2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa göre taşınmazın kamulaştırma bedeli tespiti ve yol olarak terkini davasında bilirkişi raporu ile kalan alanın değer tespiti itirazlarının temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki süreçte, bir idare tarafından belirli bir taşınmazın küçük bir bölümünün kamulaştırılarak yol olarak terkini ve bedelinin tespiti davası açılmış, ilk derece mahkemesi talebi kabul etmiş, ancak hem davacı idare hem de davalı malik, bilirkişi raporunun yetersizliği, kamulaştırma bedelinin düşüklüğü ve kamulaştırma dışı kalan kısımda meydana gelen değer kaybının dikkate alınmaması gibi gerekçelerle kararı istinaf etmiştir; bölge adliye mahkemesi ise taşınmazın emsal ve resmi birim fiyatlar üzerinden doğru değerlendiğini, davacı idare lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin yerinde olduğunu ve belediyeden alınan yazıya göre kamulaştırma dışı kalan kısmın bağımsız yapılaşmaya elverişli olması nedeniyle değer kaybı iddiasının asılsız olduğunu belirterek her iki tarafın istinaf başvurularını esastan reddetmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/3583 E.  ,  2025/13117 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/1829 Esas, 2024/2338 Karar
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Trabzon 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/300 Esas, 2023/186 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonucunda; İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Trabzon ili, Ortahisar ilçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan 12 26... parsel sayılı taşınmazın taşınmazın 17,59 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın kamulaştırılan kısmının davacı idare adına tescilini yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bedelinin düşük belirlendiğini, arta kalan alanda oluşacak değer düşüklüğününde kamulaştırma bedeline eklenmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu ve emsal taşınmazın tüm olumlu ve olumsuz yönleri tek tek incelenerek üstün ve eksik yanların açıklanması gerekirken bilirkişi raporunda emsal taşınmazın tüm olumlu ve olumsuz yönlerinin incelenmediğini, raporun denetiminin mümkün olmadığını, arsa vasıflı olan taşınmazların bedelinin emsal satış değerine göre belirlendiğini, taşınmaza olabildiğince çok emsal karşılaştırması yapılması; emsal taşınmazların her birinin dava konusu taşınmaza uygunluğunun denetlenmesi; üstün ya da eksik yönlerinin tek tek belirtilmesi gerektiğini, ancak bilirkişi raporunda tüm bu hususların göz ardı edilerek hazırlandığını, raporda imar ve yol durumu, yapılaşma şartları, şehir merkezine yakınlığı gibi tüm özellikleri açısından karşılaştırma yapılmadığını, mevcut özelliklerin her birinin değerlendirmede ne derece etkili olduğunun ifade edilmediğini, davacı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz şehrin merkezi olan ... Meydanına çok yakında, üzerinde üç ayrı daire bulunduğunu, belirlenen bedelin düşük olduğunu, arta kalan alanda değer düşüklüğü oluşmadığı hususunun hatalı olduğunu, taşınmazın hemen bitişiğinde bulunan 12 26... parsel sayılı taşınmazın 17 m²lik kısmının kamulaştırıldığını, kalan 93.48 m²lik kısım için bir başka bilirkişi heyetinin yüzde yüz değer kaybı olduğunu raporlaması üzerine bu bölümün de bedelinin taşınmaz sahibine ödendiğini, birbirine bitişik olan iki arsadan 283 parsele kamulaştırma dışı bırakılan 83.41 m²lik kısımda değer kaybı olmadığına karar verilirken aynı durumdaki bitişik 287 parselin kamulaştırma dışı bırakılan 93,48 m²lik kısmın kamulaştırma nedeniyle değerini tamamıyla kaybettiğinin hükme bağlanmış olmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmazın zeminine emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapılara ise 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde, davanın niteliği gereğince davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik olmadığı belirtilerek Dairelerince dava konusu 12 26... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan sonradan 380 parsel numarasını alan 83,41 m² yüzölçümlü bölümünün kendi başına yapılaşmasının mümkün olup olmadığı hususunda yapılan yazışma sonrası ... Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 173492 sayılı yazısında, taşınmazın arta kalan bölümünün kendi başına yapılaşmasının mümkün olduğu belirtildiğinden davalı vekilinin bu husustaki itirazının yersiz olduğu kanaati ile İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapıya aynı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatı esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.