Kamulaştırma bedeli tespiti ve tescil davasında bölge adliye mahkemesinin davalının istinaf talebini değerlendirmeden hüküm kurması üzerine Yargıtayca bozma kararı.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın davacı idare adına tescili davasında, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin ardından, bölge adliye mahkemesinin davalı vekilinin süresinde ve usulüne uygun yaptığı istinaf başvurusunu değerlendirmeden, yalnızca davacı idare vekili yönünden inceleme yaparak esastan ret kararı vermesi hukuka aykırı bulunmuş; bu nedenle, temyiz incelemesi sonucunda bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden değerlendirilmek üzere ilgili mahkemesine gönderilmesine hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1287 Esas, 2025/1501 KararKARAR : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Nazilli 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/2328 Esas, 2024/1068 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili, tapudan yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:İlk Derece Mahkemesi kararına karşı, davalı vekilince istinaf başvuru harcı yatırılmak suretiyle süresinde istinaf yoluna başvurulduğu hâlde, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmediği, istinaf talebinin esası hakkında bir değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 359 uncu maddesine uygun hüküm sonucu oluşturulmadığı anlaşılmıştır.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davalı vekilinin istinaf talebi de değerlendirilerek hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden, yalnızca davacı idare vekili yönünden değerlendirme yapılarak hüküm kurulması hatalı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.KARARAçıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi kararının sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA,Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine, Dosyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.