İşçinin eksik bildirilen hizmet süresi, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile avukatlık ücreti talepleri üzerine Yargıtaya taşınan istinaf kararı temyiz incelemesi.
Özet: Bir işçi, SGK primlerinin eksik yatırılması, fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram çalışmalarının ödenmemesi, mobbing gibi nedenlerle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini belirterek kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla mesai ve tatil ücretleri talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, işverenin SGK kayıtlarında usulsüzlük yapması nedeniyle haklı feshi ve yıllık izin alacağını kabul etmiş, ancak diğer alacakları ispatlanamadığı gerekçesiyle reddetmiştir. İstinaf mahkemesi, çalışma süresi ve ispat konularında ilk derece kararını onamış, sadece yıllık izin alacağındaki faiz başlangıcını düzeltmiştir. Davacının temyiz itirazları arasında hizmet süresinin hatalı hesaplandığı, tanık beyanlarının yeterince dikkate alınmadığı, fazla çalışma ve tatil alacaklarının reddinin haksız olduğu iddiaları yer almış olup, Yargıtayın incelemesinde davacının bu itirazlarının bir kısmının yerinde olduğu belirtilmiştir.

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/617 E., 2025/1217 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Erdemli 1. Asliye Hukuk (İş) MahkemesiSAYISI : 2021/258 E., 2023/27 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2005-12.07.2021 tarihleri arasında davalı bünyesinde doğrama ustası olarak çalıştığını, son ücretinin 4.000,00 TL olduğunu, müvekkiline davalı işveren tarafından rızası olmaksızın fazla çalışma yaptırıldığını, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalışmasına devam ettiğini, karşılığı ücretlerin ödenmediğini, müvekkilinin pazar çalışmasına gelmek istemediği durumda psikolojik tacize (mobbing) maruz kaldığını, bilgisi dışında Sosyal Güvenlik Kurum (SGK) kayıtlarında girdi çıktı yapıldığını öğrendiğini, primlerinin gerçek üzerinden yatırılmadığını, açıklanan nedenlerle iş sözleşmesinin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini belirterek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı uyarınca davacının davalı bünyesinde 9 yıl 1 ay 27 gün süresince en son net 4.000,00 TL ile çalıştığının anlaşıldığı, davacının ücretinin 4.000,00 TL olmasına rağmen SGK'ya primlerin asgari ücret üzerinden yatırılmış olduğunun tespit edildiği, buna göre iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedildiğinin kabul edildiği, davacı asılın beyanı ile davalı tarafın yıllık ücretli izin kullanıldığına ilişkin dosyaya yazılı belge sunmaması karşısında davacının kıdemine göre hak kazandığı yıllık izin karşılığı ödenmeyen yıllık ücretli izin alacağı bulunduğu, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunduğuna ilişkin iddianın davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının SGK kayıtlarında gösterilen süreler dışında davalı işyerinde çalıştığına ilişkin iddiasını ispatlayamadığı kabulü ile çalışma süresinin kayıtlara göre belirlenmesinin yerinde olduğu, ispat yükü üzerinde bulunan davacının fazla çalışma yaptığı, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığına ilişkin iddiası ispatlayamadığı, buna göre ilgili taleplerin reddine dair verilen kararın yerinde olduğu, davacının bu yönelere ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı; ancak davalının 19.07.2021 tarihinde temerrüde düşürüldüğü gözetilmeksizin hüküm altına alınan yıllık ücretli izin alacağına dava tarihinden faiz işletilmesinin hatalı olduğu, davacının bu yöne ilişkin istinaf itirazının yerinde bulunduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkilinin 2005 yılından itibaren davalı işyerinde kesintisiz olarak çalıştığını, İlk Derece Mahkemesince bu hususta yeterli araştırma yapılmadığını itirazlarının karşılanmadığını, buna göre kıdem tazminatının eksik hesaplanarak hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu,2. Davacı tanıklarının beyanlarının hükme esas alınmamasının hatalı olduğunu,3. Eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu,4. Müvekkilinin fazla çalışma yaptığı, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığına ilişkin iddialarının tanık beyanları ile ispatlandığı, tanık beyanlarının dikkate alınmamasının hatalı olduğunu,5. Davalı tarafın vekil ile temsil edilmemesine karşın lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tespit edilen hizmet süresinin doğru olup olmadığı, davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretine hak kazanıp kazanmadığı ve vekâlet ücretine ilişkindir.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Yargılama sırasında vekil ile temsil edilmeyen davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeple;1. Davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin "Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 30.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine," şeklindeki (ğ) alt bendinin hüküm fıkrasından tamamen çıkartılmasına ve devam eden bent numaralarının buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.