Hırsızlık, iş yeri ihlali ve mala zarar verme suçlarında istinaf kararının gerekçeli temyiz ile sanık tebligat eksiklikleri nedeniyle Yargıtay tarafından usulden bozulması.
Özet: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi kararının temyiz incelemesinde, temyiz mahkemesi, sanık müdafiine gerekçeli temyiz dilekçesi sunma zorunluluğuna dair usulüne uygun uyarı yapılmadığını ve gerekçeli kararın sanığın kendisine tebliğ edilmediğini belirterek, adil yargılanma hakkı ilkeleri çerçevesinde tespit edilen bu usuli eksikliklerin giderilmesi, yasal tebligat ve temyiz süreçlerinin doğru bir şekilde yürütülmesi için dosyanın yeniden incelenmek üzere bölge adliye mahkemesine geri gönderilmesine karar vermiştir.
2. Ceza Dairesi         2023/16330 E.  ,  2025/20827 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2265 E., 2022/1179 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 29.04.2022 tarihli ve 2022/2265 E., 2022/1179 K. sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;
1.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 29.04.2022 tarihli ve 2022/2265 Esas, 2022/1179 Karar sayılı kararında yalnızca “tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde temyiz yoluna başvurabileceğine” ilişkin ihtarın bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.03.2021 tarihli ve 2019/9.MD-495 Esas, 2021/116 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere 5271 sayılı Kanun'un 294. maddesine uygun şekilde gerekçeli temyiz başvurusunda bulunulması gerektiğine dair herhangi bir ihtarın bulunmadığı anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi tarafından sanık müdafiine "gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 295. maddesinde belirtilen 7 günlük yasal sürede gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulması, aksi takdirde temyiz isteminin reddolunacağı" ihtarını içeren gerekçeli karar tebliğinin yapılması, süresi içerisinde hükmü gerekçeli olarak temyiz etmesi hâlinde temyiz dilekçesi ve buna ilişkin düzenlenecek olan ek Tebliğname ile birlikte, temyiz isteminde bulunulmaması hâlinde ise mevcut hâliyle incelenmek üzere dava dosyasının yeniden Dairemize gönderilmesi,
2.Ayrıca, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 29.04.2022 tarihli ve 2022/2265 Esas, 2022/1179 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın tarafların yokluğunda verildiği ve verilen kararın sanığa tebliğ edilmediğinin anlaşılması karşısında; Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli ve 2019/16-573 Esas, 2022/119 Karar sayılı kararında “Ceza yargılamasında adil yargılanma hakkının bir parçası olarak etkin başvuru yolu, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin (İHAS) 13. maddesi ve CMK'nın 34. maddesinin ikinci fıkrası, Tebligat Kanunu'nun 11. maddesinin son cümlesi ile CMK'nın 35. maddesinin 2. fıkrasındaki düzenlemeler ve müdafii ile vekil arasındaki farklılıklar da gözetildiğinde; sanığın ve müdafisinin yokluğunda verilen hükmün müdafiden başka, kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerekmektedir.” şeklindeki kabul ve ilkeler göz önüne alındığında, gerekçeli kararın sanığa da tebliğ edilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi sebebiyle gerekçeli kararın sanığa tebliğ edildiğine ilişkin evrakın varsa dosyaya eklenmesi, aksi takdirde "gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 günlük yasal sürede gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulması, aksi takdirde temyiz isteminin reddolunacağı" ihtarını içeren gerekçeli kararın (öncelikle sanığın son bilinen adresine tebliğ yapılması, bu adrese tebligat yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliği ile, tebliğ- tebellüğ evrakının ve hükmü temyiz etmesi durumunda temyiz dilekçesinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemi hakkında ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.