Ekonomik sektör örgütünün, fuar organizasyonu sözleşmesi feshinin ardından tescilli markalarının izinsiz kullanımı ve haksız rekabet iddiasıyla açtığı maddi manevi tazminat davası.
Özet: Fuar organizasyonu yapan bir ekonomik sektör örgütü olan davacı, fuar organizasyonu için anlaştığı davalı şirketlerin sözleşme yükümlülüklerini ihlal etmeleri ve sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi sonrası dahi davacının tescilli markalarını, unvanını ve fikri/sınai haklarını izinsiz kullanmaya devam ederek fuar katılımcılarına yanıltıcı, gerçek dışı ve kötüleyici bilgiler içeren e-posta gönderdiğini, bu eylemlerin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini iddia ederek ihlallerin tespiti, durdurulması ile maddi ve manevi tazminat talep ederken, davalılar söz konusu e-postayı kendilerinin göndermediğini, davacının bunu ispatlayamadığını ve sözleşmenin davacı tarafından haksız feshedildiğini savunmuştur.

T.C.
İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/26 KARAR NO : 2025/269DAVA : Marka (Maddi Tazminat İstemli), Marka (Manevi Tazminat İstemli)DAVA TARİHİ : 08/02/2022KARAR TARİHİ : 18/11/2025Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Maddi Tazminat İstemli), Marka (Manevi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesi : Davacı vekilinin mahkememize ibraz ettiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin endüstriyel mutfak, çamaşırhane ve servis ekipmanları alanlarında faaliyet gösteren firmaları bir araya getiren ve turistik tesisler için endüstriyel mutfak, çamaşırhane, soğuk oda ve servis ekipmanları üreten veya ithal eden kişiler ya da kuruluş sahipleri veya yöneticilerinden oluşan üyeleri arasında mesleksel, teknolojik, kültürel, sosyal dayanışma ve gelişmeyi sağlamak amacıyla kurulmuş, 3001 e yakın üyesi olan, bir ekonomik sektör örgütü olduğunu, müvekkilinin İlgili sektörde dünyanın en büyük fuarlarından biri olan ve yıllardır geleneksel olarak düzenlenen '..." adlı fuarın sahibi olduğunu, en son 2021 yılı Eylül ayında 24. '...' fuarını gerçekleştirdiğini, Müvekkilinin ... fuarını organize etmek üzere davalı ... A.Ş. ile 2014 yılında anlaşmış olup bu kapsamda taraflar arasında 26/12/2014 tarihli Sözleşme, bu sözleşmeye ek 30.04.2019 tarihli Ek Protokol ve 26.03.2021 tarihli Ek Protokol olmak üzere 3 adet sözleşme akdedildiğini, Diğer davalı ... A.Ş.’ nin davalı ...'nun organik bağlı şirketi olup taraflar arasındaki sözleşmelere konu faaliyetlerinin büyük çoğunluğu bu organik bağlı şirket - ... - üzerinden yürütüldüğünü, davalı şirketlerin ticari merkezleri, faaliyet alanları, pay sahipleri, yönetim kurulu üyeleri ve imza yetkilisi aynı kişiler olup her İki şirket gerek yönetimsel gerekse malvarlıksal açıdan ekonomik bir bütünlük içerisinde olduğunu, Taraflar arasındaki sözleşmelerin davalıların sözleşme gereğince ödemesi gereken davacı hak edişlerini ödememesi ve edimlerini eksik ve kötü İfa etmeleri sebepleriyle müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini ,İhtara rağmen davalıların, her türlü hakları müvekkiline ait ticari, fikri ve sınai İbare ve ürünlerini hiçbir mecradan kaldırmadığını, müvekkilinin tescilli ve tanınmış markalarını, unvanını ve sair haklarını İzinsiz ve hukuka aykırı bir şekilde kullanmaya devam ettiğini, davalılar 16.12.2021 tarihinde fuar katılımcılarına gönderdikleri "... Fuarı Önemli Duyuru" başlıklı e-posta ile müvekkilin unvan ve tescilli markalarının adeta kendilerine aitmiş gibi kullanmış ve bundan menfaat elde ettiklerini, Davalıların söz konusu e-posta İçeriğinin aynı zamanda gerçekdışı, yanlış, yanıltıcı ve kötüleyici beyan ve açıklamalar içerdiğini, Müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde... , ..., ..., ..., ... markalarının sahibi olduğunu, Davalıların müvekkiline ait tescilli markalar ile ilgili herhangi bir izin veya yasal hakka sahip olmamasına rağmen, fuar katılımcılarına 16.12.2021 tarihînde gönderdikleri e- posta içeriğinde müvekkilin adını ve tescilli markalarını kullanmakta ve bundan menfaat elde ettiklerini, müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiklerini, haksız rekabet teşkil ettiğini, Davalıların katılımcılara gönderdikleri 16,12.2021 tarihli e-posta İçeriğinde, davalıların gerçek dışı, yanlış ve yanıltıcı açıklamalarda