Kamulaştırmasız el atma ve kamulaştırma bedeli tespiti davalarında usuli hatalar ile taşınmaz değerleme uyuşmazlığına dair temyiz incelemesi.
Özet: Kamulaştırmasız el atma nedeniyle bedel tahsili ile kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili istemli davaların birleştirildiği hukuki süreçte, ilk derece mahkemesinin asıl davada karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın kabulüne dair kararının taraflarca istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddederek, asıl davanın konusuz kalmasını ve zeytin bahçesi niteliğindeki taşınmazın net gelir esasına göre değerlendirilmesini 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine uygun bulmuştur.
5. Hukuk Dairesi         2025/9145 E.  ,  2025/14633 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1898 Esas, 2025/1887 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Nazilli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/543 Esas, 2025/107 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl dava ile 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili, tapudan yol olarak terkini istemine ilişkin birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davada karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl davada karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleştirilen davada davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2230 (yeni 2 29... ) parsel sayılı taşınmaza acele kamulaştırma kararıyla el atıldığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
2.Birleştirilen davada davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2230 (yeni 2 29... ) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; Aydın-Denizli Otoyolu güzergahında bulunan taşınmazın yol inşaat ve emniyet sahası ile yol inşaatının hizmetinde ihtiyaç duyulacak olan şantiye sahası, yol bakım hizmetleri sahası, malzeme ocak sahası, plent, döküm sahası ve benzeri sahaların tesisi amacı ile 22.06.2018 tarihli ve 2018/253 sayılı kamu yararı kararı alındığını, bahse konu güzergahta bulunan taşınmazların kamulaştırma işlemlerinin ise Cumhurbaşkanlığının 23.09.2020 tarihli ve 2973 sayılı kararına istinaden 2942 sayılı Kanun'un 27 nci maddesi uyarınca acele kamulaştırma yöntemiyle yapılmasına karar verildiğini, söz konusu taşınmazın kamulaştırılması amacıyla acele kamulaştırma davası açıldığını, söz konusu parselin kamulaştırma bedelinin hesaba depo edildiğini, davaya konu parselin 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi uyarınca kamulaştırma bedel tespit ve tescil davası açılmasına yönelik çalışmalarının tamamlanmak üzere olduğunu, çalışmaların tamamlanmasına müteakip 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi uyarınca bedel tespit ve tescil davası açılacağını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Birleştirilen davada davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin fazla belirlendiğini, objektif değer artışı uygulanmasının hatalı olduğunu, üretim masraflarının düşük hesaplandığını, vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Birleştirilen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, objektif değer artışının daha yüksek oranda uygulanması gerektiğini, kamulaştırmadan arta kalan kısımların kullanılamaz hale geldiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın konusuz kaldığından bahisle davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gibi kapama zeytin bahçesi niteliğindeki taşınmaza olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın niteliği ve konumuna göre belirlenen kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının, kamulaştırma nedeniyle taşınmazın iki parçaya ayrıldığı ve yüzölçümlerindeki küçülme dikkate alındığında her iki kısımda da %20 oranında değer azalışı oluştuğunun kabulünün yerinde olduğu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı uyarınca davacı lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi ve Anayasa Mahkemesinin 01.08.2023 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan ve 2022/83 Esas ve 2023/69 Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasının iptaline karar verilmiş ise de Anayasa Mahkemesi kararlarının geçmişe yürütülemeyeceği yönündeki Yargıtay 5. Hukuk Dairesi içtihatları dikkate alındığında, işbu davada faize dava tarihinden 4 ay sonrasından hükmedilmesinin doğru olduğu gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleştirilen davada davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Birleştirilen davada davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olduğunu, kapitalizasyon faiz oranını etkileyen unsurlar gözetilerek objektif değer artış oranı verilmesinin hatalı olduğunu, kapama zeytin bahçesi olarak değerlendirme yapılırken tek yıllık bitki hesabı yapılmasının doğru olmadığını, bedelin yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Kapama zeytin bahçesi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi, adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tapuya tesciline ve yol olarak tapudan terkinine karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Birleştirilen davada davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.