Sakarya organize sanayi bölgesi için kamulaştırılan taşınmazın bedel tespiti ve vasfının belirlenmesi konusundaki hukuki uyuşmazlık.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve organize sanayi bölgesi adına tescili davasında, ilk derece mahkemesi taşınmazın kamulaştırılmasına ve bedelin ödenerek tesciline karar vermiş; hem kamulaştırıcı idare hem de taşınmaz sahibi tarafından yapılan istinaf başvuruları ise, bölge adliye mahkemesince, dava konusu taşınmazın imar planında organize sanayi bölgesi alanında kalması nedeniyle arsa vasfında değerlendirilmesinde ve emsal karşılaştırma yöntemiyle bedel tespitinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle esastan reddedilmiş olup, taraflar halen taşınmazın vasfı ve tespit edilen bedelin uygunluğu konusundaki itirazlarını sürdürmektedir.
5. Hukuk Dairesi         2025/8620 E.  ,  2025/14682 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1336 Esas, 2025/691 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hendek 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/81 Esas, 2023/40 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ... Organize Sanayi Bölgesi adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 13 05... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın ...Organize Sanayi Bölgesi adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın davacı tarafından satın alınmak üzere bir bedel teklif edildiğini; ancak teklif edilen bedelin mevcut ekonomik şartlar dikkate alındığında çok düşük olduğunu müvekkiline ait taşınmazın vasfının tespit edilerek kamulaştırmasını, yargılama gideri ile ücreti vekâletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile ... Organize Sanayi Bölgesi adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kıymet takdir komisyonu tarafından davalı tarafa teklif edilen bedel ile bilirkişilerce tespit edilen bedel arasında ciddi fark olduğunu, dava konusu taşınmazın tarla vasfında iken yerel mahkemece arsa vasfında değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu durumun bedelin fahiş olmasına sebep olduğunu, taşınmaza araçla girmenin zor olduğunu taşınmazın yol, su, elektrik ve diğer belediye hizmetlerinden yararlandığının gerçekle bağdaşmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline teklif edilen bedelin taşınmazın subjektif özellikleri ve mevcut ekonomik şartlar dikkate alındığı takdirde düşük olduğunu, kamulaştırmaya konu alanın gerçek değerinin çok daha yüksek olduğundan kararın bozulması gerektiğini, taşınmazın bir kısmının kamulaştırılması halinde müvekkilinin geriye kalan alan ile gerçekleştireceği tarımsal ve ticari faaliyetlerin devamının mümkün olmadığını, taşınmazın tamamının tarla olduğunu, konumu itibari ile ... Mahallesi merkezinde ve D-100 İstanbul-Ankara karayoluna cepheli, ... Organize Sanayi Bölgesine sınırda ve kadastral yola cepheli olduğunu, dava konusu parselin ulaşımının kolay olduğunu, bunların müvekkilinin çaba ve emekleriyle gerçekleştiğini, arsa için teklif edilen değerlerin mevcut objektif değerlerle örtüşmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/25000 ölçekli ... Planında, organize sanayi bölgesi alanında kaldığı, Dairelerince Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemedeki konumu da dikkate alındığında, arsa vasfında kabul edilerek emsal karşılaştırma yöntemiyle kamulaştırma bedelinin tespit edilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle tarafların istinaf başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.