Aydında sulu tarım arazisi kamulaştırma bedeli tespiti ve tescili davasında değerleme yöntemi, faiz ve vekalet ücreti itirazlarının incelenmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı idare tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi uyarınca kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin başlangıçta usulden ret kararının bölge adliye mahkemesince kaldırılıp dosyanın iadesi üzerine davayı kabul etmesini takiben, hem davacı hem de davalı vekillerinin istinaf başvurularının bölge adliye mahkemesince esastan reddedilerek, taşınmazın sulu tarım arazisi vasfıyla, sulu kapama zeytin ürün münavebesi, ilçe müdürlüğü maliyet cetveli, %4 kapitalizasyon faizi ve %15 objektif değer artışı oranı esas alınarak belirlenen kamulaştırma bedelinin, davacı idare lehine vekalet ücreti hükmedilmemesinin ve dava tarihinden hüküm tarihine kadar kamu alacaklarına en yüksek faiz uygulanmasının onanması sürecini ve bu kararın temyiz incelemesine sunulmasını özetlemektedir.
5. Hukuk Dairesi         2025/8230 E.  ,  2025/14632 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1100 Esas, 2025/1486 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Nazilli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/755 Esas, 2024/998 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili, tapudan yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3418 (yeni 1 25... ) parsel sayılı taşınmazın 1.015,25 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemece tespit edilecek kamulaştırma bedelinin müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, Mahkemece hataya düşülerek kamulaştırma bedeline faiz işletilmesine hükmedildiğini, mahkeme kararında müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın açık bir şekilde arsa vasfına haiz olduğunu, objektif değer artışının en az %300 olarak belirlenmesi gerektiğini, kapitalizasyon faizinin düşük hesaplandığını, arta kalan kısmın değer azalışının hesaplanmamasının hukuka aykırı olduğunu, kamulaştırma bedeline kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin işletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla taşınmazın sulu tarım arazi vasfında kabulü ile, sulu kapama zeytin ürün münavebesine uygun olarak 2022-2023 yılları verim ortalaması ile 2023 yılı İlçe ... ve ... Müdürlüğünün maliyet cetveline göre bulunan net geliri üzerinde kamulaştırma bedeli hesaplanarak, sulu tarım arazisinde %4 kapitalizasyon faizi ve o yöreden geçen dosyalara uygun olarak %15 objektif değer artış oranı uygulanması, arta kalan kısım büyük olduğundan ve geometrik durumu da değişmediğinden değer azalışı verilmemesi yerinde olduğu gibi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin doğru olduğu, davanın 01.08.2023 tarihinden sonra açıldığı, Anayasa'nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "İptal kararları geriye yürümez." hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; "Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine..." gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; "Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır." genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-9 90... /954 Karar sayılı kararları nazara alındığında dava tarihinden hüküm tarihine kadar kamu alacaklarına en yüksek faiz uygulanmasının yerinde olduğu, dava konusu Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3418 parsel sayılı 8.853,36 m² alanlı taşınmazın 3401 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22 nci maddesinin (a) bendi uyarınca uygulama gördüğü, 1 25... parsel numarasını aldığı ve alanının 8.849,75 m² olarak düzeltildiği, kamulaştırılacak alanın ise 1.015,25 m² olarak değiştiği anlaşılmış olup, yeni tapu kaydının dosyaya celp edilmesi ve için hesaplamanın yeni alan ölçüsüne göre yapılmasının da doğru olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Kapama zeytin bahçesi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelir esas alınarak adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Dava 01.08.2023 tarihinden sonra açılmıştır. Anayasa'nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; "İptal kararları geriye yürümez." hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; "Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine..." gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; "Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır." genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-9 90... /954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince bu sebeple dava tarihinden hüküm tarihine kadar kamu alacaklarına en yüksek faiz uygulanması gerekirken infazda tereddüt yaratacak şekilde kamu alacaklarına uygulanan en yüksek yasal faizin uygulanmasına karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin değer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; (3) numaralı bendinde bulunan " yasal” kelimesinin çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine, davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.