bulunduğunu, sahip olmadıkları ve müvekkiline ait olan paye, unvan ve sembollere adeta sahipmiş gibi hareket ettiklerini, gerçeğe aykırı beyan ve açıklamalar ile müvekkili alenen kötülediklerini, müvekkilinin hizmet ve faaliyetleri ile iltibas yarattığını, Davalıların müvekkiline ait tescilli markalara yönelik tecavüzünün ve haksız rekabet eylemlerinin öncelikle tespiti iie önlenmesi, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, Müvekkilinde meydana gelen maddi ve manevi zararların tazmini için, şimdilik 50.000,00-TL maddi tazminatın ve davalıların manevi haklara vaki tecavüzleri nedeni ile 100.000,00-TL manevi tazminatın haksız eylemin başlangıç tarihi olan 16.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve mütesellilen tahsilini talep ve dava etmiştir.Cevap dilekçesi: -Mailin müvekkili tarafından atılmadığını, Mail içeriği incelendiğinde kimin tarafından atıldığının da belli olmadığını, davacı ile müvekkili arasında akdedilen sözleşmenin haksız nedenlerle feshedildiğini, Manevi tazminatın bölünmezliği ilkesi gereğince, manevi tazminatın belirsiz alacak davası ile talep edilebilmesinin mümkün olmadığını, Davaya konu mailin müvekkili tarafından gönderilmediğini, davacının mailin müvekkili tarafından gönderildiğine ilişkin hiçbir delil sunmadan, mailin müvekkili tarafından gönderildiği varsayımıyla davayı açtığını, Mailin gönderildiği “...” adresinin müvekkili şirkete ait olmadığını, hiçbir zaman kullanmadığını, mail yazışmalarının resmi bir açıklama, beyan olmadığı gibi, şahısları bir bağlayıcılığı bulunmadığını, E-posta; KEP (Kayıtlı Elektronik Posta), ... gibi resmi, bağlayıcı, birtakım hukuki düzenlemelere bağlı, sonuç ve hükümleri olan bir elektronik ileti sistemi olmadığını, mailin müvekkili şirket çalışanı tarafından gönderildiği düşünülse bile, bu çalışanın söz konusu mail adresini kullanmaya yetkisinin olup olmadığı, e-posta sistemine nasıl girdiği, belli olmadığı gibi belirlenebilir de olmadığını, herkesçe kullanılabilen ve kaydolmak için hiçbir yasal prosedür gerekmeyen elektronik ileti sistemleri ile gönderilen mail yazışmalarının hukuki olarak bağlayıcılığı olmadığını, KEP ve UETS sistemlerine elektronik imza vasıtası ile giriş yapılabildiğin, şirket adına kaydolabilmek için de şirketi temsile yetkili, imza yetkilisi bir gerçek kişi tarafından başvuru yapılması gerektiğin, söz konusu iletilerin şirketler için bağlayıcı hale geldiğini, mail müvekkili şirket tarafından gönderilmiş olsa bile mail içeriğinin markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediğini, Davacı dernek ile müvekkilinin 2008 yılından beri ... Fuarını 24 defa düzenlediğini, müvekkili ile fuar düzenleyen davacının bu sayede birçok kazanım elde ettiğini, Davacı derneğe üye olan şirketlerin bu sayede ticari ilişkileri geliştirdiğin, yurt içi ve yurt dışından yatırım alarak müşteri portföylerini genişlettiklerini, davacının da fuara katılım sağlayan her bir üyesi için müvekkil şirketten komisyon almak suretiyle maddi kazanç elde ettiğin, Davacının sözde fesih beyanının haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin 2022 yılı için anlaşılan tarih aralığında fuarın düzenlenmesi amacıyla işlemlere başladığını, fuar alanını kiralamış, ...'a başvuru yapmış, reklam çalışmalarına başlamışken, davacı derneğin haksız ve mesnetsiz bir şekilde sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmekten imtina etmeye çalıştığını, Davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacının müvekkilinin mail sebebiyle maddi yönden zarara uğradığını, manevi yönden ise itibarının zedelendiği gerekçesiyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğunu, maddi tazminatın ise SMK madde 151 /II-c kapsamında "lisans sözleşmesi" hesaplama yöntemi ile hesaplanmasını talep ettiğini, Ticari defter ve kayıtların, taraflar arasında alacak-borç ilişkilerinin varlığı ispat etmek için incelenebileceğini, Manevi tazminata ilişkin olarak da belirsiz alacak davası yoluyla manevi tazminat talep edilmesinin mümkün olmadığını, mail içeriğinde davacı tarafa karşı hakaret içeren, küçük düşüren veya itibarını zedeleyici bir ifade yer almadığını, Müvekkilinin TPMK nezdinde ... başvuru numarası ile "..." markası tescilli olup halen koruması devam ettiğini, Müvekkilinin hiçbir platformda davacıya ait