Müzisyenin eserlerinin 1990lardan itibaren rızası dışında çeşitli platformlarda izinsiz kullanılmasına karşı açılan telif haklarına tecavüzün önlenmesi ve tazmini davası.
Özet: Müzisyen davacı, 1990lardan itibaren eserlerinin davalı tarafından rızası dışında hukuka aykırı şekilde işlenmesi, çoğaltılması ve kaset, CD gibi fiziksel formatlarla ile YouTube, Spotify gibi dijital platformlarda yayımlanması sonucu telif haklarının ihlal edildiğini iddia ederek maddi ve manevi tazminat ile ihlalin önlenmesini talep etmiş; davalının savunma yapmadığı davada, bilirkişi raporuyla davacıya ait müzik eserlerinin davalı tarafından izinsiz olarak çeşitli sosyal ağ ve müzik servis sağlayıcı sitelerde yayımlandığı ve icracı sanatçı olarak umuma iletim hakkının ihlal edildiği tespit edilmiş, ancak tazminat miktarı belirlenememiştir.

T.C.

İSTANBUL
2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/76 Esas
KARAR NO : 2025/264
DAVA : Fikir ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi ve Tazmini
DAVA TARİHİ : 09/03/2023
KARAR TARİHİ : 13/11/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkilinin müzisyen olup, 1990 yılından itibaren müzik eserleri icra etmekte olduğunu, davacının müzik eserlerini ... ismiyle paylaşmakta olup, kamuda halk arasında bu isimle tanınmakta olduğunu, davalı tarafından davacının rızası dışında davacıya ait olan müzik eserlerinin hukuka aykırı şeklide işlendiğini, çoğaltıldığını, çoğaltılmış nüshalarının yayılmış ve her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma arz edildiğini, davacının telif haklarının ihlal edildiğini, yasa ve içtihatlara aykırı olarak davalı tarafından davacının müzik eserlerinden kaynaklı haklarına haksız fiil ile saldırıldığını, taraflar arasında yasanın belirlediği şartlarda yasal geçerliliği bulunan bir anlaşma olmayıp davalı tarafından 1990'lı yıllardan itibaren davacının manevi ve mali haklarına usul ve yasaya aykırı şekilde tecavüz edilmekte olduğunu, davacıya ait olan ait olan ... albümü ve kapsamındaki ..., ... (...), ... (...), ... (...), ...(...), ..., İsim (...), ..., ...(...) şarkıları ve davacıya ait adı geçmeyen diğer umuma arz edilen tüm şarkıları davacının rızası dışında, hukuka aykırı şekilde başta ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve benzer tüm uygulamalarda, kaset ve cd ile umuma arz edildiğini, bunun üzerine davalıya ... 13. Noterliği'nin... tarih ve ... Yevmiye sayılı ihtarnamesinin tebliğ edildiğini, ancak davalı tarafından davacının müzik eserlerinin dava tarihi itibariyle halen yayınlanmakta olup müvekkilinin haklarına hukuka aykırı şekilde tecavüz edilmeye devam edilmekte olduğunu, davacının eserlerini rızası olmadan paylaşan, çoğaltan ve satan davalının, bu eserlerden yüklü miktarda gelir elde ettiğini, ayrıca davalı tarafından ..., ... , ... (...), ..., ... ve ... üzerinden yapılan yayınlardan da gelir elde ettiğini, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacağın belilenebilir hale gelinceye dek 1.000,00 TL maddi , 100.000,00 TL manevi zararın haksız fiil tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava süresince tedbiren, dava sonuçlanınca kesin olarak; davacıya ait eserlerin davalının aktif olarak kullandığı bütün platformlardan (..., ... , ... ( ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ... , ..., ..., ..., ... ve ... vs.) erişimin tedbiren durdurulmasına, yayından kaldırılmasına, içeriğin engellenmesine ve kaldırılmasına, davalı tarafından basılmış olan davacıya ait müzik eserlerini içeren CD, kaset, DVD ve sair belgelerin tedbiren durdurulmasına ve toplatılarak muhafaza altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun olarak tebligat yapılmış olup, davalı taraf süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
Tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılarak kök ve ek raporlar alınmıştır.
