İdare ve taşınmaz maliki arasında gerçekleşen kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karşı yapılan temyiz incelemesi.
Özet: Bu kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında, ilk derece mahkemesi taşınmazın kamulaştırma bedelini belirleyerek davacı idare adına tesciline karar vermiş; hem davacı idare (tespit edilen bedele uygulanan faiz ve üretim gideri hesaplamasının yüksek olduğu iddiasıyla) hem de davalı (kamulaştırma bedelinin düşük hesaplandığı, yapıların kendisine ait olduğu ve taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesi gerektiği iddiasıyla) kararı istinaf etmiştir; Bölge Adliye Mahkemesi ise taşınmazın arazi niteliğinin, net gelir esasına göre değerlemesinin, zeytin ağaçları ve yapı bedellerinin dahil edilmesinin ve dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin işletilmesinin doğru olduğuna kanaat getirerek her iki istinaf başvurusunu da esastan reddetmiştir.

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/6424 Esas, 2025/875 KararKARAR: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ: ... Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI: 2023/505 Esas, 2024/683 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare ve davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 202 parsel sayılı taşınmazda davalıların hisselerine düşen kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal dava açma süresinin geçmesinden sonra açıldığını, zamanaşımına uğradığını, davanın haksız ve yersiz açıldığını, dava konusu bölümün kamulaştırma zorunluluğunun bulunmadığını, müvekkile ait dava konusu gayrimenkulün kamulaştırma konusuna uygun olmadığını, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı taraflara ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına tapu kaydının iptali ile davacı idare adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen bedele, dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz işletilmesine karar verilmesinin hukuka ve içtihatlara aykırı olduğunu, üretim giderlerinin brüt gelirin 1/3’ünden fazla alınamayacağından bahisle masrafın brüt gelirin 1/3’ü olarak alınarak taşınmazın değerinin yüksek hesaplandığını ileri sürmüştür.2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin 300.498.69 TL olarak hatalı hesaplandığı, dava konusu gayrimenkul üzerindeki bina,hayvan damı ve yapıların tamamının müvekkiline ait olduğunu, diğer hissedarlarla ve davacıyla hiçbir ilgi ve alakasının olmadığını, raporda bina bedelleri için belirlenen 1.117.837,50 TL kamulaştırma bedelinin tamamının müvekkili adına yatırılması gerektiğini, ancak bu değerin kamulaştırma bedeli olarak kabul edilmediğini ve müvekkil adına bloke edilmediğini, dava konusu taşınmazın zemin ve ağaç değerlerinin düşük hesaplandığını, dava konusu taşınmazın konum olarak ... merkeze yakın olması nedeniyle arsa olarak değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın dosyaya celp edilen belgelere göre arazi olarak nitelendirilmesinin doğru olduğu, arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaz 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden değerlendirme yapılması dava konusu taşınmazın belirlenen sulu arazi niteliğine göre, kapitalizasyon faiz oranının % 4 alınmasının ve aynı kriterlere dayanmayan objektif değer artışı uygulanmasının yerinde olduğu, değerlendirme tarihi olan 2023 yılı ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine göre hesaplama yapılmasında usul ve kanuna aykırılık tespit edilmediği, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının ve yapı bedellerinin bedelinin kamulaştırma bedeline eklenmesinin doğru olduğu (Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2022/13402 Esas, 2023/2857 Karar sayılı kararı), eldeki davanın 01.08.2023 tarihinden sonra açıldığından Anayasa'nın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü de nazara alınarak dava tarihinden itibaren karar tarihine kadar olan dönem için kamu alacaklarına en yüksek oranda faiz işletilmesinin yerinde olduğu anlaşıldığından davacı idare vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arazi niteliğindeki İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 202 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir. 3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden sonra açılmıştır. Bu durumda; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 46 ncı maddesinin son fıkrasındaki düzenleme uyarınca, herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanacağından, tespit edilen kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek faize hükmedilmesi yerindedir.4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalı ...'dan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.