İşçinin Rusya şantiyesinde haklı fesih olmaksızın işten çıkarılması ve işçilik alacakları talebiyle açılan davada uygulanacak hukuk ile zamanaşımı süresi üzerine temyiz.
Özet: Davacı işçinin Rusyadaki şantiyelerde çalıştığı iddiasıyla kıdem, ihbar ve diğer işçilik alacakları talebiyle açtığı davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, iş sözleşmesinde Rus hukukunun uygulanacağının kararlaştırıldığını ve Rusya Federasyonu İş Kanunundaki mahkemeye başvuru süresinin zamanaşımı niteliğinde olduğunu belirterek davanın reddine karar vermiş; davacı vekili ise temyizinde Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, başvuru süresinin hatalı değerlendirildiğini, bu sürenin kamu düzenine aykırı olduğunu, davalıların önceki savunmaları nedeniyle usuli kazanılmış hak doğduğunu ve sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olduğunu ileri sürmüştür.
9. Hukuk Dairesi         2025/4992 E.  ,  2025/8714 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/108 E., 2025/848 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 80. İş Mahkemesi
SAYISI: 2024/246 E., 2024/117 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketlerin ... şantiyelerinde 2014-2015 yılları arasında 2.500,00 USD ücret ile alçıpan ekipbaşı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı neden olmadan feshedildiğini ve iş sözleşmesinden doğan alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, hafta tatili ücreti, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... (Eski ünvan: ...) vekili; davacının ... iş sözleşmesi ile davalı Şirkette belirli süreli olarak istihdam edildiğini, davacı tarafın talep ettiği konuların ... Federasyonu hukukuna göre değerlendirilmesi gerektiğini, mahkemenin aksi kanaatte olması hâlinde davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının proje kapsamında belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını ve iş sözleşmesinin projenin sona ermesi nedeniyle kendiliğinden sona erdiğini, davacının hak kazanıp da kendisine ödenmeyen hiçbir ücret alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... AŞ vekili; davacının müvekkili Şirketin çalışanı olmadığını, husumet düşmediğini, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacı tarafın talep ettiği alacakların yabancı hukuk hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiğini ve yabancı mahkemelerin yetkisinin tanınması gerektiğini, dava dilekçesindeki iddiaların hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
3. Davalı ... Uluslararası İnşaat Yatırım Sanayi ve Ticaret AŞ vekili cevap dilekçesinde, davacının müvekkili Şirketin çalışanı olmadığını, husumet düşmediğini, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, dava dilekçesindeki iddiaların hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesince verilen 29.12.2022 tarihli kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada, davacının 15.01.2014-31.07.2015 döneminde davalıların ... şantiyelerinde aralıklı çalıştığı, somut uyuşmazlığa ... Federasyonu İş Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği, ... Federasyonu İş Kanunu'nun ilgili hükmünde hak düşürücü sürenin düzenlendiği, dava tarihinin 07.05.2018 olduğu hususu dikkate alındığında bu sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine ve Yargıtayın önceki uygulamasına güvenerek dava açan davacı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalıların ...'da bulunan şantiyesinde 15.01.2014 - 31.07.2015 tarihleri arasında çalıştığı, davacı ile yapılan 15.01.2014 tarihli yurt dışı iş sözleşmesinde talep konusu alacaklar bakımından çalışılan ülke hukukunun uygulanacağının açıkça kararlaştırıldığı, çalışılan ülkenin ... olduğu, ... Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesinde düzenlenen Mahkemeye başvurma süresinin zamanaşımı niteliğinde olduğu, dava tarihi itibarıyla ilgili Kanun’da öngörülen zamanaşımı süresinin geçtiği dikkate alındığında davanın reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini,
2. Mahkemeye başvuru süresi olarak öngörülen sürenin hatalı değerlendirildiğini, eksik incelemeyle karar verildiğini, 3 aylık başvuru süresinin kamu düzenine aykırı olduğunu,
3. Davalıların cevap dilekçelerinde olaya Rus hukukunun uygulanması yönünde savunmalarının olmadığını,
4. Davalıların cevap dilekçesinde ve ıslaha karşı beyan dilekçesinde dava konusu uyuşmazlığa 5 yıllık zamanaşımı uygulanması gerektiğini öne sürdüğünden bu hususta davacının usuli kazanılmış hakkı doğduğunu ve bu hakkının korunması gerektiğini,
5. Sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olduğunu ve bu sebeple de Türk hukukunun uygulanması gerektiğini,
6. Yargıtayın sürpriz karar yasağına aykırı olarak tarafları makul bir süre önceden bilgilendirmeden yabancı hukuk uygulanmasına ilişkin içtihat değişikliğinde bulunmasının hukuka aykırı olduğunu,
7. İŞ-KUR nezdinde imzalanan matbu sözleşme ile taraflar arasında hukuk seçimi yapıldığından söz edilemeyeceğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, davaya konu alacak taleplerinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususlarına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.