Yurt dışı iş ilişkisinde kıdem ve ihbar tazminatı talebi, uygulanan Rus hukuku ve zamanaşımı nedeniyle reddedilen davanın temyiz incelemesi sonucu bölge adliye mahkemesi kararının onanması.
Özet: Yurt dışında çalışan işçinin haksız fesih iddiasıyla talep ettiği kıdem ve ihbar tazminatları davasında, taraflar arasındaki iş sözleşmesinde kararlaştırılan ilgili ülke hukukunun (Rus hukuku) uygulanması gerektiği, Rus hukukundaki uzamış zamanaşımı süresi dahi gözetilerek davanın bu süreler içinde açılmadığı ve bu nedenle alacakların zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddedilmesi yönündeki ilk derece ve istinaf kararlarının hukuka uygun bulunarak onanması kararlaştırılmıştır.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2835 E., 2025/2345 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 65. İş MahkemesiSAYISI : 2022/337 E., 2024/257 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2014-2018 yılları arasında davalının yurt dışı şantiyelerinde boru montaj formeni olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız bir şekilde sona erdirildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, yurt dışında çalışan davacıya yabancı hukuk kurallarının uygulanması gerektiğini, davacıya 2016 yılı Eylül ayında kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bireysel iş sözleşmesinde uyuşmazlık hâlinde çalışılan ülkenin mevzuatının uygulanacağının kararlaştırıldığı, dava konusu uyuşmazlık hakkında çalışılan ülke hukuku olan Rus hukukunun uygulanması gerektiği, ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesi dikkate alındığında dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, davalıya ait ...'da bulunan işyerinde 13.04.2015-31.12.2016 tarihleri arasında çalıştığı, taraflar arasında imzalanan bireysel iş sözleşmesinin 16. maddesinde, sözleşmenin sona ermesi ve fesih durumunda çalışılan ülke hukukunun uygulanacağının taraflarca kararlaştırıldığının belirlendiği, ... Fedarasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesindeki 3 aylık zamanaşımı süresinin 03.07.2016 tarihinde 1 yıla çıkarıldığı, 31.12.2016 tarihinden itibaren dava tarihi olan 04.08.2022 tarihine kadar bir yıllık sürenin geçtiği, davacının dava tarihi ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin içtihadı değiştirme tarihi arasında geçen süre ve yerleşik uygulama hâlini alması nedeniyle davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Karşı vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, 2. Anayasa Mahkemesinin ilgili kararı dikkate alındığında somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini,3. Rus hukukunda uygulamaya yönelik görüş yazısının incelenmesinden açıkça görüleceği üzere, sözleşmesinin feshi tarihinden itibaren 3 ay içerisinde dava açılmasını gösteren bir düzenleme bulunmadığını,4. Rus hukukuna göre değerlendirme yapılacaksa dahi mahkemeye başvuru süresinin geçirilmediğinin ve sürelerin yenilenmesi gerektiğinin açık olduğunu, 5. Kamu düzeni ve emredici hukuk kuralları açısından Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, 6. Hukuki güvenlik, belirlilik ve sürpriz karar verme yasağı ilkelerine aykırı davranıldığını,7. Hak arama hürriyetinin de kısıtlandığını ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı def'i ve davanın süresinde açılıp açılmadığı yargılama gideri ve vekâlet ücreti noktalarındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.