüfus kaydına göre hükümden sonra 04.12.2018 tarihinde ölmesi nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nın 243. maddesi uyarınca katılmanın hükümsüz kaldığı, Dairemizin 27.05.2025 tarihli ve 2021/20238 Esas, 2025/6665 Karar sayılı tevdii kararı üzerine gerekçeli karar kendilerine tebliğ edilmesine rağmen katılanın mirasçıları tarafından hükmün temyiz edilmediği anlaşılmakla; dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Katılan ...'a yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme ilişkin katılan vekilinin temyiz isteğinin incelenmesinde; Sanıkların, bir mağaza açacaklarını, çekiliş yaptıklarını, mağazanın açılışı için hediye dağıttıklarını söyleyip tencere takımı, fırın vs. verdikleri toplamdaki değerin taksitlendirilip ödeme planını imzalattıkları, taksit tutarlarını ödersiniz diyerek, katılan ve mağdurlardan haksız menfaat temin ettikleri iddia olunan olayda, dosya kapsamındaki vergi levhasında mükellefin sanık ... olduğu, ticaret unvanının olmadığı, yine kapıdan satış yetkisi ve katılana teslim edilen fatura evrakında " ..." ibaresinin yer aldığı, sanıkların şirket adına hareket edip, satış işlemi yaptıklarına dair herhangi bir delil bulunmadığı anlaşılmakla, tacir veya şirket yöneticisi olmadıkları anlaşılan sanıkların eylemlerinin sübutu halinde, 5237 sayılı Kanun'un 157. maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı belirlenerek yapılan incelemede;Sanıklara yüklenen "dolandırıcılık" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan, sanıklar hakkında mahkumiyet kararlarının verildiği 19.03.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan ... vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 21.10.2025 tarihinde karar verildi.