Dijital yayın platformu markası sahibi davacının, kendi tescilli ve tanınmış markasıyla görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik gösteren davalıya ait markaların hükümsüzlüğünü, tecavüzün tespiti ve haksız rekabetin önlenmesini talep ettiği marka davası.
Özet: Davacı şirket, dijital yayın platformu markası "..." ile davalıya ait "..." ve "..." markalarının tescilli ve tanınmış kendi markasıyla iltibas yarattığını, marka hakkına tecavüz ile haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek davalı markalarının hükümsüzlüğünü, kullanımının durdurulmasını ve ilgili materyallere el konulmasını talep ederken; davalı taraf, markalarının yasal süreçler sonucu tescil edildiğini ve hatta benzer bir ihtilafta mahkemenin kendi markalarıyla davacı markaları arasında benzerlik bulunmadığına karar verdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

T.C.
İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/136 KARAR NO : 2025/330DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 02/07/2024KARAR TARİHİ : 23/12/2025Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesi : Davacı vekilinin mahkememize ibraz ettiği dava dilekçesinde özetle; Davacı ..., Türkiye genelinde çevrimiçi dizi, film ve eğlence içerikleri sunan dijital yayın platformu “...” markasının sahibi olup, markasını hem Türkiye’de hem de yurtdışında tescilli ve yaygın biçimde tanınmış bir şekilde kullanmaktadır. Davacı, markasının 2020 yılından itibaren Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde farklı sınıflarda tescilli olduğunu, bu markanın yüksek bilinirlik düzeyine ulaştığını, hatta kamuoyunda marka ile doğrudan ilişkilendirilen bir iş modeli ve sektörel faaliyet yürüttüğünü belirtmektedir. Davaya konu ihtilaf kapsamında davacı taraf, davalı ... Ltd. Şti. adına tescilli olan ... sayılı “...” ve ... sayılı “...” markalarının, davacıya ait tescilli ve tanınmış “...” markası ile iltibas yarattığını, halk nezdinde ilişkilendirilme riskine neden olduğunu ve bu durumun marka hakkına tecavüz ile birlikte haksız rekabet teşkil ettiğini iddia etmektedir. Davacı taraf, bu markaların aynı sektörde ve benzer/ilişkili emtialar için kullanıldığını, markaların görsel, işitsel ve kavramsal açıdan büyük benzerlik taşıdığını, “...” ve “...” ibarelerinin “...” markasının ilk ve esas unsurunu taşıdığını ve bu seçimin kötü niyetli olduğunu belirtmektedir. Dava dilekçesinde, Türk Patent nezdindeki çeşitli itiraz süreçleri, kısmi red kararları ve halen derdest bulunan idari ve adli itirazlar da ayrıntılı şekilde sunulmuştur. Bu bağlamda davacı şirket, mahkemeden: Davalı adına tescilli “...” ve “...” markalarının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, Davalının kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitini, Bu markaların kullanımının durdurulmasına, üzerinde bu ibarelerin bulunduğu her türlü evrak, ürün, etiket, ambalaj, sosyal medya, internet sitesi ve tanıtım malzemesine el konularak imha edilmesine, ... alan adının iptaline ve erişimin engellenmesi için Erişim Sağlayıcılar Birliği’ne müzekkere yazılmasına, Davalıya ait sosyal medya hesaplarına (ör. “@...”) Türkiye'den erişimin engellenmesine, Karar özetinin ulusal çapta yayın yapan üç büyük gazeteden birinde ilanına ve ilan giderinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Ayrıca, dava süresince dava konusu markaların üçüncü kişilere devrinin engellenmesi, haksız kullanımın durdurulması ve davalı kullanımına konu olan materyallere el konulması amacıyla teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemektedir. Davacı taraf, yukarıdaki gerekçelerle dava konusu markaların karıştırılma riski, iltibas, kötü niyetli tescil ve tanınmış markaya tecavüz gerekçeleriyle hükümsüz kılınması gerektiğini, talep