Suça sürüklenen çocuğun kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunda yaş indirimi yapılmaması nedeniyle kanun yararına bozma istenen kararın, hükümlünün ölümü üzerine cezanın ortadan kaldırılmasına yönelik Yargıtay kararı.
Özet: "Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan bir çocuğa verilen 10 ay hapis cezasının ertelenmesi kararına ilişkin Kanun Yararına Bozma talebinde, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından çocuğun yaşının gerektirdiği ceza indiriminin uygulanmaması nedeniyle hukuka aykırılık ileri sürülmüştür. Yargıtay incelemesinde, bu eksiklik tespit edilse de, hükümlünün temyiz sürecinde vefat ettiği belirlenmiş; bu nedenle Türk Ceza Kanununun 64/2 maddesi uyarınca, hükümlünün ölümü sebebiyle hapis cezasının tamamen kaldırılmasına karar verilerek, ilk mahkeme kararındaki hukuka aykırılık farklı bir gerekçeyle ortadan kaldırılmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/609 E., 2016/93 K.SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmaİNCELEME KONUSU KARAR : MahkumiyetKANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulmasıOsmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının 21.02.2013 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1, 31/3 ve 54. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Osmaniye 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2016 tarihli ve 2015/609 Esas, 2016/93 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62/1 ve 51. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, kararın 21.03.2016 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 02.05.2023 tarihli ve 2022/31719 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.06.2023 tarihli ve KYB-2023/52457 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;"Dosya kapsamına göre, kayden 10/03/1995 doğumlu olup, suçun işlendiği 19/11/2012 tarihinde 15-18 yaş grubu aralığında bulunduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir. "Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇEA. Suça sürüklenen çocuk hakkında, 19.11.2012 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının 21.02.2013 tarih, 2013/1562 Soruşturma, 2013/798 Esas, ... numaralı iddianamesi ile Osmaniye Sulh Ceza Mahkemesine (Çocuk Mahkemesi sıfatıyla) kamu davası açıldığı, Osmaniye 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 03.10.2013 tarihli ve 2013/166 Esas, 2013/655 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, kararın 14.11.2013 tarihinde kesinleştiği,B. Suça sürüklenen çocuğun tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uyamaması üzerine Osmaniye 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.01.2015 tarihli ve 2014/270 Esas, 2015/86 Karar sayılı kararı ile tedavi ev denetimli serbestlik tedbirinin devamına karar verildiği, kararın 02.03.2015 tarihinde kesinleştiği,C. Suça sürüklenen çocuğun tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uyamaması üzerine Osmaniye 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2016 tarihli ve 2015/609 Esas, 2016/93 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62... . maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, kararın 21.03.2016 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır. D. Suça sürüklenen çocuğun, nüfus kaydında 10.03.1995 tarihinde doğduğu anlaşılmakla, suçun işlendiği 19.11.2012 tarihinde 15-18 yaş grubu aralığında bulunduğu, suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Kanun’un 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden fazla ceza tayin edilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.Ancak; UYAP sistemi üzerinden MERNİS’ten alınarak dosyasına konulan nüfus kaydında suça sürüklenen çocuğun 24.03.2024 tarihinde öldüğü belirlendiğinden, 5237 sayılı Kanun'un 64/2. maddesi uyarınca "Hükümlünün ölümü, hapis ve henüz infaz edilmemiş adlî para cezalarını ortadan kaldırır" şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, anılan norm gereğince suça sürüklenen çocuk hakkındaki cezanın ortadan kaldırılmasına karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.E. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/4. maddesinin (d) bendi;"Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle 5271 sayılı Kanun'un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.III. KARARA. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,B. Osmaniye 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2016 tarihli ve 2015/609 Esas, 2016/93 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,Hüküm fıkrasının; "5237 saylı Kanunu'nun 64/2. maddesi gereği suça sürüklenen çocuğun ölümü nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkındaki CEZANIN ORTADAN KALDIRILMASINA" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde karar verildi.