İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde ticari satıma dayalı olduğu iddia edilen çeklerin faizli borç ve bedelsizliği üzerine açılan menfi tespit davası.
Özet: Davacılar, haklarında başlatılan icra takibine dayanak gösterilen dört adet, toplam 800.000 TL tutarındaki çeklerin, davalıdan alınan faizli borç paraların teminatı olarak verildiğini, mal veya hizmet karşılığı olmadığını ve bu nedenle bedelsiz olduğunu ileri sürerek menfi tespit davası açmıştır. Davalı ise çeklerin, davacıya sattığı bir taşınmazın ödenmeyen bedeli karşılığında verildiğini iddia etse de, yapılan yargılama, tapu kayıtları ve bilirkişinin incelemesi sonucunda, davalının ticari defterlerinde bazı çeklerin bulunmadığı, taşınmaz satış tarihi ile fatura tarihinin uyuşmadığı ve en önemlisi taşınmazın resmi satış senedinde bedelinin nakden ve tamamen ödendiği yönünde beyan bulunduğu tespit edilmiştir.

T.C.

İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2014/955
KARAR NO : 2018/254
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/09/2014
KARAR TARİHİ: 02/03/2018
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;
İDDİA ;
Davacılar vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilleri hakkında İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ...sayılı dosyasında her biri 200.000,00 TL bedelli olmak üzere toplam 800.000,00 TL bedelli ... adet çeke dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, müvekkillerinin bu çeklerden dolayı davacıya borcunun bulunmadığını, bu çeklerden 30/04/2012 tarihli olanda davalının yetkili hamil olmadığını, müvekkillerinin inşaat sektöründe faaliyet gösterdiklerini, dönem dönem davalıdan faizli borç para aldıklarını ve ödeme yaptıklarını, dava konusu ... adet çekin mal ve hizmet karşılığı olmayıp faizle alınacak paranın karşılığı olarak verildiğini, ancak çeklerin iade edilmediğini, davalının ticari defter ve kayıtlarında dava konusu çeklerin bulunmadığını belirterek, müvekkillerinin bu çekler nedeniyle davalıya borcu olmadığının tespitine, müvekkili yararına alacağın % 20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
CEVAP ;
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; dava dilekçesinin ...’ya uygun olmadığını,...yıllık dava açma süresinin takibin kesinleşme tarihinden itibaren başladığını, bu sürenin hak
düşürücü süre olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, davacı tarafın iddiasını senetle ispat zorunluluğunun bulunduğunu, davacının, dava konusu çekleri müvekkiline ait ... sayılı taşınmazın kendisine satış işleminin yapılması nedeniyle verdiğini, bu taşınmaz için verilen çeklerin bedeli ödenmediği gibi taşınmazın da ...iş günü sonra başkasının üzerine geçirilerek kaçırıldığını, yapılan hileli ve muvazaalı bu işlemin iptali isteğiyle İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nde... Esas sayılı davayı açtıklarını, davanın derdest olduğunu, ayrıca davacının “çeklerin faiz ve tefe ilişkisi için verildiğini” ileri sürerek İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nde eş zamanlı olarak ...Esas sayılı dosyada menfi tespit davası açtığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE ;
Dava; bedelsizlik hukuki sebebine dayalı menfi tespit davasıdır.
Davacılar vekili; dava konusu çeklerin davalı ile müvekkilleri arasındaki taşınmaz alım satımı ile ilgisinin olmadığını, resmi senetlerde de görüleceği üzere alım satım bedellerinin ödendiğini, dava konusu çeklerin faizle para alınmak üzere verilmiş bedelsiz çekler olduğunu belirtmiştir
Mahkememizce ...’de bulunan, tapuda ...numarada kayıtlı ... numaralı ve ... numaralı bağımsız bölümlerin 2011 yılından bu yana sahiplerini ve devir durumunu gösteren tapu kayıtları getirtilmiştir.
Dava konusu çek örnekleri incelendiğinde; bunların ...’ne ait ... numaralı 200.000,00 TL bedelli, ...’ne ait 28/02/2012 tarihli...numaralı 200.000,00 TL bedelli, 31/01/2012 tarihli... numaralı 200.000,00 TL bedelli ve 31/03/2012 tarihli... numaralı 200.000,00 TL bedelli çekler olduğu, çeklerin tamamının dava dışı keşideci ... Şirketi tarafından davacı şirket emrine düzenlendiği, davacı şirketin cirosu ile davacı...’a ve onun da cirosu ile davalı şirkete geçtiği, çeklerin ibrazlarında karşılıklarının bulunmadığı görülmüştür.
Ticaret Sicil Memurluğu’ndan getirtilen sicil kayıtları incelendiğinde; dava dışı keşideci...Şirketi ile davacı şirketin aynı şirketler olmadığı belirlenmiştir.