Mahkememizce alınan 26/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "...somut olayda davacı icracı sanatçı olarak icra etmiş olduğu müzik eserleri üzerinde münhasıran hak sahibi olduğu için bu icraların “işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletimin”de davacının onayının alınması gerekmektedir. Yukarıda teknik bilirkişi tarafından yapılan incelemelerde dava dilekçesinde yer verilen ve davacı tarafından icra edilmiş ..., ... ( ...), ... ( ...), ... (...), ... (...), ..., İsim (...), ..., ... ( ...) müzik eserlerinin davalı tarafça ... adlı Sosyal Ağ Sağlayıcı sitesinde, ... adlı müzik içerikli Servis ve Yer Sağlayıcı sitesinde, ... adlı müzik içerikli Servis ve Yer Sağlayıcı sitesinde, ... adlı müzik içerikli Servis ve Yer Sağlayıcı sitesinde, ...” adlı müzik içerikli Erişim Sağlayıcı sitesinde, ...” adlı Servis Sağlayıcı sitesinde yayınlanmış olduğu tespit edilmiş olmakla, davalının davaya cevap vermediği ve yapılan yayınlar için davacıdan mali hakların devrine ilişkin beyan ve açıklamada bulunulmadığı dikkate alındığında bu yayınların davacının izni alınmadan yapılmış olması kabulü halinde somut olayda icracı sanatçı olan davacının, FSEK md. 80/1/A-2 kapsamında maddi haklardan “umuma iletim hakkı”nın ihlal edilmiş olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkemece bilirkişi ara kararında “rayiçler dikkate alındığında davacının talep edebileceği tazminatın ne olabileceği” hususunda rapor tanzim edilmesi istenilmiş ise de, hesaplama yönünden heyetimizle uzman bilirkişi bulunmadığından bu yönüyle bir hesaplama yapılamadığı..." yönünde görüş ve kanaate varıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce alınan 16/07/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; "...davacının, maddi tazminat talebi doğrultusunda hesaplama yapabilmek için, davalı tarafından, ihlal edilen haklara yönelik, piyasa rayiç bedellerinin ne olduğu belirlenerek bu rayiç bedeller üzerinden hesaplama yapılması gerektiği, ancak heyetimizde, sektör bilirkişi bulunmadığından, piyasa rayiçlerinin ne olabileceği yönünde tespit ve değerlendirme yapılamadığı, sayın Mahkeme tarafından, heyete sektör bilirkişisi atanması halinde, tespit edilecek piyasa rayiçleri üzerinden, davacı tarafın maddi tazminat talebine yönelik olarak hesaplama yapılabileceği, kök raporda yapılan tespit ve değerlendirmeleri değiştirecek bir husus bulunmadığı..." yönünde görüş ve kanaate varıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce alınan 19/12/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda; "...kök ve ek rapor sonrası İlgili kurumlardan gelen cevap yazıları doğrultusunda, davacı tarafın ihlale konu eserler için davalı taraftan, 2000 yılı için toplamda 9.747,00 TL.” sı, 2004 yılı için toplamda 46.170,00 TL.'sı, 2014 yılı için toplamda 76.950,00 TL.'sı rayiç bedel talep edilebileceği, davacı tarafından, herhangi bir ticari belge düzenlenmediğinden, ayrıca stopaj ve kdv talep etmesinin mümkün olmadığı..." yönünde görüş ve kanaate varıldığı anlaşılmıştır.
Davacı 30/09/2025 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini (9.747,00 TL (x) 3, 46.170,00 TL (x) 3, 76.950,00 TL (x) 3 ) olmak üzere toplam 398.601,00 TL olarak neticelendirmiştir.
