Haksız gözaltı ve tutukluluk sonrası açılan manevi tazminat davasında, bölge adliye mahkemesinin düşük belirlediği tutar Yargıtayca hak ve nesafet ilkesine aykırı bulunarak bozuldu.
Özet: Bu karar, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs ve silahlı terör örgütü üyeliği suçlarından haksız yere 328 gün gözaltında ve tutuklu kaldıktan sonra beraat eden davacının, ilk derece mahkemesince 160.000 TL olarak hükmedilen manevi tazminatının bölge adliye mahkemesince 30.000 TLye düşürülmesi üzerine yapılan temyiz başvurusunda, Yargıtay tarafından, bölge adliye mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarının davacının sosyal ve ekonomik durumu, suçun niteliği, tutukluluğun seyri ve süresi gibi hususlar dikkate alındığında hak ve nesafet ilkelerine aykırı şekilde eksik bulunması nedeniyle, bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasına ilişkindir.
12. Ceza Dairesi         2022/4490 E.  ,  2025/8913 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/2257 E., 2021/1046 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
DAVA TARİHİ : 14.06.2018
HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle ve davacı vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 274.500,00 TL maddi, 1.000.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile, maddi tazminat talebinin reddine, 160.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince hüküm fıkrasından "160.000,00-TL manevi tazminatın; dava tarihi olan 14/06/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte" ibaresinin çıkartılarak manevi tazminat miktarının "30.000,00 TL" ye, vekalet ücretinin "3.600,00 TL" ye indirilmesi suretiyle davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz başvurusunun kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının eksik olduğuna, talep edilen manevi tazminat miktarının tamamına hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/587 Esas, 2018/138 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma" suçlarından yargılandığı, 23.07.2016 - 17.05.2017 tarihleri arasında 328 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan kovuşturma sonucunda davacının beraatine karar verildiği, kararın 19.03.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhli gerekçeli kararın davacı vekiline 07.05.2018 tarihinde tebliğ edildiği, kesinleşme tarihinden itibaren gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, davacının 22.07.2016 tarihinde görevden uzaklaştırıldığı, 01.09.2016 tarihinde meslekten çıkarıldığı, 28.08.2018 tarihinde göreve iade edildiği ve tüm parasal haklarının ödendiği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca takdîren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2025 tarihinde karar verildi.