Yargıtay 6. Ceza Dairesi, sanık hakkında verilen hakaret suçundan adli para cezasının temyiz edilemezliğini belirtirken, tehdit suçunda dava zamanaşımı gerçekleştiğinden mahkumiyet hükmünü bozarak kamu davasının düşmesine karar vermiştir.
Özet: Yargıtay, asliye ceza mahkemesinin sanık hakkında verdiği tehdit ve hakaret suçlarından mahkûmiyet kararlarını incelemiş; hakaret suçundan verilen 3000 TL adli para cezasının kanun gereği temyiz edilemez olması nedeniyle bu konudaki temyiz istemini reddetmiş, tehdit suçu yönünden ise sanığın sorgusundan karar tarihine kadar 8 yıllık dava zamanaşımının dolduğunu ve yerel mahkemenin bu durumu gözetmeyerek mahkûmiyet hükmü kurmasını bozma nedeni sayarak, yeniden yargılama gerekmeyen bu durumda, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar vermiştir.
6. Ceza Dairesi         2025/3079 E.  ,  2025/9895 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2024/107 E., 2024/77 K.
SUÇLAR: Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, düşme
I- Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/2-1 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmış, 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımını kesen son işlem olan, sanığın sorgusunun yapıldığı 02.06.2015 tarihinden, karar tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiği görülmekle bu hususta kanun yararına bozma yoluna gidilebileceği mümkün görülmekle yapılan incelemede;
14.04.2011 tarihinden yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3000 TL'ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkûmiyet hükümleri kesin olup, sanık hakkında tayin edilen 3000 TL adli para cezasına ilişkin hükmün, cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereğince katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istemlerinin Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde;
Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-1 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmış, 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımını kesen son işlem olan, sanığın sorgusunun yapıldığı 02.06.2015 tarihinden, karar tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.