markaları kullanmadığını, tescilli markası olan "..." ibaresini kullanması kadar doğal bir durum olmadığını, tescilli markaya dayanarak yapılan kullanımın tecavüz yahut haksız rekabet eylemi teşkil ettiği iddia edilemeyeceğini, davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir. Cevaba cevap dilekçesi: Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İkinci cevap dilekçesi: Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle: cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Deliller:TPMK Kayıtları: Dava konusu ... tescil numaralı markaya ilişkin sicil kayıtları celp edilmiştir.Bilirkişi Raporu: 19/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda " ..., ... alan adları aynı web sitesi ve aynı mail adresine yönlendirilmiştir. ... sitesi ... A.Ş’ye ait web sitesi olduğu tespit edilmiştir.Analiz edilen mailin ... mail adresinden geldiği tespit edilmiştir. Davalı ... A.Ş.’nin göndermiş olduğu mailde kullandığı“...” şeklindeki marka kullanımlarının Davacı tarafın tescilli “ ...” ibareli markası ile ayırt edilmeyecek kadar benzer olduğu, bu sebeple iltibas yarattığı, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, " kanaatini bildirmiştir. Bilirkişi ek Raporu: 25/09//2024 tarihli bilirkişi ek raporunda " ..., ... alan adları aynı web sitesi ve aynı mail adresine yönlendirilmiştir... internet sitesi ... A.Ş’ye ait web sitesi olduğu tespit edilmiştir. Analiz edilen mailin ... mail adresinden geldiği tespit edilmiştir. Davalı ... A.Ş.’nin göndermiş olduğu mailde kullandığı“...” şeklindeki marka kullanımlarının Davacı tarafın tescilli “ ...” ibareli markası ile ayırt edilmeyecek kadar benzer olduğu, bu sebeple iltibas yarattığı, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, Bu sebeplerle kök rapordaki görüşlerimizi muhafaza ettiğimiz Dosya kapsamında ve ticaret sicil kayıtlarında yapılan incelemede davalılar ile ... arasında organik bağ olduğu, , " kanaatini bildirmiştir.Bilirkişi Raporu: 11/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda Davacı Vekilinin “maddi zararın tespiti için seçimlik hak olarak 151/2.c uyarınca “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli” hesaplama yöntemi kullanılarak hesap edilmesini talep etmekteyiz. Davalı şirketlerin TTK madde 56/1.e uyarınca haksız rekabet teşkil eylemleri sebebiyle, “elde ettikleri, edecekleri ve elde etmesi mümkün görülen tüm menfaatlerin” hesap edilerek davacılara tazminat olarak ödenmesini seçmekte ve talep etmekteyiz.” şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Yukarıda yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Dava tarihi olan 08.02.2022 tarihi itibariyle davacının mahrum kalmış olduğu karın 450.000,00 EURO karşılığı olarak 7.016.670,00 TL olabileceği hesaplanmıştır. " kanaatini bildirmiştir. Dava ve uyuşmazlık : Taraflar arasındaki dava davalıların eylemlerinin davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, durdurulması önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Davacı taraf davalının eylemlerinin TPMK nezdinde davacı adına tescilli ... tescil numaralı "...", ... tescil numaralı "...", ... tescil numaralı "...", ... tescil numaralı "..." ve ... tescil numaralı "..." ibareli markalara tecavüz niteliğinde olduğunu ayrıca haksız rekabet niteliğinde olduğunu, davalılarla 2014 yılında ... fuarı için anlaşma yapıldığını, şirketlerin birbiri ile bağlantılı olduğunu, taraflar arasında yapılan sözleşmelerin ... 37. Noterliği tarafından gönderilen ihtarnameler ile fesih edildiğini, davalıların bu ihtarnameler ile "..." ibaresini kullanmasının durdurulmasının ihtar edildiğini, davalıların katılımcılara gönderdiği maillerde ...,..., ..., ibarelerini kapsar şekilde mail attığını belirterek davanın kabulünü savunmuştur, davalılar ise davanın reddini savunmuştur. Gerekçe: Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında TPMK nezdinde davacı adına tescilli ... tescil numaralı "...", ...tescil numaralı "...", ... tescil numaralı "...",... tescil numaralı "..." ve ... tescil numaralı "..." ibareli markaların bulunduğu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda ... alan adlı internet sitesinin davalılardan ...'e ait olduğunu, ... alan adlı internet sitesinin yine davalıya ait olduğunun teknik bilirkişi raporunda tespit edildiği, gönderilen