Haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 466 sayılı Kanun kapsamında açılan tazminat davasında, beraat hükmünün kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü sürenin hesaplanması ve davanın süresinde açılmasına rağmen reddeden yerel mahkeme kararının bozulması.
Özet: Davacının haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle talep ettiği maddi ve manevi tazminat davasında, yerel mahkemenin davayı hak düşürücü süreler ve düşme kararının tazminat hakkı doğurmadığı gerekçeleriyle reddetmesi üzerine, Yüksek Mahkeme, hakkında verilen beraat kararının kesinleşme tarihinden itibaren yürürlükteki 466 sayılı Kanunda öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolmadığı ve davanın bu süre içerisinde açıldığı tespit edilerek, yerel mahkemenin süreden ret kararını bozmuştur.
