İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen, spor giyim ve ayakkabı sektöründe öncü bir markanın taklit ürün satışlarına yönelik delillerin tespiti istemli davası, davacının feragat etmesi nedeniyle reddedilmiştir.
Özet: Spor giyim ve ayakkabı sektöründe öncü markasına ait tescilli markalarının belirli bir adreste taklit/sahte ürünlerle ihlal edildiğini, bu durumun marka itibarına ciddi zarar verdiğini ve standartlara uygun olmayan ürünlerin satıldığını ileri süren davacı, ileride açacağı tazminat davalarına esas oluşturmak amacıyla keşif ve delil tespiti talebinde bulunmuştur; ancak yargılama sürecinde davacının davasından feragat etmesi üzerine mahkeme, davanın feragat nedeniyle reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve peşin yatırılan harcın kalan kısmının davacıya iadesine hükmetmiştir.

T.C.

İSTANBUL
2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/114 Esas
KARAR NO : 2025/321
DAVA : Marka (Delillerin Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ : 11/06/2025
KARAR TARİHİ : 19/12/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Delillerin Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava Dilekçesi: Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 12 adet marka kaydının davacı adına tescilli bulunduğunu, müvekkilinin spor giyim ve ayakkabı endüstrisinde kaliteli ürünleriyle tanınan öncü bir marka olup 1906'da ...'da kurulan şirket, yıllar içinde yenilikçi tasarımları, dayanıklılığı ve rahatlığı ile tanındığını, ayakkabıları, performans odaklı teknolojileri ve ikonik "..." logosuyla sporcuların ve sokak modası meraklılarının tercihi haline geldiğini, ..., hem spor salonunda performansı destekleyen hem de günlük kullanıma uygun şık tasarımlarıyla sektörde kendine sağlam bir yer edinmiş bir marka olduğunu, müvekkil tarafından üretilen orijinal ürünler sadece lüks mağazalarda satıldığını, müvekkil tarafından üretilen ürünlerin kesinlikle basit işyerlerinde ve her tüketicinin kolaylıkla ulaşabileceği yerlerde satılmadığını, müvekkili tarafından yapılan araştırmalar neticesinde karşı tarafa ait “... isimli iş yerine sırt verildiğinde sol yandaki ... Kanatlandırır tabelalı” işyeri adresinde Müvekkiline ait tescilli markaların aynısının kullanılmış olduğunu taklit/sahte giyim ve diğer başkaca ürünlerin satışının gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, adreste satılan ürünler üzerinde yapılan incelemede; basit nitelikteki kumaş ve malzemeler ile üretim yapıldığını, hiçbir üretim standartlarına uyulmadan üretildiğini, basit ve her tüketici tarafından ulaşılabilen işyerlerde satıldığının anlaşıldığını, ayrıca bu ürünlerin üreticisi ve ithalatçısına ilişkin hiçbir bilgi bulunmadığını, ayrıca lisans konusunda da herhangi bir kayıt bulunmadığını, genel olarak ülkemizde merdiven altı diye tabir edilebilecek atölyelerde üretilen bu ürünlerin, Müvekkilin marka itibarına da ciddi derece zarar verdiğini, Sınai Mülkiyet Kanunu gereğince, tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılmasının, marka hakkına tecavüz hallerinden birisi ve en önemlisi olduğunu, arz ve izah edilen nedenler ile maddi ve manevi tazminat davalarına somut delil oluşturması amacı ile; Aleyhine tespit talep edilenin “... isimli iş yerine sırt verildiğinde sol yandaki ... tabelalı iş yeri” adresinde ve adrese bağlı depo, mahzen ile başkaca eklentilerde marka vekili bilirkişi ile keşif ve delil tespiti yapılmasına, müvekkiline ait yukarıda belirtilen markalar kullanılarak üretilen ve satılan ürünlerin, etiketlerin, ambalajların, reklam amacı ile yapılmış promosyon ürünlerinin ve başkaca ürünlerin tespit edilmesi halinde ürünlerin tutanak altına alınmasına ve ürün numunelerinden örnek alınmasına, ürün miktarlarının tam bir şekilde tespitinin yapılmasına, Tespit edilecek ürünlerin, delil tespiti talebinde bulunan müvekkilinin markalarına tecavüz oluşturup oluşturmadığının incelenmesini ve bilirkişi raporu ile ortaya konulmasını, adreste bulunan işletmenin kime ait olduğunun tespiti amacı ile vergi levhası ve işyeri ruhsatının tespit edilmesini talep ettiklerini beyanla mahkememizde açılan davanın kabulüne dair karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin Mahkememize ibraz ettiği 16/12/2025 tarihli dilekçesinde davasından feragat ettiği anlaşılmıştır.
Feragat ve kabul beyanı dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak ileri sürülebilir. Sonuç doğurması karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığından feragat dilekçesinin tebliği gerekli değildir.
Dosyaya toplanan deliller ve dosya kapsamından, davacının davasından, feragat nedeni ile reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasından feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Alınması gereken 205,13 TL karar ve ilam harcının peşin yatırılan 615,40 TL'den mahsubu ile kalan 410,27 TL'nin davacı tarafa iadesine,
3-İşbu dosyada yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalının vekili olmadığından vekalet ücreti hususunda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren esas kararla birlikte 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi.19/12/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