ve dava etmiştir.Cevap dilekçesi: Davalı vekilinin mahkememize ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili adına 28.10.2021 tarihinde ... sayılı “...” markasının ... Sınıfta tescili için başvuru yapılmış, markanın ... sayılı Resmi Marka Bülteninde kısmi yayımlanmasına karar verildiğini, davacı yanın iş bu davaya konu ... ve ... numaralı markalarını ilgi tutarak 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 6.maddesinin 1,5,9 bentlerince marka yayımına itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı'nın ... tarih, ... sayılı kararı ile müvekkilin başvurusunun 35.sınıftaki bazı hizmetlerin çıkarılarak kalan hizmetler bakımından tesciline devam edileceğininin bildirildiğini, müvekkilin ... sayılı “...” markasının ... tarihli ve ... sayılı tescil yayın bültende ilan edildiğini, müvekkili adına ... tarihinde ... sayılı “...” markasının ... sınıflarda tescili için başvuru yapıldığını, markanın... sayılı Resmi Marka Bülteninde kısmi yayımlanmasına karar verdiğini, davacı yanın iş bu davaya konu ... ve ... numaralı markalarını ilgi tutarak 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 6.maddesinin 1,5,9 bentlerince marka yayımına itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı ... tarih, ... sayılı kararı ile başvurumuzun ....sınıfta ki bazı hizmetlerin çıkarılarak kalan hizmetler bakımından tesciline devam edileceğini bildirildiğini, müvekkilin ... sayılı “...” markası ...tarihli ve ... sayılı tescil yayın bültende ilan edildiğini, davacının taleplerine konu müvekkile ait markaların hükümsüzlüğünden bahsedebilmek için birtakım koşulların beraber bulunması gerektiğini, müvekkil şirketin ... sayılı “...” markası hakkında ... 4 Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince ... E sayılı dosya üzerinden yapılan yargılamayla davacı yan markaları ile müvekkil şirket markaları arasında mehaz kanunun 5/1(ç) maddesine göre benzerlik olmadığından bahisle Kurumun... T, ... sayılı YİDK kararının iptaline hükmedildiğini, müvekkil şirketin ... sayılı “...” markası hakkında ... 3 Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince... E sayılı dosya ile ... sayılı “...” markası hakkında da ... 1 Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince ... E sayılı dosya ile mehaz kanunun 6. Maddesinin 1. Fıkrasına istinaden YİDK kararlarının iptali için kurum ve davacı yanın taraf olduğu dosyalarla yargılama sürdüğünü, müvekkil şirket markası “...”in beyaz fon siyah yayılmış büyük 8 harf 3 hece, “...”in beyaz fon siyah yayılmış büyük 7 harf, davaya dayanak tutulan ... sayılı ... siyah fon sarı 5 büyük harf ... harfi içinde siyah küçük kare 2 hece, ... sayılı “...” ise beyaz fon antrasit renk bitişik kalın 5 büyük harf 2 heceden oluştuğunu, işitsel ve anlamsal bağlamda da tüketicinin algısını etkileyici olan markanın son harflerine bakıldığında müvekkile ait markanın yeni ve kendi bağımsız özelliğini taşıdığının anlaşıldığını, bütünsel değerlendirmeyle müvekkil şirket markası olan “...”in çağrışım yoluyla redde konu diğer markalardan dahi ayırt edilememesinin imkansız olduğunu ve yukarıda açıklanan sebeplerle müvekkil şirkete ait ... sayılı “...” ile ... sayılı “...” markalarının hükümsüzlüğü ve marka haklarına tecavüzün oluşmaması sebebiyle davanın reddini, ayrıca dava dilekçesinin 3-4-5 maddelerinde talep edilen durdurma ve önleme şartları oluşmadığından; el koyma, imha, alan adı iptali,sosyal medya erişim engeli konulması taleplerinin reddi ile Mahkememizin 08.07.2024 tarihli tensip zaptının 12. Maddesinde hükmedilen müvekkil adına tescilli ... ve ... numaralı markaların dava sonuçlanıncaya kadar 3. Kişilere devir ve temlikinin önlenmesine ilişkin tedbir niteliğindeki ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Cevaba cevap dilekçesi: Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İkinci cevap dilekçesi: Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle: cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Deliller:... 