Yargıtay 6. Ceza Dairesi, sanığın tehdit suçundan mahkûmiyet hükmünü, somut olayda basit tehdit niteliğinde olduğu halde suç vasfında hata yapıldığı gerekçesiyle bozdu.
Özet: Bir ceza davasında tehdit suçundan verilen mahkûmiyet hükmü temyiz edildiğinde, üst mahkeme sanığın suçu işlediğine dair usul ve yasaya aykırılık bulmazken ve basit yargılama usulünün uygulanamayacağına ilişkin itirazları reddederken, sanığın mağdura gönderdiği "...allahını seviyorsan benimle oynama...", "...yarın sana bu hareketlerin bedelini ödeteceğim anamla zina ederim ki senin yanına kalmıcak senin gibi çok çakal gördüm ama hepsini sinkaf ettim merak etme sen yarın sendeyim çakal telefonu sana yedirmezsem adam değilim" gibi yazılı iletilerin bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda, atılı tehdit suçunun Türk Ceza Kanununun 106/1-2. cümlesi kapsamında "basit tehdit" suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, suç vasfında hata yapıldığına karar vererek, bu hukuka aykırılık nedeniyle yerel mahkeme kararını bozmuştur.

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2022/146 E., 2023/565 K. SUÇ: TehditHÜKÜM: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 14.07.20 21... sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7331 sayılı Yasanın 23. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251. maddesine eklenen “175 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca duruşma günü belirlendikten sonra basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme de gözetilerek, basit yargılama usulünün uygulanamayacağı anlaşıldığından Tebliğname' deki bozma isteyen (2) nolu görüşlere iştirak edilmemiştir. Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak; Sanığın, katılana 23.05.2014 tarihinde "... Allahını seviyorsan benimle oynama, akşamı karakolda geçirdim ne olursun beni belaya buluşturma", 24.05.2014 tarihinde "sen geç dalganı Allah büyüktür karşına çıkınca bak seninle nasıl dalga geçiyorum ..." 28.05.2014 tarihinde "sen çok güzel dalga geçiyorsun ama Allah büyük ansızın yanyana geliriz seninle o zaman dalga geçmek neymiş görürsün", 29.05.2014 tarihinde de "bu hareketi kim yapar biliyormusun yarın sana bu hareketlerin bedelini ödeteceğim anamla zina ederim ki senin yanına kalmıcak senin gibi çok çakal gördüm ama hepsini sinkaf ettim merak etme sen yarın sendeyim çakal telefonu sana yedirmezsem adam değilim" şeklinde yazılı ileti göndermek suretiyle tehdit etmesinden ibaret somut olayda mesaj içeriklerinin bir bütün halinde değerlendirildiğinde sanığa atılı tehdit suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-2. cümle kapsamında basit tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, suç vasfında hata ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,25.11.2025 tarihinde karar verildi.