11. Ceza Dairesinden kamu kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık mahkumiyetine, dava zamanaşımının dolması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğini belirten bozma ve düşme kararı.
Özet: Yüksek mahkeme, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünü inceleyerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşme ve denetim süresi içinde ikinci suçun işlenme tarihlerine ilişkin dava zamanaşımı durma süresini de dikkate almıştır; ancak en lehe kanun hükümleri uyarınca suç tarihinde geçerli olan dava zamanaşımının mahkumiyet tarihinden itibaren dolduğunu, bu nedenle yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü kurulmasının yasaya aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkemenin kararını bozmuş ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu durumda kendisi doğrudan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/543 E., 2024/24 K.SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıkHÜKÜMLER : MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı CMK’nin 231/8-son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 26.12.2012 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 13.08.2017 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;5237 sayılı TCK’nın 7. ve 5252 sayılı TCK’nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddeleri karşısında; sanığa yüklenen 765 sayılı TCK’nin 503. (5237 sayılı TCK’nin 158/1-d) maddesinde düzenlenen "dolandırıcılık" suçunun Kanundaki cezasının miktarı ve üst sınırına göre, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nın 102/4. ve 104/2. maddelerinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, 03.07.2007 olan mahkumiyet tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü kurulması,Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 14.10.2025 tarihinde karar verildi.