3. FSHHM'nin ... Esas sayılı dosyası celp edilmiştir. Yapılan incelemede dosyamızda davalı bulunan şirket tarafından TPMK tarafından verilen YİDK kararının iptaline ilişkin dava açıldığı, dosyanın istinaf incelemesinde olduğu, ilk derece mahkemesinde davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.TPMK Kayıtları: TPMK kayıtları incelendiğinde davacı adına ... tescil numaralı "..." ibareli, ... tescil numaralı "..." ibareli, ... tescil numaralı "..." ibareli , ... tescil numaralı "..." ibareli markaların bulunduğu, davalı adına tescilli markaların ise ... tescil numaralı "..." ibareli marka ile ... tescil numaralı "..." ibareli markanın bulunduğu anlaşılmıştır.Bilirkişi Raporu: 24/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda " Davacıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen “www...com” alan adına ait internet sitesi aktif olarak yayında olduğu, internet sitesi “...” adıyla, çevrimiçi dizi, film ve TV içerikleri sunan bir platform olarak faaliyet göstermekte olduğu, web arşiv sisteminden yapılan incelemede, bu alan adına ait geçmiş kayıtların 2004 yılına kadar gittiği görülmüş ancak 2020 yılından itibaren ise davacıya ait bugünkü davaya konu “...” konseptte yayında olduğu görüldüğü, Davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen “...” alan adına ait internet sitesi ise inceleme tarihimiz itibariyle aktif olmadığı, siteye girişte yalnızca “...” ifadesi görülmekte olduğu, alan adı kayıt bilgileri incelendiğinde, bu alan adının “28.10.2021” tarihinde ... LTD. ŞTİ. adına kayıtlı olduğu, Web.archive.org arşiv sistemi üzerinden yapılan kontrol sonucunda, “...” alan adına ait 2024 yılına ait iki (2) adet arşiv kaydı bulunduğu, ancak bu kayıtlardan erişilebilecek içerik olmadığı, arşivlerin sağlıklı şekilde alınamadığı belirlendiği, Davacı tarafça dosyada sunulan Noter E-tespit görüntüleri incelendiğinde, geçmiş dönemde “...” alan adına sahip internet sitesinin aktif olarak yayında olduğu ve içerik barındırdığı tespit edilmiş olunduğu, bu ekran görüntülerine göre, söz konusu internet sitesi; kullanıcılara farklı altyapılara uygun şekilde (ADSL/VDSL, Fiber, Wifi) internet hizmet paketleri sunmayı amaçlayan bir platform olarak faaliyet göstermekte olduğu anlaşıldığı, Davalıya ait olduğu belirtilen “@...” ... hesabı güncel olarak erişilemez durumda olduğu, yani, ...'da bu kullanıcı adına ait aktif bir profil bulunmamakta olduğu, ... üzerinde yer alan @... kullanıcı adlı sayfa halen yayında olduğu ve profil adının “...” olarak görünmekte olduğu, ilgili sayfada yapılan herhangi paylaşımların / içeriklerin bulunmadığı, Davacı tarafça dosyada sunulan Noter E-tespit görüntüleri incelendiğinde, ... adresine ait ... sayfasının geçmişte aktif olduğu ancak şu anda ki gibi ilgili sayfada yapılan herhangi paylaşımların / içeriklerin bulunmadığı, Taraflara ait markaların, sektörel olarak faaliyet konusu bakımından karşılaştırıldığında, davacıya ait marka olan ...’in; film, dizi, program gibi video içerikleri sunan dijital platform yayıncılığı alanında hizmet verdiği, üye olan abonelerin, barındırılan yayın içeriklerini mobil uygulama, web ve... gibi yollarla izleyebildiği, son yıllarda popülaritesi iyi seviyede olan ve dijital platform yayıncılığı anlamında akla gelen ve bilinen markalardan biri olduğu, Davalıya ait marka olan ... ise; bilişim incelemesinde belirtildiği üzere, kullanıcılara farklı altyapılara uygun şekilde (ADSL/VDSL, Fiber, Wifi) internet hizmet paketleri sunmayı amaçlayan bir platform olarak faaliyet göstermekte olduğunun