Mahkememizce davalıya ait ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mali müşavir bilirkişi...23/11/2015 havale tarihli raporunda özetle; davalı şirkete ait 2011 yılı defterlerinin kapanış tasdiklerinin bulunmadığını, 2012 ve 2013 yılına ait ticari defterlerin kapanış tasdiklerinin olduğunu, dava konusu çek numaraları dikkate alındığında her birinin 200.000,00 TL bedelli olduğunu, davalı yevmiye defterindeki kayıtlarda ise ...numaralı toplam 600.000,00 TL bedelli ... adet çekin, takip konusu olmayan ... numaralı Haziran vadeli 150.000,00 TL bedelli çekin bulunduğunu, ...numaralı çekin davalı defterlerinde kayıtlı olmadığını, zira; bu çekin davalı şirket yetkilisi ... adına ciro edildiğini, bu nedenle defterlerde yer almadığını, davalıya ciro edilmiş çeklerin davalı yevmiye defterinde 23/09/2011 tarihinde yani taşınmazın satış tarihinde olduğu halde davalı tarafından davacı adına düzenlenen ...seri numaralı satış faturasının 01/10/2011 tarihinde düzenlendiğini, dolayısıyla taşınmazın satış tarihi ile fatura tarihinin uyuşmadığını bildirmiştir.
Aynı bilirkişi 31/03/2016 tarihli ek raporunda özetle; dava konusu çeklerin sözü edilen taşınmazın 23/09/2011 tarihinde ...yevmiye numarası ile satış kaydının yapıldığını, resmi senette ise taşınmazın tamamını davalı şirket adına ...'in temsilen
750.000,00 TL bedelle ...’a sattığını ve satış bedelini nakden ve tamamen aldığını beyan ettiğini bildirmiştir.
Çek, kural olarak peşin alışverişin karşılığı olup, davacılar vekilinin iddiasının aksine davalı vekili tarafından dava konusu çeklerin “taşınmaz satışı karşılığı düzenlendiğinin” savunulması ve bu şekilde davacı ikrarının bölünmüş olması karşısında ispat yükü davalı tarafa geçmiştir.
...numaralı taşınmaza ait satış senedi incelendiğinde; davalı şirket adına kayıtlı iken bu şirket adına temsilen ...tarafından 750.000,00 TL bedelle davacı alıcı...adına vekil...'a satışının yapıldığı, senette "satış bedelinin tamamının nakden ve tamamen alındığı" hususunun yazılı olduğu görülmüştür.
01/10/2011 tarihli, ...seri numaralı satış faturasının davacı tarafça ... beyannamesi olarak gösterilip gösterilmediği konusunda ... Vergi Dairesi’ne yazılan yazıya verilen cevapta; davacı şirketin gayri faal olması ve vergi beyannamelerini vermemesi nedeniyle mükellefiyet kaydının 31/12/2014 tarihi itibariyle re’sen terk ettirildiği, davacı...’ın ise şahsi mükellefiyet kaydının bulunmadığı belirtilmiş, 2011/Ekim-Kasım-Aralık aylarına ilişkin... formları gönderilmiştir.
Toplanan deliller ve incelenen tüm dosya içeriğine göre; taşınmaz bedelinin resmi senette peşin olarak ödendiğinin yazılı olması, davalı tarafça resmi senedin aksinin aynı güçte delil ve belgeler ile ispatlanamamış bulunması nedeniyle artık bu çeklerin taşınmaz satışı için verildiğinden söz edilemeyeceğinden, davalı taraf üzerine aldığı ispat yükümlülüğünü yerine getiremediğinden, haklı görülen davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
Davanın KABULÜ ile;
1-İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ...sayılı dosyasına konu her biri 200.000,00 TL bedelli toplam... adet çek nedeniyle davacıların, davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2-800.000,00 TL’nin % 20’si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak, davacılara verilmesine,
3-Alınması gereken 54.648,00 TL nispi ilam harcından peşin alınan 13.662,00 TL nispi harç indirildikten sonra kalan 40.986,00 TL harcın davalıdan alınarak, Hazineye gelir kaydına,
4-Davacıların yatırmış oldukları 25,20 TL başvurma harcı ve 13.662,00 TL nispi harç toplamı olan 13.687,20 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
5-Davacıların yapmış oldukları 144,90 TL'si tebligat-posta gideri ve 400,00 TL'si bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 544,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacılara verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 45.950,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacılara verilmesine,
7-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde istekleri halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair oy birliği ile verilen karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/03/2018
Başkan ...
¸E-imza
Üye ...
¸E-imza
Üye ...
¸E-imza
Katip ...
¸E-imza