Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, bir belediye çalışanı tarafından tescilli logo tasarımlarının belediyece izinsiz kullanımıyla ilgili manevi tazminat davasını arabuluculuk şartı eksikliği nedeniyle usulden reddetti.
Özet: Bir tasarımcı, önceki maddi tazminat davasını kazandığı belediye tarafından lisanssız ve izinsiz bir şekilde yaygın olarak kullanılan tescilli logo tasarımları nedeniyle uğradığı manevi zararların tazmini olarak 1.970.000 TL talep etmiştir; ancak mahkeme, davacının zorunlu arabuluculuk tutanağını dava açılmadan önce sunması gerekirken verilen kesin süreye rağmen sunmaması ve arabuluculuğun dava şartının yargılama sırasında tamamlanamayacak nitelikte olması gerekçeleriyle davayı usulden reddetmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/237 Esas
KARAR NO : 2025/251
DAVA : Endüstriyel Tasarım (Manevi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 12/12/2025
KARAR TARİHİ : 30/12/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/12/2025
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin, 09/09/2014 yılından iş akdinin sona erdiği 23/12/2021 yılları arasında ... Belediyesi'nde çeşitli görevlerde çalıştığını, müvekkili davalı nezdindeki görevinden bağımsız olarak tasarım işleri ile uğraştığını, müvekkilin bu uğraşının bilinmesi sebebiyle davalı tarafından ... Belediyesi ve Belediye Başkanı .... için tasarım çalışmaları yapmasının talep edildiğini, müvekkili tarafından ... Belediyesi ve Belediye Başkanı adına logo tasarımları yapıldığını ve bu tasarımların TPE nezdinde ... ve ... tescil numaraları ile müvekkili lehine tescil edildiğini, ne var ki müvekkilinin bu tescilli tasarımlarının davalı belediye tarafından müvekkili ile herhangi bir lisans sözleşmesi olmaksızın, müvekkilinin rızası hilafına haksız bir şekilde kullanıldığını, kamuya sunulduğunu, davalı belediye tarafından haksız bir şekilde kullanılan .... Belediyesi ve Belediye Başkanı ... adına hazırlanan tasarımların (logoların) tamamının müvekkilinin fikri ürünleri olup, kendi tarafından tasarlandığını, ancak davalı belediye tarafından -hiçbir bedel ödenmeksizin- müvekkiline ait bu tasarımların, reklam billboardlarında, belediyenin düzenlemiş olduğu programlarda, belediyenin ve belediye başkanının resmi Twitter hesaplarında, belediyenin dağıtmak üzere hazırladığı promosyon ürünlerin ( kalem, not defter, ajanda, kolonya vs. ) üzerinde kullanıldığını, açıklanan nedenlerle, maddi zararının tazmini için Bakırköy .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ... esas sayılı dosyası ile ikame etmiş oldukları davanın kabulü ile müvekkilin uğramış olduğu maddi zararların davalı tarafından tazminine karar verildiğini, bu kez davalı belediyenin işbu müvekkilinin tasarım haklarına tecavüz niteliğinde işbu eylemleri sebebiyle müvekkilinin uğramış olduğu manevi zararların tazminini için bu davayı açtıklarını, açıklanan nedenlerle, müvekkilinin hak sahibi olduğu tasarımların (logoların) davalı tarafından haksız kullanımı sebebiyle müvekkilinin uğramış olduğu 1.970.000,00 TL manevi zararın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz ile davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava, tasarımdan doğan haklara tecavüz nedeniyle manevi tazminat talebine yöneliktir.
Mahkememizce 12/12/2025 tarihli tensip zaptı ile davacı vekiline 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıkları Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesi uyarınca arabuluculuk tutanağını sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verildiği, verilen süre kesin olduğu için bu süre sonunda arabuluculuk tutanağını ibraz edilmediği takdirde bu yönde beyanda bulunma ve tutanak ibraz etme hakkından vazgeçmiş sayılacağı ve bu hususta dava şartları yönünden inceleme yapılarak karar verileceği hususu ihtaratının yapıldığı, davacı vekiline 17/12/2025 tarihinde tebligatın yapılmasına rağmen bu hususta beyanda bulunmadığı veya arabuluculuk tutanağı ibraz etmediği anlaşılmıştır.
TTK'nun 5/A md'sinde açıkça "dava açılmadan önce" arabuluculuğa başvurma şartının öngörülmüş olması, arabuluculuk dava şartının HMK'da sayılan dava şartlarından farklı ve özel bir dava şartı olarak düzenlenmesi; Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesinde arabuluculuk tutanağının dava dilekçesine eklenmemesi halinde bu hususta 1 haftalık kesin süre verileceğinin ve davanın usulden reddedileceğinin yer alması ve bu usulün HMK'da düzenlenen dava şartı yokluğunda izlenecek usulden farklı olması ve son tahlilde sonraki kanunun öncekine; özel kanunun genel kanuna göre uygulama önceliğinin olması genel prensipleri gereği arabuluculuk yoluna başvurulması dava şartının sonradan tamamlanabilir nitelikte bulunmadığı aksi halin kabulünün, yani yargılama sırasında tamamlanabilir olduğunun kabulünün kanunun getirmek istediği değişikliğin özüne aykırı olacağı, kanunun amacının mümkün olduğunca dava yoluna gitmeksizin uyuşmazlıkları arabuluculuk safhasında çözmek olduğu, zaten yargılaması devam eden uyuşmazlıkta davalının arabuluculuk yolu ile çözüme yanaşmasının zor oluşu, devam eden yargılamada davacıya bu imkanın tanınmasının arabuluculuğu yalnızca tamamlanacak bir formaliteye dönüştüreceği, kanun koyucunun amacının bu olmadığı, bu nedenle "dava açılmadan önce" şeklinde açık ve net bir düzenleme tercih edildiği hukuki ve vicdani kanaatiyle, davacının arabuluculuk yoluna dava açılmadan önce başvurmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davacının davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine,
2-Peşin alınan 33.728,07 TL harçtan, alınması gereken 205,13 TL harcın mahsubu ile arta kalan 33.522,94 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Kalan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi.30/12/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