anlaşıldığı, Davacı şirketin ... marka logosu ve web adresi ile, RTÜK nezdinde İnternet Ortamında Yayın İletim Yetkisi, İnternet TV Yayın Lisansı ve İnternet ortamında İsteğe Bağlı Yayın Hakkı Lisansının bulunduğu, Yukarıda ayrıntılarına yer verilmiş olduğu üzere e davacı marka şekliyle davalı marka şekli kıyaslandığında markalarının işitsel, görsel ve kavramsal olarak yüksek benzerlik taşıdığı, davacı ve davalı markalarının tescilli olduğu sınıfların benzer kabul edilebileceği, Bu bakımdan davacı ve davalı markalarının tescil sınıflarının benzerlik ihtiva ettiği ve davacı marka şekli ile davalı marka şekillerinin yüksek derecede benzerlik gösterdiği dikkate alındığında hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı yönünden nihai değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu, " kanaatini bildirmiştir. Dava ve uyuşmazlık : Taraflar arasındaki dava TPMK nezdinde tescilli bulunan ... tescil numaralı "..." ibareli marka ile ... tescil numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği, davalının kullanımlarının marka hakkına tecavüz ile haksız rekabet niteliğinde olduğunun tespiti, tecavüz eylemlerinin durdurulması, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ile davalıya ait alan adının iptali ile erişim engeli taleplerine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davacı taraf tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, davalının davacıya ait marka ile aynı asli unsuru taşıyan markayı tescil ettirdiğini ve aynı asli unsuru taşıyan markanın kullanıldığını belirterek açılan davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı ise taraf markalarının benzer olmadığını, tarafların iştigal alanlarının farklı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.Gerekçe: Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında davacı adına ... tescil numaralı "..." ibareli, ... tescil numaralı "..." ibareli, ... tescil numaralı "..." ibareli , ... tescil numaralı "..." ibareli markaların bulunduğu, davalı adına tescilli markaların ise ... tescil numaralı "..." ibareli marka ile ... tescil numaralı "..." ibareli markanın bulunduğu, davacı markalarının ... Sınıflarda tescilli olduğu, davalı markalarının ise ... Sınıflarda tescilli olduğu anlaşılmıştır.Hükümsüzlük davası bakımından yapılan incelemede dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda taraf markalarının ayrıntılı olarak karşılaştırıldığı, bu kapsamda davacı markasının "..." asli unsurunu kapsadığı ve tali unsur olarak şekillerin bulunduğu, davalı adına tescilli her iki markanın ise "..." ve "..." şeklinde olduğu, davacı markalarının asli unsuru ile davalı markasının ilk kısmının okunuşlarının aynı olduğu, bu haliyle markalar arasında görsel,işitsel ve kavramsal olarak yüksek benzerliğin bulunduğu, tüketici nezdinde bu markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, ayrıca tarafların iştigal alanları dikkate alındığında markların tescil edildiği sınıflar dikkate alındığında davacı markaları ile davalı markalarının benzerlik gösterdiği, bu haliyle davalı markaları yönünden hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da bu kanaatin bildirildiği anlaşılmakla hükümsüzlük davası bakımından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Markaya tecavüz iddiası bakımından yapılan incelemede mahkememiz dosyasında alınan bilirkişi raporlarında davacı markaları ile davalı kullanımlarının birbirine benzediği, davacı ile davalı kullanım alanlarının birbirine çok yakın alanlar olduğu, bu nedenle ayn veya benzer markaların tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, bu haliyle davalı eylemlerinin marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunun kanaatine varılmakla marka hakkına tecavüz yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Haksız