Yargıtay 4. Ceza Dairesi, sanığın polislere hakaret suçundan mahkumiyetini onayan istinaf kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle temyiz başvurusunu esastan reddetti.
Özet: Sanık hakkında "hakaret" suçundan verilen ilk derece mahkemesi mahkumiyet hükmünün, istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi suretiyle bölge adliye mahkemesince onanmasına yönelik kararın temyiz incelemesinde, sanığın polislere hakaret etmediği, tahrik edildiği ve yanlış anlaşıldığı yönündeki temyiz itirazları reddedilerek, eylemin hukuka uygun olarak sabit görüldüğü, kanuni bağlamda ceza uygulamasında aleyhe temyiz olmaması nedeniyle bozma sebebi teşkil etmeyen küçük bir hata dışında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, hükmün oy birliğiyle onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/3157 E., 2023/105 K.SUÇ : HakaretHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanığın temyiz istemi; polislere hakaret etmediğine, polislerin kendisini tahrik ettiğine, yanlış anlaşıldığına, kararın bozulmasına vesaire yöneliktir.III. GEREKÇESanığın savunması ve mağdurların beyanları ile tüm dosya kapsamından, sanığın mahkûmiyetine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, sanığın temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi uyarınca artırım yapılırken mağdur sayısına göre artırım oranının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,Cezanın eleştiri dışında kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Dörtyol 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,23.10.2025 tarihinde karar verildi.