Cumhurbaşkanına hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararının, sanığın tutarlı savunmaları ve kesin delil yokluğu gerekçesiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesi tarafından bozulması.
Özet: Cumhurbaşkanına hakaret suçundan yargılanan sanık hakkında, ilk derece mahkemesinin beraat kararını kaldırıp mahkûmiyete hükmeden bölge adliye mahkemesi kararı, sanığın tutarlı savunmaları, olay günü 155i aradığını gösteren bilirkişi raporu, doktor raporunun savunmalarıyla uyumu ve sanık ile tanık polis memurları arasındaki husumet nedeniyle, suçun işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuş; böylece, yetersiz delil yüzünden mahkumiyet kararının hukuka aykırı olduğu ve sanığın beraat etmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
4. Ceza Dairesi         2023/14179 E.  ,  2026/131 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1865 E. 2023/817 K.
SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararına yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince beraat kararı kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; müvekkilinin beyanlarının tutarlı olduğu, tanık olan polis memurlarının tutarsız beyanlarına dayanarak hüküm kurulduğu ve Mahkemenin gerekçeli kararının hayatın olağan akışına aykırı olduğundan bahisle bozulması gerektiğine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanığın suçlamaları kabul etmediği, tanıkların kendisine kötü davranması üzerine 155'i aradığı, olayı başka gören ve duyan kimsenin olmadığı, bu olayla ilgili tutanak tanıkları arasında yaşanan tartışmaya dair başka davadan sanığın beraat kararı aldığı, sanığın mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin delillere ulaşılamadığından bahisle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın, aşamalarda değişmeyen tutarlı savunmalarında hakaret etmediğini söylemesi, bilirkişi raporunda olay günü iki defa 155'i aradığının tespit edilmesi, alınan doktor raporunun sanık savunmaları ile tutarlı olması, sanığın tutanak mümzi tanık polis memurlarına karşı işlediği iddia edilen kamu görevlisine hakaret suçundan beraat ettiği dosyada sanıkla tanık polis memurları arasında husumet bulunması karşısında; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafii ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.01.2026 tarihinde karar verildi.