Yargıtay 9. Ceza Dairesi, çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları davasında kanun yolu başvuru usul ve tebligat eksiklikleri nedeniyle dosyanın iadesine karar verdi.
Özet: Yüksek Mahkeme, çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlamalarına ilişkin bölgesel mahkeme kararının usul eksiklikleri barındırdığını tespit etmiştir; zira katılan mağdure vekiline kararın usulüne uygun tebliğ edilmediği, suça sürüklenen çocuk müdafiine gerekçeli temyiz dilekçesi sunma zorunluluğu ve yedi günlük sürenin belirtilmediği, ayrıca suça sürüklenen çocuklara yokluklarında verilen kararların tebliğ edildiğine dair bir belge bulunmadığı için dosyanın esasına girmeden, tespit edilen tebligat ve yasal uyarı eksikliklerinin giderilerek yeniden incelenmek üzere bölge adliye mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2017/3102 E., 2018/983 K.SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, özel hayatın gizliliğini ihlalHÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, ret, onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: 1.Katılan mağdure vekiline Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın tebliğine dair dosya kapsamında herhangi bir bilgi veya belgeye rastlanılmadığından, varsa anılan belgenin eklenmesi, aksi halde belirtilen kararın katılan mağdure vekiline usulünce tebliğiyle tebellüğ belgesi ile sunulduğu takdirde temyiz ve cevap dilekçelerinin eklenip, kararın temyizi halinde bununla ilgili ek Tebliğname düzenlenmesi, 2. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40/2. maddesinde “Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.” ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 34/2. maddesinde “Kararlarda, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir.” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, aynı Kanun'un 291/1. maddesinde temyize ilişkin kanuni sürenin belirtilmesinin yanı sıra gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren işlemeye başlayan yedi günlük süre içerisinde gerekçeli temyiz dilekçesi verilmesinin zorunlu olduğuna dair karar tarihinde yürürlükte olan 5271 sayılı Kanun'un 295/1. maddesinin hatırlatılmadığı ve 7499 sayılı Kanun'un 22. Maddesiyle 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici madde 6/1-e bendi uyarınca anılan 295. maddenin uygulanmaya devam olunduğu nazara alındığında, dilekçesinde temyiz sebebi içermeyen suça sürüklenen çocuk ... müdafiine; "5271 sayılı Kanun'un 295/1. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde temyiz nedenlerini bildirir gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulması, aksi takdirde temyiz isteminin reddolunacağı" ihtarını içerir tebligat ile gerekçeli kararının tebliğ edilmesi, süresi içinde kararı gerekçeli olarak temyiz etmesi hâlinde temyiz dilekçesi ve bununla ilgili ek Tebliğname düzenlenmesi,3. Müdafiyle takip edilen davalarda kanun yolu başvurusu için sanığa ayrıca tebligat yapılması gerektiğine dair Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli ve 2019/16-573 Esas, 2022/119 Karar sayılı ilamı da nazara alındığında, suça sürüklenen çocuklar ... ve ...'a yokluklarında verilen kararların tebliğ edildiğini gösteren bilgi ve belgelere dosya içerisinde rastlanmadığı anlaşıldığından, öncelikle istinaf kararının suça sürüklenen çocuklar ... ve ...'a tebliğ edildiğini gösteren bilgi ve belgeler var ise dosya içine konulması, aksi halde anılan tebligat eksikliği giderilerek tebliğ-tebellüğ belgelerinin ve verildiği takdirde temyiz ve cevap dilekçelerinin eklenip, kararın temyizi halinde de bununla ilgili ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra Dairemize iade edilmek üzere esası incelenmeyen dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Oy birliğiyle, 26.11.2025 tarihinde karar verildi.