rekabet yönünden ise; yerleşik yargıtay içtihadları doğrultusunda kümülatif koruma ilkesi dikkate alınarak, haksız rekabete dayalı açılan davanın reddine karar verilmesine karar verilmiştir.Yapılan yargılama sonucunda hükümsüzlük davası bakımından açılan davanın kabulüne, markaya tecavüz iddiası bakımından davacının sübut bulan davasının kabulü ile davalının tescil dışı davacı markalarına yaklaşmak sureti ile yapmış olduğu markasal kullanımların markaya tecavüz niteliğinde olduğunun tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, ortadan kaldırılmasın, haksız rekabete ilişkin dava yönünden ise yerleşik yargıtay içtihadları doğrultusunda kümülatif koruma ilkesi dikkate alınarak, haksız rekabete dayalı açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.HÜKÜM: Açıklanan sebeplerle;1- Davacı tarafça davalı aleyhine açılan hükümsüzlük davasının kabulüne- Davalı adına ... sayı ile .... sınıfta yer alan emtialar için tescilli “...” ve ...sayı ile .... sınıfta yer alan emtialar için tescilli “...” markalarının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 2-) Davacı tarafça davalı aleyhine açılan tecavüz davasının kısmen kabulü ile davalının eylemlerinin davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunun tespitine, tecavüz eylemlerinin durdurulmasına, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına,3- Davacının tescilli markalarına iltibas yaratan “...” ve “...” ibarelerinin ve sair iltibas yaratan diğer ibarelerin davalıya ait internet sitelerinde, sosyal medya hesaplarında, iş evrakı ve tanıtım vasıtalarında, ürünlerinde kullanılmasının durdurulması ve önlenmesine, Davacı şirketin marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına; bu amaçla, üzerinde “...” ve “...” ibarelerinin ve sair iltibas yaratan diğer ibarelerin bulunduğu ürün, ambalaj, etiket, kutu, iş evrakı, katalog, ve her türlü tanıtım ve promosyon araçlarına el koyularak imhasına; 4-Davalıya ait olan ihtilafa konu ... alan adının iptaline,5-Davalı yanlara ait “...”, “...” sosyal medya adreslerine Türkiye'den erişimin engellenmesine, karar kesinleştiğinde erişimin engellenmesi kararının uygulanması için Erişim Sağlayıcılar Birliği’ne müzekkere yazılmasına, 6-Davalının davacı adına TESCİLLİ “...” markasına iltibas yaratan her türlü kullanımın durdurulması, her türlü ürün ve araçlar ile her çeşit iş evrakı, kartvizit, tabela, broşür, afiş, katalog gibi her türlü tanıtım vasıtasına görüldükleri yerlerde el konularak adli muhafaza altına alınması, davalının "..." internet sitesine erişimin engellenmesinekarar kesinleştiğinde erişimin engellenmesi kararının uygulanması için Bilgi Teknolojileri Kurumu'na müzekkere yazılması7- Haksız rekabete ilişkin davanın reddine 8-Hüküm özetinin karar kesinleştiğinde masrafın davalı tarafça karşılanmak üzere Türkiye'de yayın yapan en yüksek tiraja sahip 3 gazeteden birinde ilanına, 9-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL peşin harcın düşümü ile kalan 187,80 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,10-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL peşin harç+ 427,60 TL başvuru harcı+ 18.000,00 TL bilirkişi ücreti+ 725,00 TL posta/ müzekkere giderleri olmak üzere toplam 19.580,00 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 11- Hükümsüzlük davası bakımından davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,12- Marka hakkına tecavüz davası bakımından davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,13- Haksız rekabet davası bakımından davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,14-Taraflarca yatırılan gider avansından varsa harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.23/12/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır