Dolandırıcılık davasında, kesinleşen hükme rağmen hatalı yargılanan sanığın durumu, diğer sanıkların temyiz taleplerinin incelenmesi ve bir sanığın ölümü üzerine davanın hukuki değerlendirmesi.
Özet: Dolandırıcılık suçundan yargılanan bir sanığın hakkındaki mahkûmiyet hükmü daha önce kesinleşmiş olmasına rağmen, usul hatasıyla yeniden yargılanarak ikinci kez mahkûm edilmesi ve bu kararın istinaf mahkemesince hukuka aykırı şekilde incelenerek onanması üzerine, bu sanık yönünden hükmün geçersizliği ve davanın incelenmeksizin iadesine karar verilmiş; diğer sanıklar hakkında ağır ceza mahkemesinde yapılan yeniden yargılama sonucu verilen mahkûmiyet hükümlerinin istinaf ve temyiz incelemelerinde hukuka uygun bulunarak onanmasına karar verilirken, yargılama sonrası ölen bir sanığın davasının düşmesi gerektiği tespit edilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1175 E., 2018/1595 K.SUÇ : DolandırıcılıkHÜKÜMLER : Esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret1. Sanık ... yönünden; sanık hakkında dolandırıcılık suçundan Kocaeli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2016 tarihli ve 2016/278 Esas, 2016/582 Karar sayılı kararıyla TCK'nın 157/1 maddesi uyarınca mahkûmiyet hükmü kurulduğu ve bu sanık yönünden usulüne uygun tebligata rağmen istinaf edilmeyen hükmün kesinleştiği, buna karşılık diğer sanıklar yönünden dosyanın istinaf incelemesi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderildiği, istinaf mahkemesince yargılamanın ağır ceza mahkemesi tarafından yapılması gerektiği gerekçesiyle bozma kararı verilmesi üzerine yeniden esasa kaydedilen yargılama dosyasına taraf olarak hakkındaki hüküm kesinleşen ...'un da sehven kaydedildiği, uzlaşmanın sağlanamaması üzerine sanıklar hakkında Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.01.2018 tarihli ve 2017/331 Esas, 2018/26 Karar sayılı kararıyla yeniden mahkûmiyet hükmü kurulduğu, sanık ...'un hakkında yeniden kurulan ikinci hükmü, diğer sanıkların ise bozma üzerine haklarındaki mahkûmiyet hükümlerini istinaf ettikleri, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince sanık ...'un bozma öncesi hükmü istinaf etmediği göz ardı edilerek üç sanık hakkında da incelemeye konu esastan ret kararı, dolayısıyla sanık ... hakkında diğer sanıklarla birlikte yargılamaya devamla ikinci kez mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşılmış ise de; sanık ...'un hakkındaki hükmün daha önceden istinaf edilmeksizin kesinleşmiş olması nedeniyle bu hususta mahkemece ikinci kez kurulan mahkûmiyet ve bu hükme yönelik esastan ret kararının hukuken geçersiz olduğu ve temyizen incelenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. 2. Diğer sanıklar yönünden; ilk derece mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1.Bozma üzerine Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.01.2018 tarihli ve 2017/331 Esas, 2018/26 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında katılana yönelik dolandırıcılık suçundan ayrı ayrı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157/1, 43/1, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 150.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 28.05.2018 tarihli ve 2018/1175 Esas, 2018/1595 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıkların istinaf başvurularının reddiyle 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanıkların temyizi; suç işleme kastlarının olmadığına ve beraat etmeleri gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇEA. Sanık ... Yönünden Ön inceleme bölümünün (1) numaralı paragrafında izah edilen nedenlerle dosyanın bu sanık yönünden incelenmeksizin mahalline iadesine karar verilmiştir.B. Sanık ... Yönünden1.Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 2 53... . maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak katılanın olumsuz dönüş yapması nedeniyle uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.2. Sanıklardan ... hakkında, zorla ırza geçme suçundan 765 sayılı Kanun'un 416. maddesi uyarınca Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 1996/128 Esas, 1998/275 Karar sayılı ve 01.12.1998 tarihli kararıyla tertip olunan 13... ay 15 gün hapis cezasının sanık tarafından 06.01.2011 tarihinde infaz edilmesi karşısında tekerrüre esas teşkil eden söz konusu mahkûmiyet dikkate alınarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.C.Sanık ... YönündenSanığın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 26.08.2024 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 64. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. IV. KARARA. Sanık ... YönündenGerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının temyizen incelenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla dosyanın bu sanık yönünden mahalline İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanık ... Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, C. Sanık ... YönündenGerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle aynı Kanun'un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5237 sayılı Kanun'un 64. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.10.2025 tarihinde karar verildi.