Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, spor giyim ve ayakkabı sektöründe faaliyet gösteren bir şirketin marka haklarına tecavüzün tespiti ve durdurulmasına hükmetti.
Özet: Spor giyim ve ayakkabı sektöründe öncü bir şirketin tescilli markalarına davalının izinsiz ve taklit ürünlerle ticari amaçla tecavüz ettiğinin tespiti, durdurulması ve ürünlere el konulması talebiyle açılan davada; davalının savunma yapmaması ve duruşmalara katılmaması üzerine, yapılan delil tespiti ve bilirkişi incelemeleri sonucunda, davalının işyerinde davacı markalarını birebir taşıyan taklit spor ayakkabıların bulunduğunun sabit görülmesiyle, mahkeme, davacının marka haklarına yönelik tecavüzü kabul ederek ihlalin tespiti, durdurulması ve tecavüz teşkil eden ürünlere el konulmasına hükmetmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/45 Esas
KARAR NO : 2025/246
DAVA : Markadan Doğan Haklara Tecavüzün Tespiti ve Men'i
DAVA TARİHİ : 17/02/2025
KARAR TARİHİ : 25/12/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 26/12/2025
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkil, şirketin , spor giyim ve ayakkabı endüstrisinde kaliteli ürünleriyle tanınan öncü bir marka olduğunu, 1906'da Boston'da kurulan şirketin, yıllar içinde yenilikçi tasarımları, dayanıklılığı ve rahatlığı ile tanındığını, bu anlamda TPMK nezdinde ..,..,..,..,.... sayılı markaların müvekkili adına tescilli olduğunu, ancak hal böyle iken davalı tarafın satışa sunulan ve ticari amaçlı elde bulundurduğu ürünlerin müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini iddia ederek, markaya yönelik tecavüzün tespitini, durdurulmasını ve ihlal teşkil eden ürünlere el konulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligatın yapıldığı, dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi ibraz etmediği gibi, duruşmalara da katılım sağlamadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davalının davacının markadan doğan haklarına tecavüzünün tespiti ve durdurulması taleplidir.
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan gelen kayıtlardan, ..,.,...,...,.... ve ... tescil nolu markaların davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
6769 Sayılı SMK'nın 29/1-b ve c maddeleri ile, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde, tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmanın marka hakkına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir.
Davacının delil tespiti talebi üzerine dosya, davalının davacı adına olan markalardan doğan haklarına tecavüz teşkil eden eyleminin bulunup bulunmadığına ilişkin rapor düzenlenmesi için bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi hazırlamış olduğu 24/03/2025 tarihli rapor ile,
10.03.2025 tarihinde davalı ...’a (TCKN: ... - VKN: ....) ait olduğu görülen “... Mah. ... Cad. No:36 Esenler/İstanbul” adresinde bulunan “....” tabelalı işyerinde yapılan incelemede, davacı markalarını aynen taşıyan kutularıyla beraber 4 (DÖRT) ÇİFT SPOR AYAKKABI tespit edildiğini, tespit edilen emtia (spor ayakkabı) davacıya ait tescilli markaların 25. sınıftaki tescilleri kapsamında olup, davacı markalarının birebir kullanıldığı görüldüğünü, tespit edilen marka kullanımının, ilgili ürünün olağan alıcıları nezdinde davacıya ait markalarla mutlak suretle iltibasa yol açacağını, tespit edilen ürünlerin orijinal markalı ürünlerin işçilik ve malzeme kalitesine sahip olmadıkları değerlendirildiğini, inceleme sırasında orijinal olduklarına dair bir beyan ve bunu gösterir herhangi bir delil (fatura, lisans sözleşmesi vb.) de sunulmadığını bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları, mahallinde yapılan tespit sonucu aldırılan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; Davalının herhangi bir hakkı olmamasına rağmen davacı adına tescilli marka ibaresinin aynısını markanın tescilli olduğu emtia - hizmet sınıfında kullandığı, bu hususun delil tespiti sırasında bilirkişi marifetiyle tespit edildiği ve davalının bu eyleminin davacının SMK 29 maddesi anlamında markadan doğan haklarını ihlal ettiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın KABULÜ İLE, davalının davacının "..." , "..." ve "...." esas unsurlu markalarından doğan haklarına tecavüzünün tespitine, ihlalin durdurulmasına, tecavüz teşkil eden ürünlere el konulmasına,
2-Peşin alınan harcın yeterliliğine, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 1.230,80 TL dava ilk masrafı, 895,00 TL tebligat-tezkere ücreti ve 7.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.125,80 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine,
6-Talep halinde kararın taraflara tebliğine,
Davacı vekilinin yüzüne karşı , davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/12/2025
Katip ...
✍e-imzalıdır
Hakim ...
✍e-imzalıdır