maillerin davalı ...'in sahibi olduğu alan adı uzantılı olduğu, TPMK nezdinde davalı ... adına ... tescil numaralı ... ibareli markanın bulunduğu anlaşılmıştır.Markaya tecavüz iddiası bakımından yapılan incelemde davalıların göndermiş olduğu maillerde yalnızca davalı adına tescilli ... ibaresinin yer almadığı, davacı adına tecilli ... ibareli markasal kullanımların da bulunduğu, bu haliyle davalıların eylemlerinin davacı adına tescilli marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunu, bu hususun dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında da tespit edildiği anlaşılmakla markaya tecavüz iddiası bakımından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.Haksız rekabet yönünden ise; yerleşik yargıtay içtihadları doğrultusunda kümülatif koruma ilkesi dikkate alınarak, haksız rekabete dayalı açılan davanın reddine karar verilmesine karar verilmiştir.Yapılan yargılama sonucunda hükümsüzlük davası bakımından açılan davanın kabulüne, markaya tecavüz iddiası bakımından davacının sübut bulan davasının kabulü ile davalının tescil dışı davacı markalarına yaklaşmak sureti ile yapmış olduğu markasal kullanımların markaya tecavüz niteliğinde olduğunun tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, ortadan kaldırılmasın, haksız rekabete ilişkin dava yönünden ise yerleşik yargıtay içtihadları doğrultusunda kümülatif koruma ilkesi dikkate alınarak, haksız rekabete dayalı açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.Maddi tazminat talebi bakımında yapılan incelemede davacının talebinin SMK 151/2C maddesi kapsamında talep edildiği, ayrıca TTK 56/1 gereğince davacının mahrum kaldığı karın talep edildiği, mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesinde hesaplama yapıldığı, ancak emsal lisans sözleşmesi bulunmaması sebebiyle mahkemece TBK 50 gereğince takdiren bir tazminata hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla talep edilen miktar üzerinden 50.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmiştir.Manevi tazminat talebi bakımından ise; davalıların davacıya ait tescilli markanın kullanılmasının davacının manevi haklarına zarar verdiği ve manevi tazminatın şartları oluştuğundan, tazminata konu eylemlerin ağırlığı, eylemlerin davacının tüketici nezdindeki imajı üzerindeki etkileri dikkate alıanrak davacı lehine 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir.Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında tüm dosya kapsamı dikkate alınarak davalıların davacı adına tescilli bulunan markaya ilişkin kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüzün niteliğinde olduğunun tespiti ile tazminat taleplerine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Karar verilirken davalıların göndermiş olduğu mail tarihi dikkate alınarak davalıların bu tarihte temerrüde düştükleri kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmedilmiştir.HÜKÜM: Açıklanan sebeplerle;1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalının eylemlerinin davacı adına tescilli marka hakkına tecavüzün tespiti ile tecavüz eylemlerinin durdurulmasına, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına,2- Haksız rekabete ilişkin davanın reddine,3-50.000,00 TL maddi tazminatın 16/12/2021 itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-100.000,00 TL manevi tazminatın 16/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Alınması gereken 10.246,50 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.561,63 TL peşin harcın düşümü ile kalan 7.684,87 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,6-Davacı tarafından yapılan 2.561,63 TL peşin harç+ 80,70 TL başvuru harcı+ 17.000,00 TL bilirkişi ücreti+ 353,00 TL posta/ müzekkere giderleri olmak üzere toplam 19.995,33 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7- Marka hakkına tecavüz davası bakımından davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8- Maddi tazminat davası bakımından davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 50.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Manevi tazminat davası bakımından davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,10- Haksız rekabet davası bakımından davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/11/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır