İpotekli ilamsız icra takibinde cari hesaba dayalı itirazın kaldırılması talebinde, hesap kat ihtarının tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK 68 şartları oluşmadığından tazminat hükmedilemeyeceği hakkında.
Özet: Bu içtihat, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan ilamsız icra takibinde, cari hesaba dayalı limit ipoteği için hesap kat ihtarının asıl borçluya tebliğ edilmemesi nedeniyle, alacaklının itirazın kaldırılması talebinin İcra ve İflas Kanununun 68/1 maddesi kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte bir belgeye dayanmadığına, alacağın varlığının tespiti için esaslı bir yargılama gerektiğine ve bu nedenle itirazın kaldırılması talebinin reddedilmesinin doğru olduğuna, ancak işin esasına girilmemesi nedeniyle alacaklı aleyhine %20 tazminata hükmedilmesinin isabetsiz olduğuna hükmetmiştir.
12. Hukuk Dairesi         2025/4447 E.  ,  2025/7614 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değilse de;
İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibinde ipotek verenin örnek 9 ödeme emrine icra dairesinde itiraz ettiği alacaklının icra mahkemesine verdiği dilekçe ile itirazın kaldırılmasını talep ettiği görülmektedir. Borca itirazın incelenmesi İİK’nun 150/a maddesinde düzenlenmiş olup, anılan hükme göre ödeme emrine itiraz hakkında 62'den 72. maddeye kadar olan hükümler uygulanır. Aynı maddenin birinci bendinde “ipotek bir cari hesap veya işleyecek kredi vesaire gibi bir mukavelenin teminatı olarak verilmiş ise icra mahkemesi bu mukavele ve bununla ilgili sair belge ve makbuzları 68. inci maddedeki esaslara göre incelemek yetkisini haizdir.” Bu hükme göre icra mahkemesi ipotekle temin edilmiş bir kredi sözleşmesini ve bu kredi sözleşmesi gereğince yapılmış olan ödemeleri belgeleyen makbuzları İİK’nun 68 inci maddedeki esaslara göre inceler. İcra mahkemesi inceleme sonucunda belgenin kayıtsız şartsız bir borç ikrarı içerdiği sonucuna varır ve borçlu da borcu ödediğini İİK’nun 68 inci maddesindeki esaslara göre ispat edemez ise itirazın kesin kaldırılmasına karar verir.
İİK’nun 68/1. maddesi uyarınca ilamsız icra takibi itiraza uğrayan alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye dayanıyorsa icra hukuk mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Maddenin son fıkrasında ise itirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde borçlu, takibin aynı nedenlerle reddi halinde ise alacaklının diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmi tazminata mahkum edileceği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda alacaklı şirket tarafından ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesaba dayanılarak borçlu ve ipotek veren aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip yapılmış, takip dayanağı ipotek limit ipoteği olup, bu ipoteğe dayalı olarak çıkarılan hesap kat ihtarı asıl borçluya tebliğ edilmediği göz önünde bulundurulduğunda, ancak itiraz edilmeyen bir ihtarname 68’deki belge niteliği kazanacağından, bu sebeple alacaklının takibi İİK.nun 68/1. maddesi kapsamında itirazın kaldırılmasını sağlayacak bir belgeye dayanmadığı
gibi alacağın varlığının tespiti, borçludan talep edilip edilemeyeceği yargılamayı gerektirir. Bu nedenle işin esasına girilmemesi nedeniyle alacaklının İİK’nun 68/7.maddesi uyarınca tazminata mahkum edilmesi isabetsiz olup kararın belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ:
1-Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 16.04.2025 tarihli ve 2024/243 Esas-2025/1131 Karar sayılı kararının, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesi ile uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddeleri uyarınca (KALDIRILMASINA),
2-Büyükçekmece 3. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 13.11.2023 tarihli ve 2023/186 Esas-2023/175 Karar sayılı kararının hüküm fıkrasının tazminata yönelik 2 numaralı bendinde yer alan "2-.... dosyadaki 2.494.552,00 TL asıl alacağın %20’si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine" ibaresinin çıkartılarak, yerine " şartları oluşmadığından adı geçen davacı lehine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına" ibaresinin yazılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, karar düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.11.2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.