Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayalı taşınmaz bedel tespiti ve tescili davasında objektif değer artışı ile faiz hesaplamalarının istinaf ve temyiz yoluyla incelenmesi.
Özet: Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında, ilk derece mahkemesince başlangıçta davanın usulden reddedilmesinin ardından, istinaf üzerine dosya geri gönderilerek yeniden görülen davada kabul kararı verilmiş; bu karara karşı hem davacı idarenin hem de davalının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, davalı tarafın istinafını kısmen kabul ederek, taşınmazın sulu arazi niteliği, %4 kapitalizasyon faizi, Anayasa Mahkemesi kararı ışığında faize dava tarihinden itibaren hükmedilmesi, irtifak hakkı nedeniyle %7 değer kaybı indirimi, acele el koyma sebebiyle 2022 yılı slajlık mısır gelirinin ödenmesi ve %50 objektif değer artışı gibi hususlarda hesaplama yaparak ilk derece mahkemesi kararını kaldırıp, usul ekonomisi gereği ek rapor almaksızın dairece yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın kabulüne karar vermiştir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/6021 Esas, 2025/990 KararKARAR : Esastan ret/Yeniden esas hakkında verilen kararİLK DERECE MAHKEMESİ : Nazilli 5. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2024/658 Esas, 2024/145 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili, tapudan yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 69... parsel sayılı taşınmazın 4.318,20 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemece tespit edilecek kamulaştırma bedelinin müvekkiline ödenmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece hükmedilen kamulaştırma bedelinin yüksek belirlendiğini, taşınmazın belirlenen özelliklerine göre objektif değer artışı uygulanmasının doğru olmadığını, üretim masraflarının ne kadar alındığının raporda belli olmadığını, faizin dava tarihinden başlatılmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, kamulaştırmadan arta kalan kısmında değer kaybı oluştuğunu, objektif değer artış oranının düşük belirlendiğini ileri sürmüştür.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dava konusu taşınmazın bilirkişi raporuna yansıyan nitelikleri itibarıyla sulu arazi olarak değerlendirmesi, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmaz yönünden % 4 kapitalizasyon faiz oranı uygulanması ve dosyaya yansıyan niteliklerinine göre objektif değer artışı uygulanması doğru olup Anayasa Mahkemesinin 01.08.2023 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasının iptaline karar verilmiş olup; Anayasa Mahkemesi kararlarının geçmişe yürütülemeyeceği yönündeki Yargıtay 5. Hukuk Dairesi içtihatları dikkate alındığında, dava tarihi itibarıyla işbu kararda faize dava tarihinden hükmedilmesinin yerinde olduğu, ancak taşınmazın tapu kaydında 2723,10 m² kısmında ... Genel Müdürlüğü lehine irtifak hakkı tescil edilmiş olduğu anlaşıldığından, %7 oranında değer kaybı oranında indirim yapılması gerektiği, taşınmaza acele el konulmasına karar verildiğinde üzerinde slajlık mısır ekili olduğundan 2022 yılı slajlık mısır gelirinin davalıya ödenmesi gerektiği ve taşınmaza yakın konumda bulunan ... Mahallesindeki taşınmazlara %50 oranında objektif değer artışı uygulandığı dikkate alındığında objektif değer artış oranının %50 belirlenmesinin uygun olduğu sonucuna varılarak dosyada mevcut verilere göre hesaplama yapılabilir olduğundan, usul ekonomisi de dikkate alınarak bilirkişilerden ek rapor alınmamış, hesaplama Dairelerince yapılmak suretiyle ve davacı idarece fark bedelin depo edilmesi üzerine davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek bozulmasını talep etmiştir.2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca ... Genel Müdürlüğü lehine olan irtifak hakkının kamulaştırma yapılmayan alanda kaldığını, bu nedenle kamulaştırma bedelinden indirim yapılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelir esas alınarak adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Dava konusu taşınmazın tapu kaydında ... Genel Müdürlüğü lehine tescilli 2.723,01 m²lik irtifak hakkının taşınmazda meydana getirdiği değer düşüklüğü nedeniyle, tespit edilen bedelden indirim yapılması yerindedir.4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.