2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa dayalı taşınmazın kamulaştırma bedeli tespiti ve tescili davasında istinafın esastan reddi üzerine temyiz incelemesi.
Özet: Aydındaki bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve ilgili idare adına tescili davasında, ilk derece mahkemesi davanın kabulüne hükmetmiş, tarafların kamulaştırma bedelinin hesaplanması ve vekalet ücreti konularındaki istinaf başvuruları bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiş; mahkeme, arazinin net gelir esasına göre belirlenen bedelinde ve AİHM ile Anayasa Mahkemesi kararlarına dayanarak idare lehine vekalet ücreti ödenmemesinde hukuka aykırılık görmezken, davacı idare bu kararı temyiz etmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/5235 E.  ,  2025/14636 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/3063 Esas, 2025/518 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Nazilli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/1910 Esas, 2024/297 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili, tapudan yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Aydın ili, ... ilçesi, ... ( ...) Mahallesi 3 64... parsel sayılı taşınmazın 42,09 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemece tespit edilecek kamulaştırma bedelinin müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kabulüne karar verildiği hâlde, kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini, arazinin verimine etki eden faktörler yanında, satış değerine etkili olabilecek faktörlerin de arazi değerinin takdirinde dikkate alınması gerektiğini, kapitalizasyon faiz oranı belirlenirken dikkate alınan unsurların objektif değer artışı belirlenirken mükerrer olarak değerlendirildiğini, yerel mahkemenin faize ilişkin hükmünün yasal dayanağının mevcut olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu kamulaştırılması planlanan bölgenin, özellikle davalıya ait olan parselin halihazırda ... ilçe merkezine en yakın mahallelerden biri olduğunu, ... Belediyesinden 1/10 00... /5000 ölçekli imar planlarının celbi ile taşınmazın arsa vasfında olup olmadığı, değil ise arsa olmasının planlanıp planlanmadığının sorulması gerektiğini, kapitalizasyon faiz oranı belirlenirken arazinin yalnızca sulu-kuru tarım yapılabilme özelliğine bakılmasının yanlış olduğunu, bölgedeki arazi parsellerinin büyüklükleri, satış fiyatları, topoğrafig özellikleri, üretim teknikleri ve münavebe sistemleri gibi ... kriterler yönünden de değerlendirilmesi gerektiğini, objektif değer artış oranının oldukça düşük belirlendiğini, kısmi kamulaştırma olmasına rağmen değer azalışı miktarının hesaplanmadığını ileri sürerek kamulaştırma bedelinin yeniden hesaplanarak vekâlet ücretinin düzeltilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelir esas alınarak adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gibi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi de yerinde olduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelir esas alınarak adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava ise, 01.08.2023 tarihinden sonra açılmıştır. Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında tespit edilen kamulaştırma bedeline, dava tarihinden itibaren mahkeme kararının tarihine kadar Anayasa'nın 46 ncı maddesinin son fıkrasında yer alan; "...herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanır" hükmü nazara alınarak faize hükmedilmesi gerekirken, temyiz edenin sıfatı gözetilerek dava tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz uygulanması uygundur.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.