Kamulaştırma Kanunu uyarınca irtifak hakkı bedelinin tespiti ve tescili davasında, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurularını esastan reddeden kararının temyizi üzerine Yargıtay incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, Manisadaki bir taşınmazda irtifak hakkının kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasının yargılama sürecini özetlemektedir; ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, bu karar bölge adliye mahkemesince bozulup yeniden yargılama sonrası yine kabulle sonuçlanmıştır; tarafların ikinci kez yaptığı istinaf başvurularını bölge adliye mahkemesinin esastan reddetmesi üzerine istinaf süreci kesinleşmiş, ancak davacı idare kamulaştırma bedelinin yüksekliği, bilirkişi raporundaki çelişkiler ve vekalet ücreti gibi gerekçelerle temyiz yoluna başvurmuş ve Yargıtay bu başvuruyu incelemeye almıştır.
5. Hukuk Dairesi         2025/3171 E.  ,  2025/13109 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/2560 Esas, 2024/4014 Karar
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2023/117 Esas, 2023/227 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Manisa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 44... parsel (eski 2909 parsel) sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idarenin belirlediği kamulaştırma bedelinin düşük olduğunu, söz konusu bedel dikkate alınmadan 2942 sayılı Kanun'un 15 inci maddesi uyarınca tespit edilecek bilirkişi heyeti tarafından taşınmazın değerini etkileyen bütün faktörler dikkate alınarak taşınmaz bedelinin belirlenmesini ve rapor doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; tescil yönünden kesin olarak karar verilmediğini, tespit edilen kamulaştırma bedelinin yüksek olduğunu, bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu, sulama kaynağının belirtilmediğini, kapitalizasyon faizinin hatalı olarak %4 alındığını, metrekare birim fiyatının yüksek belirlendiğini, objektif değer artışı yapılmasına gerek olmadığını, münavebeye alınan ürünlerin verim ve fiyat verilerinin yüksek, maliyetlerinin düşük alındığını, değer kaybı oranının yüksek belirlendiğini, kıymet takdir komisyon raporu ile belirlenen bedel arasında fahiş fark bulunduğunu, davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, itirazlarının nazara alınmadığını, raporda verim değerlerinin düşük alındığını, objektif değer artışı ve değer düşüklüğü oranlarının daha yüksek belirlenmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın keşifte yapılan gözlem, toplanan deliller ve alınan beyanlar doğrultusunda sulu tarla olarak kabulüyle yörede tarımı yapılan ve ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü 2019 yılı münavebe listesinde yer alan buğday, dane mısır ve salçalık domates münavebesi yapılarak ve % 4 kapitalizasyon faizi uygulanmak suretiyle metrekare birim fiyatının belirlenmesinde, dava konusu taşınmazın yerleşim yerleri ile ana arterlere yakın konumda olması gibi nedenlerle, benzer mahiyetteki taşınmazlarla uyumlu olacak şekilde objektif değer artışı yapılarak sonuç metrekare birim fiyatının tespitinde, enerji nakil hattının oluşturduğu değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı bedelinin 10.122,23 TL olarak tespitinde, dört ay içerisinde karara bağlanmayan davada hesaplanan bedele dört ayın bitiminden karar tarihine kadar yasal faiz uygulanmasında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaza tesis edilen irtifak hakkı bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesinde aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/... başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.