Dava, eser sahipliğine dayalı tecavüzün refi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı yukarıda özetlenen bilirkişi raporları ve taraf delilleri ile birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu şarkıların hususiyet taşıdığı ve eser niteliğine haiz olduğu, davacının icracı sanatçı olarak eserleri seslendirdiği, FSEK md. 80/A-2’de icracı sanatçı için mali nitelikli haklardan “İşaret,Ses ve/veya Görüntü Nakline Yarayan Araçlarla Umuma İletim” hakkına yer verildiği, bu madde hükmüne göre bir eseri, sahibinin izniyle özgün bir biçimde yorumlayan icracı sanatçının, bu icranın “işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletimine ve yeniden iletimine ve temsiline izin verme veya yasaklama” hususunda münhasıran hak sahibi olacağı ve bu doğrultuda davacının onayının alınması gerektiği, teknik bilirkişi tarafından yapılan incelemelerde dava dilekçesinde yer verilen ve davacı tarafından icra edilmiş ..., ... ( ...), ... ( ...), ... (...), ... (...), ..., İsim (...), ..., ... ( ...) müzik eserlerinin davalı tarafça ... adlı Sosyal Ağ Sağlayıcı sitesinde, ... adlı müzik içerikli Servis ve Yer Sağlayıcı sitesinde, ... adlı müzik içerikli Servis ve Yer Sağlayıcı sitesinde,... adlı müzik içerikli Servis ve Yer Sağlayıcı sitesinde, ...” adlı müzik içerikli Erişim Sağlayıcı sitesinde, ....” adlı Servis Sağlayıcı sitesinde yayınlanmış olduğunun tespit olunduğu, taraflarca hazırlama ilkesine tabi davada mevcut bilgi ve belgelere göre bu yayınların davacının izni alınmadan yapılmış olduğunun anlaşıldığı, böylelikle icracı sanatçı olan davacının, FSEK md. 80/1/A-2 kapsamında mali haklardan “umuma iletim hakkı”nın ihlal edilmiş olduğu ve davacının sahip olduğu eserlere yönelik mali ve manevi haklar bakımından davalı tecavüzlerin ref'ine karar verilmesi gerektiği, dosya kapsamına göre, davacının eserden kaynaklanan mali haklarının davalı tarafça ihlal edildiği, davacının FSEK 68.maddesinde, sözleşme yapılması halinde isteyebileceği bedelin veya bu kanun hükümleri uyarınca tespit edilebilecek rayiç bedelin üç katını maddi tazminat olarak isteyebileceği, bu madde uyarınca varsayımsal sözleşme ilişkisi kapsamında borç belirlendiğinden kusur ve zararın ispatının aranmayacağı, maddi tazminatın belirlenmesi bakımından emsal araştırması yapıldığı, bu kapsamda 19/12/2024 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınabileceği, bilirkişilerce emsaller dikkate alınarak rayiç bedelin belirlendiği, eserin, ulaştığı alan ve izleyici kitlesi , ihlalin boyutu ve piyasadaki rayiç değerler gibi özellikler dikkate alındığında ihlaller için tespit olunan rayiç bedellerin dosya kapsamına uygun olduğu, ayrıca davacının manevi haklarının da ihlal edildiği, bu doğrultuda ihlalin ağırlığı, tarafların birbirine göre konumları ve ihlalin niteliği kapsamında 50.000,00 TL manevi tazminat talebinin yerinde olduğu ve fazlaya dair talebin reddinin gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının sahip olduğu eserlere yönelik mali ve manevi haklar bakımından davalı tecavüzlerin ref'ine,
2-Maddi tazminat davasının kabulü ile toplam 398.601,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyen reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi zararın dava tarihinden itibaren işleyen reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,fazlaya dair talebin reddine,
4-Karar kesinleştiğinde davacıya ait eserlerin davalının aktif olarak kullandığı bütün platformlardan (..., ... , ... ( ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ... , ..., ..., .., ... .ve ... vs.) erişiminin durdurulmasına, yayından kaldırılmasına, içeriğin engellenmesine ve kaldırılmasına,
5-Kararın ulusal çapta yayın kuruluşunda gazetede bir kez ilanına,
6-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 30.643,93 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 8.694,76 TL (tamamlama harçları+peşin harç) harç düşüldükten sonra eksik kalan 21.749,17 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
7-Davacı tarafından yapılan; 179,90 TL Başvuru Harcı, 8.694,76 TL Peşin+Tamamlama Harcı toplamından oluşan 8.874,66 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-11.920,25 TL (bilirkişi, posta, tebligat gideri) yargılama giderinin davadaki haklılık durumuna göre takdiren 8.940,18 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafından yapılan 1.120,00 TL yargılama giderinin davadaki haklılık durumuna göre takdiren 280,00 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, arta kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden;
a)Eser sahipliğine tecavüzün refi davası yönünden; karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b)Manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 50.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c)Maddi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 63.776,16 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 50.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
12-Fazla yatan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/11/2025
Katip
¸
Hakim
¸