Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, spor kulübünün markasına tecavüz eden taklit ürünlerin tespiti ve durdurulması talepli davasında bilirkişi incelemesi ve itirazlar.
Özet: Davacının tescilli spor kulübü markalarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu iddia edilen taklit ürünlerin satışının tespiti, durdurulması ve ürünlere el konulması talebiyle açılan bu davada, davalı ise sattığı ürünlerin orijinal olduğunu ve önceki bilirkişi raporunun yetersizliğini savunmuştur; ancak, dosya kapsamında davalının itirazlarını değerlendirmek üzere atanması kararlaştırılan yeni bilirkişi heyeti tarafından yapılacak inceleme, davacının gerekli gider avansını süresinde yatırmaması nedeniyle gerçekleştirilememiştir.

T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/42 Esas
KARAR NO : 2025/234
DAVA : Markaya Tecavüzün Tespiti ve Durdurulması
DAVA TARİHİ : 17/02/2025
KARAR TARİHİ : 23/12/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 26/12/2025
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin ülkemizin önde gelen spor kulüplerinden biri olduğunu, TPMK nezdinde de birçok marka tescili bulunduğunu, müvekkili adına tescilli markaların tüketiciler nezdindeki çekim gücü ve güvenilir marka algısı nedeniyle kötü niyetli kişilerce müvekkili marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden taklit nitelikteki ürünler üretildiğini ve satışa sunulduğunu, davalıya ait işletmede müvekkili adına tescilli marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden taklit nitelikteki ürünlerin satışa sunulduğu bilgisinin taraflarına ulaştığını, bu davalı tarafın satışa sunmuş olduğu ve ticari amaçla elde bulundurduğu ürünlerin, müvekkilinin markadan doğan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, müvekkili adına tescilli markadan doğan haklara tecavüz teşkil etiğinin tespitini, durdurulmasını ve tecavüz teşkil eden ürünlere el konulmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP ; Davalı cevap dilekçesi ile, dükkanında satılan ürünün orijinal ürün olduğunu, piyasada spot denilen, piyasanın elinde ürün kalmış ve dükkanını kapatan esnaftan ürünleri aldıklarını ve sattıklarını, mağazada bulunan ürünlerde yine bu şekilde aldığım orijinal ürünler olduğunu, davacı şirketin üretip piyasaya, internetten, bayilerinden yada anlaşmalı ortak mağazalardan sattığı ürünleri, piyasadan alıp tekrar satmasının kanunen yasak olmadığını, raporu düzenleyen bilirkişinin bir avukat olup aynı zamanda marka vekili olduğunu, lakin tekstil mühendisi olmadığını, marka vekilinin uzmanlığının logo yada armanın taklit olup olmadığına dair olacağını, görselleri kıyaslayarak bu hususta rapor düzenleyebileceğini, ancak satılan ürünün orijinal ürün olup olmadığı, yani davacı şirketin üretip sattığı ürün olup olmadığı hususunda yetkinliğe ve uzmanlığa sahip olmadığını, böyle iken bu bilirkişinin yapmış olduğu tespit ve düzenlediği rapor hiçbir hükme esas alınamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davacının markadan doğan haklarına tecavüzün tespiti, durdurulması ve taklit nitelikteki ürünlere el konulması taleplidir.
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ..,..,... tescil numaralı "..." esas unsurlu markaların davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir.
Davacı vekilinin delil tespiti talebi üzerine, dosya davalı adresinde inceleme yapılmak suretiyle davalının davacı markasına tecavüzü olup olmadığına ilişkin rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan 18/03/2025 tarihli raporda sonuç olarak, davalıya ait olduğu belirtilen “... Mah. ... Cad. No: 5 (alışveriş fişinde “5/7F” olarak görülmektedir) Esenyurt/İstanbul”
adresinde bulunan “...” tabelalı işyerinde yapılan incelemede, davacının 99/
.... tescil no.lu markasının (aynı zamanda ... sayı ile tanınmış marka olarak da
kayıtlıdır) ve ... tescil no.lu markasının aynen kullanıldığı 1 (BİR) ADET
SVETŞÖRT tespit edildiğini, tespit edilen emtia (svetşört), davacı markalarının 25. sınıftaki tescilleri kapsamında doğrudan
bulunduğunu, tespit edilen marka kullanımının, ilgili ürünün olağan alıcıları nezdinde davacı markaları ile
mutlak suretle iltibasa yol açacağını, tespit edilen ürünün orijinal markalı ürünlerin işçilik ve malzeme kalitesine sahip olmadığı şeklinde değerlendirildiği, inceleme sırasında orijinal olduğuna dair bir beyan ve bunu gösterir
herhangi bir delil (fatura, lisans sözleşmesi vb.) de sunulmadığı belirtilmiştir.
Davalının itirazları dikkate alınarak dosyanın resen seçilen biri marka uzmanı ve bir tekstil uzmanı bilirkişi heyetine; davacı tarafça satın alındığı ileri sürülen ürün üzerinde inceleme yetkisi de verilerek, dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları, taraf iddia ve savunmaları değerlendirilerek davalının davacının markadan doğan haklarına tecavüzünün bulunup bulunmadığına ilişkin rapor düzenlenmesi yönünde her ne kadar ara karar kurulmuş ise de, davacı tarafça süresinde gider avansı yatırılmadığından inceleme yapılamamıştır.
Tüm dosya kapsamı incelenmiş; davacı tarafça davalının iş yerinde sattığı ürünler ile ..,...,... tescil numaralı "..." esas unsurlu markalarına tecavüzde bulunulduğu ileri sürülmüş, davacı tarafın bu iddiasına davalı tarafça iş yerinde satılan ürünlerin orijinal ürün olduğu, piyasada spot denilen, elinde ürün kalmış ve dükkanını kapatan esnaftan ürün aldıklarını ve sattıklarının ileri sürüldüğü, davalının bu iddiası nedeniyle ürünlerin sahte olup olmadığının ve böylece davacının markasal haklarının ihlal edilip edilmediğinin marka bilirkişisi ile birlikte tekstil bilirkişisi tarafından da değerlendirilmesi gerektiği kanaati ile bilirkişi görevlendirilmesi yapılmasına rağmen davacı tarafça bilirkişi ücreti süresinde yatırılmayarak bilirkişi deliline dayanılmaktan vazgeçilmiş olup, tensiben görevlendirilen bilirkişinin dilekçeler teatisi aşamasından önce düzenlediği raporun davacının iddialarını ispatlamaya yeterli olmadığı ve netice itibariyle davacının davasını ispatlayamadığı sonuç ve kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Peşin alınan harcın yeterliliğine, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine,
5-Talep halinde kararın taraflara tebliğine,
Davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/12/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır