KHK 696 ile sürekli işçi kadrosuna geçen işçinin ücret farkları ve diğer alacaklarının hatalı hesaplandığı iddiasıyla temyiz başvurusu inceleniyor.
Özet: Çalışanın 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilmesi sonrası ücretinin düşürüldüğü iddiasıyla fark ücret, ikramiye, ilave tediye, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile gece zammı alacak talepleri üzerine, ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne dair kararı sonrasında davalının temyizi miktardan reddedilmiş, davacı ise toplu iş sözleşmelerinin hatalı uygulandığını, sürekli bakım gerektiren işte tam gün ve aralıksız çalıştığını, hesaplama döneminin ve mahsup işleminin eksik/hatalı olduğunu ve ücretinin tek taraflı düşürüldüğünü ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/399 E., 2025/1536 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 52. İş MahkemesiSAYISI : 2022/345 E., 2024/433 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Somut uyuşmazlıkta, 696 sayılı Olağanüstü Hâl Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçen davacının, ücretinin eksik ödendiği iddiasına bağlı talebinin bulunmadığı, talep konusu alacakların dönemsel mahiyette olduğu ve davalı bakımından temyiz kesinlik sınırını aşacak şekilde ileriye yönelik bir etkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve davalı tarafça temyize konu edilen toplam miktarın karar tarihi itibarıyla bölge adliye mahkemeleri tarafından verilen kararların kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... ile dava dışı alt işverenler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında davacının alt işveren işçisi olarak davalı Bakanlığa ait işyerinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışırken 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra ücretinin düşürüldüğünü, bundan dolayı ücret farkı, ikramiye farkı, ilave tediye farkı alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacakları ile gece zammı, hafta tatili, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ücret politikasının hukuka uygun olduğunu ve davacının ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının sürekli işçi kadrosuna geçiş sürecinde imzalanan sözleşmede asgari ücretin belirli oran fazlasına yönelik bir düzenleme bulunmadığı ve ücret bordroları, puantaj kayıtları ile yasal mevzuat dikkate alınarak hazırlanan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun miktardan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;a. Fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile gece zammı alacak talepleri yönünden yapılan değerlendirmede toplu iş sözleşmelerinin hatalı uygulandığını,b. Davacının çalıştığı Kurumda bakıma muhtaç kişilere hizmet verildiği de gözetildiğinde davacının aynı çalışma sisteminde çalıştığının kabul edilemeyeceğini, sürekli bakım ve gözetim gerektiren kişilere hizmet veren davacının tam gün çalıştığını, işin doğası gereği çalışmaya ara vermesinin mümkün olmadığını, bu durumda fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ile gece zammı alacaklarına hak kazandığını, hükme esas alınan rapor ve dolayısıyla hükmün eksik incelemeye dayandığını, c. Hesaplama döneminin taleplerine göre eksik olduğunu, talebin davacının kadroya geçiş tarihi olan 02.04.2018 tarihi ile arabuluculuk son tutanak tarihi arasında olduğunu, davacının, davalı işyerinde özellikle salgın döneminde hiç dışarı çıkmadan ve ara dinlenmesi olmadan çalıştığını, nöbet devrinin 1-10-14 günlük periyotlarla yapıldığını,d. Mahsubun ilgili olunan aydan yapılması gerekirken toplam alacak üzerinden uygulanan mahsup işlemiyle yapılan hesaplamanın hükme esas alınamayacağını, hesaplama döneminin taleplerine rağmen eksik olduğunu,e. Davacının ücretinin davalı işveren tarafından tek taraflı olarak ve hiçbir dayanağı olmaksızın düşürüldüğünü ileri sürmüştür. 2. Davalı vekilinin temyiz istemi kesinlik sınırı nedeniyle reddedildiğinden temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti ile talep edilen fark alacaklarının bulunup bulunmadığı ve fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ile gece zammı ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanması hususundadır.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;A. Davalı Temyizi YönündenDavalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,B. Davacı Temyizi YönündenTemyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.