T.C. Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, marka hükümsüzlüğü ve haksız rekabet davasında tarafların uzlaşmasıyla davanın konusuz kalmasına karar verdi.
Özet: Gayrimenkul sektöründe "..." ve "..." ibareli markaları kullanan davacının, davalı şirketin aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer bir markayı kullanarak haksız rekabet yarattığı ve tescilli markasının hükümsüz kılınması talebiyle açtığı davada, davalının markasının yasalara uygun tescil edildiğini ve iyi niyetli olduğunu savunmasına rağmen, yargılama aşamasında tarafların uzlaşarak bir sulh protokolü imzalaması üzerine mahkeme, davanın sulh nedeniyle konusuz kaldığına karar vererek esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına ve yargılama giderlerinin taraflarca karşılanmasına hükmetmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/29 EsasKARAR NO : 2025/232DAVA : Markanın Hükümsüzlüğü ile Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi, Sonuçlarının Ortadan Kaldırılması DAVA TARİHİ : 11/02/2025KARAR TARİHİ : 23/12/2025KARAR YAZIM TARİHİ : 25/12/2025Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin 1981 yılından bu ayana "..." ve "..." ibareli markalar altında gayrimenkul sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkiline ait markaların SMK uyarınca tescilli olmasa dahi Türkiye'de koruma altında olacağını, ancak davalı şirket tarafından çeşitli gayrimenkul siteleri üzerinde müvekkiline ait markanın aynısını ayırt edilemeyecek surette benzer bir "..."yu profillerinde kullandığının tespit edildiğini, ayrıca davalının ... sayılı "..." ibareli bir marka tescilinin de bulunduğunu, davalının müvekkilinin Türkiye şubesi izlenimi yaratmaya çalıştığını, bu hususların müvekkilinin markadan doğan haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek, müvekkilinin markadan doğan haklarına yönelik haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ve davalı adına ... sayı ile tescilli markanın hükümsüzlüğü ile verilecek hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP ; Davalılar vekili cevap dilekçesi ile, müvekkili adına tescilli "..." markası 35. ve 36. sınıflarda yer alan mal ve hizmetler için TPMK nezdinde tescil edilmek üzere başvurulmuş olup bu başvurunun reddedilmesini gerektiren herhangi bir sebep oluşmadığı anlaşılarak Resmi Marka Bülteni'nde yayımlanmış, marka başvuru süreçlerinde hiçbir itirazın olmaması üzerine markanın müvekkili adına tescil edildiğini, davacı tarafın müvekkili adına tescil edilen markanın kötü niyet taşıdığı yönündeki iddiaları, hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin, gayrimenkul satış ve danışmanlığı alanında sunduğu hizmetlerle adını müşteri memnuniyetine dayalı olarak duyurduğunu ve güvenilir bir çevre oluşturduğunu, iş ve itibarını yıllar içinde edindiği profesyonel deneyim ve müşteri ilişkileriyle inşa eden müvekkilinin, Türkiye’de hiç bir tanınırlığı olmayan davacı üzerinden haksız yarar elde etmesi mümkün olamayacağını, davacı iddialarının haksız ve dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 06/11/2025 tarihli dilekçesi ile, davalılar ile davanın sulh ile sona erdirilmesi yoluna mutabakata varıldığını ve sulh protokolü(taraflar duruşmaya katılarak davayı karşılıklı olarak devam etmediklerini bildiren ortak iradelerini sözlü olarak beyan edeceklerini ve Mahkemeden işbu Sözleşme kapsamında aralarındaki sulhün tasdikini ve davanın sona erdirilmesini isteyeceklerini; davaya ilişkin masrafların masrafı yapan taraf üzerinde bırakılacağını ve karşılıklı olarak birbirlerinden masraf ve vekalet ücreti ile ayrıca herhangi bir maddi ve manevi tazminat talep etmeyeceklerini; bunu da aynı şekilde Mahkeme önünde beyan edeceklerini kabul, beyan ve taahhüt etmektedirler) imzalandığını, bu kapsamda sunulan sulh protokolü gereği sulhun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin 23/12/2025 tarihli duruşmasında davacı vekili beyanı ile, sulh sözleşmesi tasdik edilerek sözleşme hükümlerince karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. Davalı vekili de duruşma beyanı ile, kendilerinin de sulh sözleşmesinin tasdiki ile sözleşme hükümlerince karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin vekaletnamesinden sulhe yetkisinin olduğu ve sunulan sulh protokolünün davayı sonlandırır nitelikte olduğu ve bu haliyle dava konusuz kaldığından taraflar arasında tanzim ve ibraz olunan 06/11/2025 tarihli sulhun tasdikine, sulh protokolünün karar eki sayılmasına, sulh nedeniyle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-Taraflar arasında tanzim ve ibraz olunan 06/11/2025 tarihli sulhun tasdikine, sulh protokolünün karar eki sayılmasına, sulh nedeniyle dava konusuz kaldığından ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Peşin harcın yeterliliğine, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Taraflar arasında tanzim ve ibraz olunan 06/11/2025 tarihli sulh protokolü gereği taraf vekilleri yararına yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Karar kesinleştiğinde harcanmayan avansın yatırana iadesine, 5-Talep halinde kararın taraflara tebliğine, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/12/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır