İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin, ticari satıştan kaynaklanan fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasında, bilirkişi incelemesi sonucu davalı itirazının haksız bulunarak alacağın sabit görüldüğü kararı.
Özet: Bu dava, davacı şirketin davalıya ticari satıştan kaynaklanan 35.995,17 TL tutarındaki fatura alacağı için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebiyle açılmış olup, mahkemece yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olduğu, davalının vergi dairesine yaptığı beyanlarla da sabit olduğu üzere mal tesliminin gerçekleştiği ve davacının alacaklı olduğu tespit edilmiş, davalının ise defter ibraz etmeyerek borcu ödediğini veya malı almadığını ispatlayamadığı anlaşılmıştır.

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/349 EsasKARAR NO : 2026/23DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 18/04/2025KARAR TARİHİ : 14/01/2026Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davanın yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı davacı şirketin 30.09.2022 tarih ve 35.995,17 TL bedelli olarak tanzim edilen fatura alacağının tahsili için -------- E, sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, davalı tarafın takibe haksız ve mesnetsiz itirazı ile takibin durduğunu, davalı borçlu icra takibine konu olan ve taraflar arasında tanzim edilen faturaya ilişkin borcunu her türlü ihtar ve ikaza rağmen ödemediğini, tarafların ticari defter kayıtlarının incelenmesi ile de davacının haklı alacağının tespit edilebileceğini, davanın kabulü ile kötü niyetli itirazın iptali ile takip işlemlerinin devamını, alacağın likit olması, davalının itirazının kötü niyetli olması sebebiyle alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER: Dava dilekçesi,-------- İcra Müdürlüğünün ------- Esas sayılı dosyasının Uyap çıktıları, bilirkişi raporu.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLEMESİ VE GEREKÇE:Dava, hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; Uyuşmazlığın, 30.09.2022 tarih ve 35.995,17-TL bedelli olarak tanzim edilen fatura kaynaklı alacağın tahsili için davalı aleyhine başlatılan -------- İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı dosya nedeni ile davalının davacıya borçlu olup olmadığı, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplandığı tespit edilmiştir.Tarafların delilleri toplanarak, tarafların defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapmak üzere mali müşavir bilirkişinin görevlendirildiği, bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada mübrez bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, davacı şirketin ticari defter ve belgelerinin incelenmesi, Sayın Mahkemece bilirkişiye verilen görev ile sınırlı olarak mezkûr surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde; Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev ve yetki ile, davacı -------- ŞTİ’ nin yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; 2022-2023 yıllarında fiziki ortamda tutulan Envanter defterlerinin noter onayları ile aynı yıla ilişkin elektronik ortamda tutulan GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davacı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür. Davacının Alacak Talebi, Teslim Tesellüm Yönünden: Davacı -------- ŞTİ.’ nin raporun 4.b. bölümünde incelenen kendi ticari defter kayıtlarında; davalı açık hesabında 10/01/2025 takip tarihi itibariyle 35.995,17 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, davalı ---------ŞTİ’ nin ise 31/10/2025 tarihinde Sayın Mahkeme kaleminde yapılan defter incelemesine katılmadığı, ticari defter ve belgelerini ibraz etmediğinden davalı şirketin defter ve kayıtları üzerinde inceleme ve karşılaştırma yapılamamıştır. Raporun 4.c. bölümünde her iki tarafın bağlı bulundukları vergi dairesine yapmış oldukları BA/BS bildirim formları karşılaştırmalı olarak incelendiğinde; davalı şirketin 2022 yılında davacı --------ŞTİ.’ den 2 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 73.977,50 TL tutarında BA formu ile “alım” yaptığına ilişkin bildirimde Bulunduğu, aynı şekilde davacı şirketinde davalı --------ŞTİ.’ ne 2022 yılında 2 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 73.977,50 TL tutarında BS formu ile “satış” yaptığına ilişkin bildirimde bulunduğu, her iki tarafın BA/BS bildirimlerinin birbirleri ile uyumlu olduğu, BA/BS bildirimine konu edilen faturaların davacının takip dayanağı açık hesap bakiyesini oluşturan faturadan ibaret olduğu görülmüştür. Hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere “alım” olarak kendi aleyhine vergi dairesine Beyan etmeyeceğinden işbu fatura içeriği malların davalı tarafa teslimine ilişkin karinelerin oluştuğunun söylenebileceği, bu kez ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının işbu mal/hizmeti almadığını veya fatura bedelinin tamamını ödediğini ispat etmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Tüm bu inceleme ve tespitler neticesinde; davacının -------- İcra Dairesinin --------- E, sayılı takip dosyasındaki 35.995,17 TL tutarlı asıl alacak talebine ilişkin ispat karinelerin oluştuğunun söylenebileceği, hiç şüphesiz nihai ve hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varılmıştır. FAİZ: Raporun 5.bölümünde detaylı olarak irdelendiği üzere; davacı/alacaklı takip öncesi için 24.108,13 TL tutarında faiz talebinde bulunmuştur. Tacir olan taraflar arasında düzenlenmiş sözleşme ya da haricen başkaca somut belgede ödeme vadesi bulunmadığı ve davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin tebliğ şerhine havi ihtarname ya da eş değer belge bulunmasa da takip öncesinde faiz talep etmiştir. Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacı şirketin icra takibinde talep etmiş olduğu açık hesap alacağı yönünde hüküm kurulması halinde, defter kayıtlarına işlendiği tarihler dikkate alınarak, davacının TTK 1530 kapsamında ayrıca ihtarata gerek kalmadan 30 günlük sürenin tamamlandığı tarihlerden itibaren 23.151,30 TL tutarında faiz hesaplanmıştır, Sayın Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir, işin ticari iş olması, temerrüt faizinin taraflarca önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında 3095 s.k m.2/2 kapsamında ticari faiz talep edebileceği değerlendirilmiştir. Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı şirketin müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, İCRA İNKÂR TAZMİNATI ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatlerini bildirmiştir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı davacı şirketin 30.09.2022 tarih ve 35.995,17 TL bedelli olarak tanzim edilen fatura alacağının bulunduğu iddiası ile davalı aleyhine ---------İcra Dairesi’nin-------- Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalının icra takibine, borca ve faize itiraz etmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için taraflara defterlerini ibraz etmek üzere kesin süre verildiği, davalı tarafça verilen kesin süreye rağmen ticari defterlerin ibraz edilmediği, davacının ticari defter ve kayıtları üzerinden hazırlanan bilirkişi raporunda; davacının kendi kayıtlarında davalı açık hesabında 10/01/2025 takip tarihi itibariyle 35.995,17 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, her iki tarafın bağlı bulundukları vergi dairesine yapmış oldukları BA/BS bildirim formları karşılaştırmalı olarak incelendiğinde; davalı şirketin 2022 yılında davacı ----------ŞTİ.’den 2 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 73.977,50 TL tutarında BA formu ile “alım” yaptığına ilişkin bildirimde bulunduğu, aynı şekilde davacı şirketinde davalı --------- ŞTİ.’ ne 2022 yılında 2 adet fatura karşılığı KDV HARİÇ 73.977,50 TL tutarında BS formu ile “satış” yaptığına ilişkin bildirimde bulunduğu, her iki tarafın BA/BS bildirimlerinin birbirleri ile uyumlu olduğu, BA/BS bildirimine konu edilen faturaların davacının takip dayanağı açık hesap bakiyesini oluşturan faturadan ibaret olduğu tespit edilmiştir.Davalının ticari defterlerini ibraz etmediği, davacının ticari defterlerinde alacaklı olarak göründüğü, usulüne uygun tutulan defterlerin davacı lehine delil teşkil edeceği, davalının defterleri sunmaması nedeni ile davacı defter ve kayıtlarının mahkememizce hükme esas alındığı, vergi dairesine yapılan davalı bildirimi de nazara alınarak, davacının davasında haklı olduğu kanaati ile asıl alacak talebinin kabulüne karar verilmiştir. Davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürülmemesi, TTK 1530 maddesinin eldeki uyuşmazlıkta uygulanamayacağı gerekçesi ile davacının takip öncesi işlemiş faiz talebi uygun bulunmamış, açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulü ile davalının--------- İcra Dairesinin -------- Esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın kısmen iptali ile; takibin 35.995,17 TL asıl alacak yönünden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren takipte belirtilen cins ve oran üzerinden faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı taraf icra inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın kaynağı nedeni ile likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalının --------- İcra Dairesinin --------- Esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın kısmen iptali ile; takibin 35.995,17 TL asıl alacak yönünden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren takipte belirtilen cins ve oran üzerinden faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin işlemiş faiz talebinin reddine,2-Asıl alacak olan 35.995,17 TL’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 2.458,83 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 725,90 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.732,93 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafça yatırılan 615,40 TL başvurma harcı ile 725,90 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.341,30 TL'nin davalıdan tahsili ile alınarak davacıya verilmesine,5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılananacak olan 3.600,00 TL ara buluculuk ücretinin kabul/red oranı dikkate alınarak 2.156,00 TL'sinin davalıdan, 1.444,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,6-Davacı tarafından yapılan 8.000,00 TL, bilirkişi gideri ile 255,00 TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 8.255,00 TL yargılama giderinin red/kabul oranına göre 4.943,83 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,7-Davalılar tarafınca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar yönünden hesaplanan 35.995,17 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak alınarak davacıya verilmesine, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesi halinde ilgili tarafa iadesine,Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar nedeni ile kesin olarak karar verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 14/01/2026